Aktüel
'Laikçiler ve Kürtçüler!'
Abdurrahman Dilipak, Haber Vakti'ndeki yazısında Netanyahu ve Trump cephesinin Mescid-i Aksa üzerinden "Meşiah"ın zuhuruna hazırlandığını, ABD'nin ise Kürt gruplar aracılığıyla İran'a yönelik bir kara operasyonunu nasıl palnladığını anlattı.
Abdurrahman Dilipak, Haber Vakti'ndeki yazısında Netanyahu ve Trump cephesinin Mescid-i Aksa üzerinden "Meşiah"ın zuhuruna hazırlandığını, ABD'nin ise Kürt gruplar aracılığıyla İran'a yönelik bir kara operasyonunu nasıl palnladığını anlattı.
Abdurrahman Dilipak Haber Vakti'nde yazdı: Eli kulağında, bugünlerde bir Mehdi, Mesih, Mehdiyet ve Deccaliyet hadisesi, bazi kişilerin ortaya çıkartılması ile kanlı çatışmalar kapı aralanabilir. Meşiah’ın zuhuru için Netenyahu/Trumpgiller, Mescid-i Aksaya yönelik hazırlıklar yaptıkları haberleri geliyor.
ABD İran’da Kürtler üzerinden İran’a kara operasyonuna hazırlanıyor bu arada. Kürt olmak başka bir şey Kürtçü olmak başka bir şey. Laik olmakla Laikçi olmak aynı şey değil, tıpkı akıllı olmak ya da akılcı olmak gibi.
Bir yandan Angilikan kilisesi, Evengelikler, Vatikan çöktü. Öte yandan “Laik” sanılan ülkeleri himaye ettiği “kutsal ideoloji Siznizm” de çöktü, sadece derebeyleri ve Vatikan arasında, sömürü mirasını paylaşamadıkları için derebeyleri kendi aralarında ve derebeyleri ile Kilise arasında 100 yıl savaşlarını bitirmek için Westfelya barış anlaşması Ulus devletler ve uluslararası düzen için bir başlangıç kabul ediliyor.
Ulus devlet ve uluslararası düzenin taraflarının kendi işlerinde kavgayı sonlandırmak ve derebeylerin de kilise ile çatışasını durdurmak için bu anlaşma yapıldı. Taraflardan biri egemen devlet kimliğine bürünmüş bir Kilise devleti. Yani Vatikan!
Batı tarihinin önemli bir bölümü ya kendi aralarında din savaşı verdiler ya da Haçlı seferleri ile Müslümanlarla savaştılar... Gel de bunu bizim Moiz Kohen talebesi Kamalist Laikçilere anlat! Dinlemek istemiyorlar ki anlasınlar.
Ya hu kardeşim dünya bir din savaşının içine düştü. O sizin laik sandığınız Pedefolik, Satanist Siyonistler var ya onlar Siyonist (LA / Hayır-Lanetullahi aleyh) gösterip Moloch’a (LA) tapıyorlar. Tapınakları var, çocuk kurban ediyorlar. Aslında Şeytan’a (LA) tapıyorlar. Bu da Şeytan’ın (LA) dini!
Bush Ortadoğu’ya asker gönderirken, bölgeye giden askerleri yeni Haçlı Seferlerinin kahramanları olarak selamlıyordu. ABD’de Evengelik’ler “Tanrıyı kıyamete zorluyor”. Kimi “tarihin sonu”nu getirecek bir “medeniyetler arası çatışma”nın fitilini ateşlemek için bölgede. Birileri Mescid-i Aksa’yı yıkıp yerine “Süleyman Mabedi”ni yeniden inşa etmekten söz ediyor, İsrail’den ruhban ya da seküler biri illa bir şekilde bölgenin Tanrı tarafından kendilerine vadedildiğini söyleyerek “Arz-ı Mevud”dan söz ediyor.
