AKİT MENÜ

Dünya

Barrot’tan kalleş saldırıya diplomatik rest! Fransa, ABD-İsrail zorbalığını BMGK’ya taşıdı

Ortadoğu’da emperyalist zorbalığın kural tanımazlığına karşı Avrupa’nın göbeğinden, Paris’ten yükselen bu "itiraf", sahadaki vahşetin uluslararası hukuku nasıl paspas ettiğini bir kez daha belgeledi. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik alçak saldırısını "meşruiyetten uzak" ve "tek taraflı bir dayatma" olarak niteleyerek, sessiz kalan Batı korosunda çatlak ses çıkaran ilk isim oldu.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) çatısı altında görüşülmeden "tek taraflı" kararlaştırılmasını sert bir dille eleştirdi. Güç kullanımının ancak kolektif mekanizmalarla meşruiyet kazanabileceğini vurgulayan Barrot, uluslararası kurumların devre dışı bırakılmasının bölgeyi belirsiz bir kaos sarmalına sürüklediğini ifade etti.

Barrot, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) daimi üyelerin veto yetkisinin, Konseyin hareket kabiliyetini kısıtladığını kabul etmekle birlikte ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarına ilişkin “Buna rağmen İsrail ve ABD tarafından tek taraflı olarak kararlaştırılan müdahalenin, bunun için öngörülen kolektif

Bakan Barrot, basın mensuplarına, Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, İran rejiminin on yıllardır nükleer programını düzenleyen ve silahlı gruplara destek vermesini yasaklayan BMGK kararlarını hiçe saydığını belirterek, “bu durumun, kalıcı barış ve istikrarın temellerini oluşturabilecek tek çerçeve olan uluslararası kurumlar bünyesinde çözülememiş olmasının son derece üzücü olduğunu” söyledi.

"BMGK'YA DANIŞMADAN HAREKET EDİLEMEZ"

BMGK’de bazı daimi üyelerce kullanılan veto yetkisinin “hukukun uygulanması için güç kullanımının gerekli olduğu durumlar dahil kolektif eylemi felç ettiğini” hatırlatan Barrot, “Buna rağmen İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından tek taraflı olarak kararlaştırılan müdahalenin, bunun için öngörülen kolektif platformlarda görüşülmesi gerekirdi. Böylece herkes sorumluluğunu üstlenebilirdi güç kullanımının gerekli meşruiyeti kazanabilmesi ancak Güvenlik Konseyi’nde ele alınmasıyla mümkündür.” ifadelerini kullandı.

İran’ın “saldırılarını durdurması ve önemli tavizler vermesi gerektiğini” vurgulayan Barrot, “açık bir hedef olmadan askeri operasyonların süresiz olarak uzatılmasının bölgeyi uzun süreli istikrarsızlığa sürükleyebileceği” uyarısında bulunarak, askeri gerilimin derhal sonlandırılması çağrısı yaptı.

Barrot, İran’ın misillemelerinin hedefi olan Körfez ülkeleri için Fransa’nın “seçmedikleri bir savaşa sürüklenen, füzeler ve insansız hava araçları ile kasıtlı olarak hedef alınan dost ülkelerle tam destek ve dayanışma içinde olduğunu” söyledi.

Fransa’nın bu ülkelerin savunmasına katılmaya “hazır” olduğunu dile getiren Barrot, Körfez ülkelerinde yaklaşık 400 bin Fransız vatandaşının bulunduğunu kaydetti.

Barrot, en büyük önceliklerinin bölgedeki Fransız vatandaşlarının korunması olduğunu yineledi. Saldırılarda şu ana kadar Fransız kaybı yaşanmadığı bilgisini veren Barrot, Lübnan’daki gelişmeleri de değerlendirdi.

Fransa’nın Lübnan’ın egemenliğine ve istikrarına bağlılığını vurgulayan Barrot, Hizbullah'ın operasyonlarına derhal son vermesini ve Lübnan’ın bölgeden bir çatışmadan korunmasını istedi.

Barrot, Paris’te gelecek ay uluslararası Lübnan silahlı kuvvetlerine destek konferansı düzenleneceğini hatırlattı.

Yorumlara Git

ABD Genelkurmay Başkanı'ndan itiraf! Kayıp sayımız artacak

Tarihi anlaşma: Hindistan ve Kanada 2,6 milyar dolarlık uranyum için el sıkıştı

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’ndan çok konuşulacak İran açıklaması

Ankara-Amman hattında kritik zirve! Bakan Fidan ve Safadi ateş çemberini görüştü

İran'dan ABD'ye misilleme! Bakmayın sıradan bir tanker gibi göründüğüne