Gündem
Savaşın ekonomik faturası ağır olacak
Siyonist terör devleti İsrail ve ABD'nin İran'a başlattıkları hukuksuz savaş, kısa sürede başta körfez ülkeleri olmak üzere tüm bölgeye yayılırken, savaşın ekonomik faturasının dünyaya maliyetinin milyarlarca doları bulacağı belirtiliyor.
“HÜRMÜZ 2 AY KAPALI KALIRSA PETROL 140 DOLARI TEST EDER”
Akit’e konuşan Akyener, “Böyle bir senaryoda boğaz ortalama 2 ay kapalı kalır. Bu durumda sistem kilitlenir. Bunun etkisi çok büyük olur. Bu dönemde petrol fiyatında 50-70 dolarlık artış meydana gelir. Yani petrolün varil fiyatı 125 ila 140 dolar arasını test edebilir. Hürmüz’de tam kapanma en fazla Çin’i rahatsız eder. Bu noktada ABD Çin’e karşı istediğini alır. Bu savaşla birlikte gemi navlun fiyatları da anormal derecede arttı. Basra’dan Çin’e giden bir tankerin günlük kirası 120 bin dolardan 423 bin dolara çıktı. Tankerler savaştan önce varil başına 1 buçuk-2 dolara petrol taşırken şimdi 5 dolara taşıyor aynı petrolü. Hiç ilgisi olmamasına rağmen Atlantik’teki navlun bedelleri bile yüzde 50 arttı. Boğazın kapanması, küresel ekonomiyi, talebi, enflasyonu etkileyecek. Genel anlamda petrol fiyatları 10 dolar artarsa enflasyonu yüzde 1 arttırır. Bu da her ülkenin ekonomisindeki enflasyon artışıyla birlikte milyarlarca dolarlık bir maliyet anlamına gelir. AB, Çin, ABD gibi büyük ekonomiler için uzun bir kapanma yüzlerce milyar dolarlık kayba neden olur” dedi.
“TÜRKİYE İÇİN RİSK ARZ KONUSUNDA DEĞİL FİYAT ANLAMINDA”
TESPAM Strateji Başkan Yardımcısı Furkan Güven de, “İran’da süren çatışma, küresel enerji piyasalarında ciddi bir şok yaptı; ham petrol fiyatları kısa sürede yaklaşık %15 yükseldi ve uzun süreli çatışma senaryosunda varil fiyatının 100 doların üzerine çıkması bekleniyor. Tabii burada birçok senaryoya dikkat etmek lazım. TESPAM olarak bu senaryoların hepsini çalıştık. Dünya deniz ticaretinin beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanma riski, küresel tedarik zincirlerini tehdit eden en kritik unsur olarak öne çıkıyor. Artan enerji maliyetleri üretimden lojistiğe kadar her sektöre yansıdığından, başta Avrupa olmak üzere gelişmiş ekonomilerde enflasyonun en az 0,6-0,7 puan daha yükselmesi ve büyümenin yavaşlaması öngörülüyor. Bu tablo, dünyanın hem yüksek enflasyon hem de durgunlukla aynı anda boğuşacağı ‘stagflasyon’ senaryosunu giderek daha olası kılıyor. Türkiye’de de enflasyonun en az 0,5 puan artışı bekleniyor. Lakin arz konusunda değil, Türkiye için risk sadece fiyat anlamında görülüyor” değerlendirmesini yaptı.