Dünya
Sarı saçlı, mavi gözlü olmadıkları için katledildiler!
Ukrayna-Rusya savaşı esnasında, “Sarı saçlı ve mavi gözlü çocuklar ölüyor” diye ortalığı ayağa kaldıran vahşi Batı, sıra İran’a gelince başını kuma gömdü.
BUĞRA KARDAN / SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Ukrayna-Rusya Savaşı esnasında “Sarı saçlı ve mavi gözlü çocuklar ölüyor” diye ortalığı ayağa kaldıran vahşi Batı, sıra İran’a gelince başını kuma gömdü. Siyonist İsrail ve emperyalist Amerika’nın Minhab’da bulunan Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na düzenlediği saldırıda ölen 168 çocuğun beyaz kefenlere sarılı cansız bedenleri dün gözyaşlaryla toprağa verilirken, başta Batılı ülkeler olmak üzere dünyanın suskunluğa bürünmesi dikkat çekti. Sözde “çevrecilik” maskesiyle taşa toprağa üzülen, “Balinalar ölüyor” yaygarasıyla hayvan haklarından dem vuran küresel şer odaklarının, sıra İsrail ve Amerikan füzeleriyla can veren siyah saçlı ve kara gözlü çocuklar karşısında sessizliğe bürünmesi tepki çekti. Birleşmiş Milletler’in, Avrupa medyasının tıpkı Gazze gibi İran’da da katledilen minikler için tek bir açıklama yapmaması ikircikli bir tavır olarak yorumlanırken, kamuoyundan “Elleriniz, vicdanlarınız kurusun” eleştirileri yükseldi.
BATILILAR İKİYÜZLÜ İSTİSMARCI
Akit’e konuşan Filistinli araştırmacı-yazar Moin Naim, şunları söyledi:
“Vahşi Batılılar, çocukları kendi çıkarları için kullanır da öldürür de. Ukrayna’da sarı saçlı ve mavi gözlü çocuklara duyarlıymış gibi görünen Batılılar, Epstein’in adasında miniklere neler yapmadılar? O adayla ilgili kan donduran haberleri duyuyoruz. Tacizleri, tecavüzleri okuyoruz. Avrupalılar, çocukları kendi menfaatleri için kullanmaktan geri durmuyorlr. Çocuk haklarını bahane ederek bir ülkeyi ya da medeniyeti ya da dini hedef almaktan çekinmiyorlar. Bunlar, kendi kabahatlerini ve günahlarını da saklıyorlar. Gazze’de, Lübnan’da öldürülen binlerce çocuğun bunlar için önemi yok. Batlılar, çocuk ölümlerini görmezden geldikleri gibi utanmadan ‘İsrail’in kendini savunma hakkı var’ diyorlar. Gazze’de, Lübnan’da katledilenler unutulmamışken bir de İran’da kız çocuk okulunun vurulduğuna tanık olduk. Dün Batı medyasında çıkan bir yazar İsrail’in demediğini dedi. Kız çocuk okulunun Devrim Muhafızları karargâhının yanında olduğunu iddia etti. Bir nevi katliamı savundu. Ne yazık ki Batılılar, ikiyüzlüler ve istismara doymazlar. Hayvan, kadın, çocuk haklarında samimiyetsizler. Kendi menfaatleri için her ahlâksızlığı yaparlar.”
NE HAK NE HUKUK NE AHLÂK
Araştırmacı-yazar Abdulkadir Şen de şunları dile getirdi: “Amerika ve İsrail’in İran’da yaptıkları saldırılar, hücumlar, her türlü insan haklarını ihlal eder bir nitelik taşıyor. Bu saldırılar, hücumlarla hukuk ilkeleri ve ahlâk kuralları ayaklar altına alınıyor. Batılılar; maalesef uluslararası yayın organları, yapay zekâ araçları, yazılı ve görsel medya kurumları ve sosyal medya imkânlarıyla hakikati tersyüz ediyorlar. Gerçeğin kendilerine tekabül eden kısmını ısrarla gizliyorlar. Sivillere yönelik katliamları saklıyorlar. Ukrayna’da sarı saçlı ve mavi gözlü çocuklar öldüğünde yaygarayı koparıyorlar ancak sıra Filistinli yahut İranlı miniklere gelince ses etmiyorlar. Bu, ikircikli bir tavırdır. Bu, Batılıların çocuk hakları hususunda samimi olmadıklarının resmidir. Öte yandan İran’a açılan savaş, esasında tüm İslâm dünyasına yöneliktir. Burada İran rejiminin geçtiğimiz yıllarda İslâm dünyasında neden olduğu katliamlar ve iç karışıklıklar mahfuz kalmakla şu anda biz İsrail’e karşı Tahran yönetimini desteklemeliyiz. Çünkü İran’a saldırı başarılı olursa bunun Türkiye’ye ve bölgeye olumsuz etkileri de olacak. Aynı zamanda ve biz aynı zamanda İran’da rejim ile sivil halkı ayırabilmemiz gerekiyor. Bu bağlamda maalesef sivillere hiçbir ahlaki kaide gözetilmeden saldırıların yapıldığı bir savaşa tanıklık etmekteyiz.
İsrail ve Amerika’nın bombardımanları sonucu vefat eden kız çocukları görüntülerinden sonra normalde Birleşmiş Milletler’in, UNICEF’in, diğer kurumların bu olayı kınaması gerekirdi. Arap aleminden ülkelerin de öyle. Ama maalesef anılan ülkelerin de İsrail’in ve Amerika’nın tehditleri, korkuları, çıkarları nedeniyle bu tarz bir girişimde bulunmuyorlar. Maalesef biz bu görüntülere Irak’ta da, Afganistan’da da denk geldik, gördük. Bugün biz bunu İran’da görüyoruz. Yani İslâm milletinin kanı maalesef ucuzlamış vaziyette. Bu da aramızdaki ihtilaflardan kaynaklanıyor.”