Gündem
Haçlı’dan Ekrem’e tam destek
Asrın yolsuzluk davası ile köşeye sıkışan suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu’nun yardımına yine Batılı efendileri koştu. Silivri’de görülen duruşmalarda Fransa, Hollanda, İsveç, ABD başta olmak üzere büyükelçilik ve konsolosluk temsilcilerinin boy göstermelerinin ardından Batı medyası da algı operasyonlarına başladı.
BUĞRA KARDAN İSTANBUL
Asrın yolsuzluk davası ile köşeye sıkışan suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu’nun yardımına yine Batılı efendileri koştu. Silivri’de görülen duruşmaları takip eden Fransa, Hollanda, İsveç, Amerika, Belçika, Birleşik Krallık, Norveç büyükelçilik ve konsolosluk temsilcilerinin ardından başta Der Spiegel olmak üzere Alman medyasında, “Erdoğan en büyük rakibini yargılatıyor” yalanı dolaşıma sokuldu. Haçlı ülkelerinden gelen destekten cesaret alan İmamoğlu ise üçüncü duruşma devam ederken “Senaryoyu yazan ve talimatı veren Cumhurbaşkanı’dır” safsatasıyla bağımsız yargıya iftira attı. Duruşma salonunu tiyatro sahnesine çeviremediği için iftiraya sarılan İmamoğlu’na ve ona kalkan olan Haçlı artıklarına kamuoyundan tepki yağdı. Zaman ayarlı iftiraların hedef saptırma taktiğinin bir ürünü olduğuna dikkat çeken siyasiler, İmamoğlu’nun hukuku itibarsızlaştırma girişimlerinin devam ettiğini vurguladılar. Palavraya ve algı oyununa doymayan İmamoğlu’nun imdadına yine Batı’nın yetiştiğinin altını çizdiler. Erdoğan’ı karalamamanın, yargıyı kötülemenin skandalların görünür olmasını önlenemeyeceğini belirttiler. İmamoğlu’na “Senaryoda senin eline su dökülmez” derken ecnebilere “Ne yaparsınız yapın boş. Ülkemizi, hukukumuzu yıpratmaya gücünüz yetmez” diye seslendiler.
“TÜRKİYE KARŞITININ DA HIRSIZIN DA HAMİSİ BATILILAR”
Akit’e konuşan AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, şunları söyledi: “Avrupalıların İmamoğlu’nu müdafaa etmeleri tuhaf değil. Alman medya organlarında, ‘Erdoğan İmamoğlu’nu yargılatıyor’ yalanının döndürülmesi de öyle. Batılı ülkelerin büyükelçiliklerince Silivri’ye temsilci gönderilmesinin, ecnebilerce Cumhurbaşkanı’mızın davaya müdahale ettiği palavrası ortaya atılmasının temelinde Türkiye’nin dünya siyasetinde önemli konumda bulunmasından duyulan rahatsızlığın yattığı muhakkak. Cumhurbaşkanı’mızın da belirttiği gibi kuzeyimizde, güneyimizde, doğumuzya yangın var. Ateş çemberinin içinde istikrar abides olarak görülen yegâne ülkeyiz. Bu durum, Avrupa’nın hoşuna gitmiyor. Batı, Türkiye’nin savunma ve teknoloji alanında elde ettiği ilerlemeyi çekemiyor. O nedenle İmamoğlu üzerinden ülkemize saldırı düzenleniyor. Burada konu İmamoğlu değil. Almanlar ve diğerleri, Türkiye’nin karşısında İmamoğlu yerine başka biri olsa onu da savunurlardı. Avrupalılar, Cumhurbaşkanı’mızın dik duruşu ve kuvvetli yönetiminden tedirgin olduklarından böyle asılsız iddialar ya da haberler kaleme alıyorlar. Halkın AK Parti’ye teveccühü devam ettiği için hukuk davasını ‘siyasi’ olarak niteliyorlar. Muhafazakâr, vatanperver, ülkesini