Bizim Laikçiler, bu olanları anlayamaz, bu işlere bir anlam da veremez. Çünkü din, dindar, dinle ilgili her şeyden nefret ediyorlar, korkuyorlar. Onlar her şeyi bildiklerini sanıyorlar ama, ne Arz-Mev’udu bilirler, ne Yecüc-Mecüc’ü, Gog ve Magog’u, ne Melheme-i Kübra’yı bilirler ne de Armagedon’u, ne dabbetül arzı bilirler ne de Deccali. Bilmediklerini de bilmezler. Bilmek de istemezler. Onlar için batı aydınlanmanın kaynağı idi. Şimdi nasıl okuyorlar bu olanları acaba? Mescid-i Aksa nedir, Süleyman Mabedi nedir onu da bilmezler. Bir tek “Atatürk” vardır onlar için, ona iman ediyorlar.
Bizim Müslümanların hali pür melalleri ortada. Nasıl F. Gülen’in peşine takılıp Amerikano İslam’ın bir parçası oldular. Tek Kalkancı tarikatı, Adnan Oktar Cemaatı meselesi değil, birçok dini yapı, ılımlısı radikali ile ciddi bir savruluş yaşadı. Solcusu, Milliyetçisi, Liberali de farketmiyor. Dindar bir halk olan Kürtlerin PKK peşinden koşarken geldikleri yer ortada. ABD, İsrail, AB, NATO, Vatikan ve İngiltere Altıgeni içine sıkışmış bir Kürtçülük söz konusu. Solcu gözüktüklerine bakmayın, örgütleri ABD ve İsrail’e, Vatikan’a hizmet ediyor. Parayı onlar veriyor, düdüğü de onlar çalıyor. Bizim sağcılar da solcular da aynı kaynaktan besleniyorlar. Bizim çocuklarımızın, kanları ve gözyaşları, çalınan alın terleri birilerinin servet ve iktidarının harcını oluşturuyordu. Zaten soğuk savaş aynı ülkenin çocukların kanları, gözyaşları, çalınan alın terleri üzerinden verilmedi mi? Dünün sağcı, solcu, liberal, Alevi-Sünni fark etmiyor, hepsi aynı kaynaktan besleniyor. Bakın F. Gülen cemaatini kim örgütledi ise BÇG’yi de onlar örgütledi.
Bakın sadece Kürtler değil, Türkler de Allah’ın ipini bırakalı çok oldu. Hangi İslam ülkesi yöneticisi İsraile karşı Hz. Ömer’in Kudüs beyannamesinden söz edebildi. Siyonist Epsteincilerin çatı örgüttü Chabat hala İslam ülkelerinin çoğunda aktif ve onların merkezleri de İstanbul’da. “Petrolümüz yok, nükleer bombamız yok. Ama bu, emperyalist İsrail’e karşı durmayacağımız anlamına gelmez” diyen, Amerikan askeri uçak ve gemilerinin ülkesinin hava sahasını ve limanlarını kullanmasına izin vermeyeceğini açıklayan hangi “İslam”(!) ülkesidir dersiniz? İspanya Başbakanı Pedro Sanchez den söz ediyorum, yoksa siz Haydar Aliyev diyeceğimi zannettiniz(!?) Evet “siyaset” bazen silahtan çok duruş meselesidir.
