AKİT MENÜ

Gündem

Savaşın ekonomik faturası ağır olacak

Siyonist terör devleti İsrail ve ABD'nin İran'a başlattıkları hukuksuz savaş, kısa sürede başta körfez ülkeleri olmak üzere tüm bölgeye yayılırken, savaşın ekonomik faturasının dünyaya maliyetinin milyarlarca doları bulacağı belirtiliyor.

Haber Merkezi

Siyonist terör devleti İsrail ve ABD’nin beş gün önce İran’a başlattıkları kanunsuz savaş, kısa sürede başta körfez ülkeleri olmak üzere tüm bölgeye yayılırken, savaşın ekonomik faturasının dünyaya maliyetine yönelik projeksiyonlar öne çıkmaya başladı. İran’ın önceki gün Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurmasının ardından, bölgeden petrol ve gaz akışının kesilmesinin dünya ekonomisine vereceği zarar gündeme geldi. Dünya petrol arzının yüzde 20’sini oluşturan günlük 20 milyon varil petrol sevkıyatının gerçekleştiği Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına ilişkin çeşitli senaryoları içeren bir projeksiyon hazırladıklarını belirten Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, İran’ın açıklamasına rağmen henüz Hürmüz Boğazı’nda tam kapanma yaşanmadığını belirterek, tam kapanma senaryosunun bölgede bir deniz çatışması ve sonrasında gemi batıklarıyla boğazın kapanması, ya da mayın döşenmesiyle yaşanacağını söyledi.

“HÜRMÜZ 2 AY KAPALI KALIRSA PETROL 140 DOLARI TEST EDER”

 

Akit’e konuşan Akyener, “Böyle bir senaryoda boğaz ortalama 2 ay kapalı kalır. Bu durumda sistem kilitlenir. Bunun etkisi çok büyük olur. Bu dönemde petrol fiyatında 50-70 dolarlık artış meydana gelir. Yani petrolün varil fiyatı 125 ila 140 dolar arasını test edebilir. Hürmüz’de tam kapanma en fazla Çin’i rahatsız eder. Bu noktada ABD Çin’e karşı istediğini alır. Bu savaşla birlikte gemi navlun fiyatları da anormal derecede arttı. Basra’dan Çin’e giden bir tankerin günlük kirası 120 bin dolardan 423 bin dolara çıktı. Tankerler savaştan önce varil başına 1 buçuk-2 dolara petrol taşırken şimdi 5 dolara taşıyor aynı petrolü. Hiç ilgisi olmamasına rağmen Atlantik’teki navlun bedelleri bile yüzde 50 arttı. Boğazın kapanması, küresel ekonomiyi, talebi, enflasyonu etkileyecek. Genel anlamda petrol fiyatları 10 dolar artarsa enflasyonu yüzde 1 arttırır. Bu da her ülkenin ekonomisindeki enflasyon artışıyla birlikte milyarlarca dolarlık bir maliyet anlamına gelir. AB, Çin, ABD gibi büyük ekonomiler için uzun bir kapanma yüzlerce milyar dolarlık kayba neden olur” dedi.

“TÜRKİYE İÇİN RİSK ARZ KONUSUNDA DEĞİL FİYAT ANLAMINDA”

 

TESPAM Strateji Başkan Yardımcısı Furkan Güven de, “İran’da süren çatışma, küresel enerji piyasalarında ciddi bir şok yaptı; ham petrol fiyatları kısa sürede yaklaşık %15 yükseldi ve uzun süreli çatışma senaryosunda varil fiyatının 100 doların üzerine çıkması bekleniyor. Tabii burada birçok senaryoya dikkat etmek lazım. TESPAM olarak bu senaryoların hepsini çalıştık. Dünya deniz ticaretinin beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanma riski, küresel tedarik zincirlerini tehdit eden en kritik unsur olarak öne çıkıyor. Artan enerji maliyetleri üretimden lojistiğe kadar her sektöre yansıdığından, başta Avrupa olmak üzere gelişmiş ekonomilerde enflasyonun en az 0,6-0,7 puan daha yükselmesi ve büyümenin yavaşlaması öngörülüyor. Bu tablo, dünyanın hem yüksek enflasyon hem de durgunlukla aynı anda boğuşacağı ‘stagflasyon’ senaryosunu giderek daha olası kılıyor. Türkiye’de de enflasyonun en az 0,5 puan artışı bekleniyor. Lakin arz konusunda değil, Türkiye için risk sadece fiyat anlamında görülüyor” değerlendirmesini yaptı.

Yorumlara Git

TMSF resmen açıkladı! İBB soruşturmasındaki villa için flaş karar!

CHP'li başkan bıçaklandı!

ABD’de kilise skandalı: Yüzlerce çocuk istismarın kurbanı

MSB’den flaş açıklamalar

Körfez'de gerilim tırmanıyor: İran ABD tankerini vurdu