kalkındıran lidere tahammül edemiyorlar. Tabii olarak hırsızlığı tescillenmiş, rüşvet mekanizmaları kurmuş birini müdafaa etmekten geri kalmıyorlar. Yani Batılılara ‘Hırsızlığı belgelenen birini neden avukatlığını yapıyorsunuz’ sorusunu sormak gerek. Artık İmamoğlu’nun yargılandığı yolsuzluk davasının hukuki bir mesele olduğu bilinmeli. İhbarcıların, itirafçıların CHP’liler olduğu unutulmamalı. İhale alırken, hak ediş verirken rüşvet alan İmamoğlu’nun savunulacak yanının olmadığını Batılılar da anlamalılar. Yalanın, algı oyununun gereği yok. Avrupalılara tavsiyem, İmamoğlu’na boş yere umut vermemeleri. O umut ki İmamoğlu’na garip açıklamalar yaptırıyor. Almanlara tembihim, ‘Erdoğan rakibini yargılatıyor’ palavrasını yaymayı bırakmaları. Cumhurbaşkanı’mızın hukuka, yargıya müdahalesi yok. Senaryo onun işi değil. İmamoğlu ve Batılıların işi. Kurguda, tiyatroda, kara propagandada kimin mahir olduğunu aziz milletimiz görüyor.”
CHP’LİLER VE AVUKATLARI PROVOKASYONA DOYMADI
107’si tutuklu, 5’i müşteki 407 sanığın yargılandığı asrın yolsuzluk davasının üçüncü duruşmasına da provokasyon teşebbüsleri damga vurdu. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen davada yaşananlar saat saat şöyle:
ÜÇÜNCÜ DURUŞMANIN KRONOLOJİSİ
10.10: Yolsuzluk davasının üçüncü gününde tutukluların izleyici sıralarına el sallamaları gerilime neden oldu. Tutuklular, kendilerine uyarıda ve en nihayetinde müdahalede bulunan jandarmalarla tartıştı. Tutuklulardan Dilek İmamoğlu’nun kardeşi Cevat Kaya, jandarmalara sert çıktı. Kaya, “40 yıldır bu ülkeye vergi ödüyorum. Bana insan gibi davranın” ifadelerini kullanma cüretinde bulundu.
10.32: Ekrem İmamoğlu salona getirildi. Giriş yaptığı anda salonda sesler yükseldi, sloganlar atıldı.
10.37: İlk savunmayı tutuklu olan CHP PM Üyesi Baki Aydöner’in kardeşi Bulut Aydöner yaptı.
İMAMOĞLU’NDAN TRT’YE SALDIRI
13.00: Duruşmaya 14:00’e kadar ara verildi. İmamoğlu ara nedeniyle salondan çıkarken gazetecilerin bulunduğu alana yöneldi. Medya mensuplarına selam verip, “Bir yıldır hakarete uğruyoruz, üç gündür kelime yazamayan basın utansın” diye bağırdı.
14.00: Duruşmaya aranın ardından devam edildi. Mahkeme salonuna gelen İmamoğlu’na destek sloganları atıldı. İmamoğlu izleyicileri selamlayarak sandalyesine geçti. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın tutuklu şoförü Sırrı Küçük’ün savunmasına geçildi.
15.38: İthamları reddeden Küçük, küçük kızı üzerinden duygu sömürüsüne soyundu. Evine yapılan operasyona değinen Küçük’ün, “O esnada kızım, “Baba nereye gidiyorsun’ dedi. ‘İşe gideceğim’ cevabını verdim. Kızıma ilk defa orada yalan söyledim” sözleri samimi bulunmadı.
16.12: Yolsuzluk davasının üçüncü duruşması tamamlandı. Dördüncü duruşmanın Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın savunmasıyla devam edeceği bildirildi. Hırsızlık, yolsuzluk zanlısı İmamoğlu da çıkışta gazetecilere dönerek TRT’yi yerden yere vurdu ve “86 milyonun parası haram zıkkım olsun” diyecek kadar zıvanadan çıktı.