İslam’da kavmiyetçilik yok. Kürtçülük de yok Türkçülük de. Kavim var, kavmiyetçilik yok. Allah (cc) bizi bilişelim, yardımlaşalım diye kabileler / kavimler halinde yarattı. Biz doğduğumuz ana-babayı, toprağı, zamanı, derimizin rengini, cinsiyetimizi kendimiz seçmedik. Bundan dolayı da üstün ya da geri sayılamayız. Bakın bu anlayışta Feminizm de ırkçılıktır. Artık bizim yeşil Feministlerimiz de var. Yeşil Kemalistlerimiz de olduktan sonra olmayan bir İslam çeşidi olmaz. İşte sorarlar adama o zaman “Hangi İslam” diye. “Ben Müslümanım elhamdülillah, ben Müslümanlardanım”. Bana niye mezhebimi, tarikatını sorarsınız ki, onu ben seçtim. Onu seçen de insan, o yorumu yapan da sonuçta bir insan. Benim seçmediğim mezhebi ve tarikatı seçmeyen de benim kardeşim. Benimle bir meselen varsa, kendi liderine, partine, mezhebine, tarikatine değil, eğer sen dinini Allaha has kılanlardansan, beni Allah’a (cc), resulüne (sav), kitabına, camiye çağır, kendi camine değil, “Allah’ın evi” olan camiye. Kardeşim, biz, sağcı-solcu, muhafazakâr, reformist filan da değiliz. İki günü birbirine eş olan aldanmıştır diyen bir peygamberin ümmetiyiz. Koruduğumuz değerler vardır olacaktır, geliştirdiklerimiz vardır, değiştirdiklerimiz vardır, olacaktır. Bu hep böyle olacak. Önemli olan istikametimizdir. Topyekûn reform yok. Korunması gereken korunacak, değişmesi gereken değişecek, geliştirilmesi gereken geliştirilecek.
Bakın her ırka/kavme mensup insanlar için her türlü insan vardır. Allah (cc) servet ve iktidarı halklar ve ülkeler arasında evirip çevirdiği, onların malları, canları ve sevdikleri ile kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan ettiğinde bazan bütün dengeler altüst olabiliyor. 40 gün önce bir mucizenin içinden geçip gelenler, 40 gün sonra lanetleniyor ve bu lanet 40 yıl sürebiliyor... Sonra düzeliyor, yine bozuluyor. Binlerce yıl hep peygamber ve krallar savaştılar. Her kavimden aziz insanlar da oldu, Allah’ın gazabına uğrayanlarda, Kendilerini Allaha nispet edenler, Yahudilerin zihniyet ikizidirler. Allah’ın hiçbir kavmin yardımına ihtiyacı yok. Bizim Allah’ın yardımına ihtiyacımız var. Onun da yolu Onun rızasının peşinden gitmektir. Bu anlamda kim ki kavmini öne çıkartırsa Allah onlara gazap eder. Allahtan başka hiç kimse, hiçbir şey ezeli ve ebedi değildir, peygamberler ve peygamberlerin kurdukları devletler, inşa ettikleri mabedler de dahil.
Ben Kürt kardeşlerimin Kukla bir Kürdistan için Siyonist Pedefolik Satanist bir topluluğun başını çektiği bir savaşta, onların koçbaşı olarak kendi saflarında Müslüman kardeşlerine karşı savaşacaklarına ihtimal vermek istemiyorum. Elbette siyasi emellerini Siyonist Satanist, Pedefoliklerin, Trump/Netenyahugillerin (!?) siyasi emelleri, şahsi menfaatlerini onların menfaatleri tevhid etmiş, Türkler, Farisiler Araplar olduğu gibi Kürtler de vardır.
Ulus devletlerin çözülmekte olduğu, Uluslararası sistemin çöktüğü bir zamanda ulus devlet hayalleri ile politik ihtiraslarını tatmin etmek için Siyonistlerle aynı safta buluşanların akıbetleri hayr olmayacaklardır. Bu taifenin Türkü, Kürdü, Arabı ve Fancrsı aynı Şeytana hizmet etmektedirler ve buluşacakları yer aynı Cehenneme olacaktır.
Aynı Cennette buluşmayı hayal edenler, Cehennem ateşinden kurtulmak istiyorsanız kucaklaşın. Unutmayın “İman etmedikçe cennete giremeyecek ve birbirinizi sevmedikçe gerçekten iman etmiş sayılmayacaksınız”. Selam ve dua ile.