Gündem
Almanya'dan cinayet için gelmiş: Ablasını öldürdü, eniştesini ağır yaraladı!
İzmir'de arsa anlaşmazlığı nedeniyle Almanya'dan gelerek ablasını öldürüp eniştesini ağır yaralayan cinayet zanlısı, polis ekiplerine teslim oldu. Olaydan sağ kurtulan adam ve kızı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde katil zanlısının en ağır cezayı alması için adalet çağrısında bulundu.
Olay, 7 Şubat sabahı saat 06.00 sıralarında meydana geldi. Almanya'dan Türkiye'ye gelen A.Ç., arsa anlaşmazlığı yaşadığı ablası ve eniştesinin evine gitti. Kapıya çıkan Mesut Tarhan (47) omuz bölgesinden başlayarak 9 yerinden bıçaklanırken, yardıma koşan eşi Adile Tarhan (53) da kardeşi tarafından 18 yerinden defalarca bıçaklandı. Olayın ardından kaçan zanlı daha sonra polise teslim olurken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Adile Tarhan 2 gün sonra hayatını kaybetti. Yoğun bakımdaki tedavisinin ardından taburcu olan Mesut Tarhan, 26 yıllık eşinin öldüğünü günler sonra öğrendi.
Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Mesut Tarhan, "O gün gece geç yatmıştık. Saatin tam kaç olduğunu hatırlamıyorum ama yaklaşık 12.30 civarıydı. Eşim beni uyandırdı ve yan taraftan bir ses geldiğini söyledi. Ben tam o sırada kapının kapanma sesini duydum. Bunun üzerine birlikte kalkıp dışarı çıktık. Oturduğumuz ev müstakil olduğu için bahçeye çıktık. Kapının önünden yaklaşık 4-5 metre ilerledikten sonra bir anda omzuma bir bıçak saplandığını hissettim. O anda sırt üstü yere düştüm. Eşim sağ tarafımdaydı, biraz da gerimde kalıyordu. O sırada saldırgan eşime yöneldi ve ona da üst üste bıçak darbeleri indirdi. O sırada saldırganı gördüm; Aslan Çoban'dı. Kendimi toparlayıp ayağa kalktım, ensesinden tutup yere attım ve elindeki bıçağı almaya çalıştım. Bıçağı almaya çalışırken sağ kolum kesildi. Sağ elim tamamen kesildi. İki parmağım neredeyse kopmuştu, sadece deri parçası tutuyordu. Üç parmağım kesilmişti. Sonrasını hatırlamıyorum. 5-6 gün entübe kalmışım, 13-14 gün boyunca da yoğun bakımda ve serviste tedavi gördüm. Kendime geldiğimde eşimin vefat ettiğini bilmiyordum" ifadelerini kullandı.
ORTAK EVE ÇÖKMEK İSTEDİ
Olayın geçmişine değinen Mesut Tarhan, "Bu olayın arkasında aslında iki yılı aşkın süredir devam eden bir mesele vardı. Biz zaten konuşmuyorduk. Eşim açıkça annesine de söylemişti; 'Huzurumuzu kaçırıyorsunuz, uzak durun' demişti. Oturduğumuz evi eşimle birlikte almıştık ancak ev onların üzerineydi ve vermiyordu. Bana 'bugün yarın vereceğim' diyordu ama eşime de vermeyeceğini söylemiş. Eşim ayrıca ona para da vermişti, onu da vermeyeceğini söylemiş. Evet, ortak alınan evi sahiplenmek ve üzerine çökmek istedi. Kendisi o evde oturmuyordu. Yaklaşık iki buçuk yıl önce Almanya'ya kaçmıştı, çocuklarıyla birlikte gitmişti. Benimle bir sorunu yoktu ama meğer eşimle arasında ciddi sorunlar varmış. Eşim evi istiyormuş, o ise vermiyormuş. Almanya'da da sorunlar yaşamış. Psikolojisinin iyi olmadığı söylenmiş. Ocak ayının 15'i ya da 16'sında eşimi aramış. Eşim bana söyledi ama telefonu açmamış. Daha sonra eşim tekrar konuştuğunda ona 'Ayın birinde geleceğim, orada seni görmeyeyim, öldüreceğim' dediğini söyledi. Ben de kendisine mesaj yazdım. 'Bir sıkıntı mı var? Varsa konuşalım' dedim. Bana 'Seninle bir sıkıntım yok, gelince konuşuruz' diye cevap verdi. Urfa'da bir evleri var ve o ev yüzünden beş kardeşin hiçbiri birbiriyle konuşmuyor. Ben 2000 yılında evlendim. Yani 26 yıllık eşimi kaybettim. Onu öz kardeşi öldürdü" dedi.
Çiftin kızları Sevgi Tarhan (21), ise Annesini kaybettiği için büyük üzüntü duyduğunu belirterek, "Olay 7 Şubat'ta oldu. Annem 9 Şubat sabahı saat 05.30'da hayatını kaybetti. Dayımın suçunun en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Annemi elimizden aldı. Almanya'dan Türkiye'ye cinayet işlemek için gelmiş. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve ben annemi katleden kişinin en ağır cezayı almasını istiyorum" ifadelerini kullandı.