Gündem
Türkiye üzerinden kahpe provokasyon! Nato’nun 5. Madde tuzağı: PKK’ya silah verenler Türkiye sevdalısı mı oldu?
ABD ve Siyonist İsraillin bölgeyi kan gölüne çeviren saldırıları sürerken, NATO’dan skandal bir açıklama geldi. Genel Sekreter Mark Rutte, ittifakın saldırılara doğrudan katılmadığını iddia etse de, üye ülkelerin Trump’ın "yıkım" operasyonuna her türlü kolaylığı sağladığını itiraf etti. Batılı liderlerin kağıt üzerindeki eleştirilerine rağmen, NATO’nun perde arkasında saldırganların sırtını sıvazladığı bir kez daha tescillendi.
"Operasyonun içinde değiliz" yalanı ve kirli suç ortaklığı
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD merkezli Newsmax kanalına verdiği demeçte, ittifakın resmi olarak sahada olmadığını söylerken, üye devletlerin operasyona sunduğu "geniş desteği" gizleyemedi. Trump’ın İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer ve füze kapasitesini hedef alan hukuksuz kampanyasına sahip çıkan Rutte, müttefiklerin bu yıkımı "mümkün kıldığını" ifade ederek suç ortaklığını beyan etti.
Türkiye üzerinden kirli provokasyon: 5. Madde tehdidi!
Rutte, açıklamasında Türkiye’ye yönelik bir füze engellendiği iddiasını gündeme getirerek, bölgedeki fitne ateşini körüklemeye çalıştı.
Türkiye’nin ve bölgedeki ABD çıkarlarının korunması adı altında yürütülen algı operasyonuna değinen Rutte, NATO’nun 5. maddesi (ortak savunma) hakkında da muğlak ifadeler kullanarak gözdağı vermeye yeltendi.
Rutte: "5. maddenin ne zaman devreye gireceği konusunda bilinçli olarak sessiz kalıyoruz. Düşmanlarımızın bunu bilmesini istemiyoruz."
Bölge ülkelerine "Bodyguardlık" soyunması
Kendi sınırlarını bile korumaktan aciz olan NATO’nun, Körfez ülkeleriyle dayanışma içinde olduklarını iddia etmesi komik karşılandı. Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn gibi ülkelere yönelik "dayanışma" mesajları veren Rutte, bölgedeki Müslüman halkları birbirine düşürmek isteyen Batılı aklın temsilciliğini yaptı. "NATO topraklarının her karışını koruyacağız" diyen Rutte, aslında emperyalizmin bölgedeki çıkarlarını koruma telaşına düştüğünü bir kez daha kanıtlamış oldu.
NATO’nun 5. maddesi neyi ifade ediyor?
1949 yılında kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), üye ülkelerin güvenliğini ortak bir savunma sistemiyle korumayı amaçlıyor. Bu yapının merkezinde yer alan 5. maddeye göre Avrupa veya Kuzey Amerika’daki bir NATO ülkesine yöneltilen silahlı saldırı, ittifaktaki tüm devletlere yapılmış sayılıyor. Böyle bir durumda müttefik ülkeler, Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51. maddesinde yer alan meşru müdafaa hakkını kullanarak saldırıya uğrayan ülkeye destek vermeyi taahhüt ediyor.
Hangi şartlarda devreye girer?
5. maddenin uygulanabilmesi için NATO üyesi bir ülkenin topraklarına, askeri unsurlarına, gemilerine veya uçaklarına yönelik doğrudan bir silahlı saldırı gerçekleşmesi gerekiyor. Antlaşmanın 6. maddesi ise bu saldırının hangi bölgeleri kapsadığını belirliyor. Buna göre Avrupa ve Kuzey Amerika’daki NATO toprakları, Türkiye’nin tamamı ve Yengeç Dönencesi’nin kuzeyindeki adalar bu kapsamda değerlendiriliyor. Günümüzde büyük çaplı fiziksel zarara yol açan siber saldırılar da belirli koşullarda bu çerçevede ele alınabiliyor.
Kararı kim veriyor?
Bir saldırı gerçekleştiğinde ilgili NATO ülkesi müttefiklerini bilgilendiriyor. Ardından ittifakın en üst karar organı olan Kuzey Atlantik Konseyi toplanarak olayın 5. madde kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine karar veriyor. Eğer bu karar alınırsa, her NATO ülkesi kendi anayasal süreçlerine uygun şekilde askeri güç kullanımı dahil olmak üzere gerekli gördüğü yardımı sağlayabiliyor.