Gündem
Netanyahu ve Ben Gvir gerçekten de öldü mü? Siyonist rejimde "Deepfake" alarmı!
Siyonist işgal rejiminin sözde yöneticileri hakkındaki iddialar her geçen gün daha da netlik kazanıyor. Sosyal medyadaki teknik analizler ve bölgeden gelen sızıntılar, işgalci elebaşı Netanyahu ve Ben Gvir’in öldüğüne dair kanıyı güçlendiriyor. İşgal rejiminde yaşanan derin sessizlik ve "teknolojik makyajlar", dünyada büyük soru işaretlerine neden oldu. Özellikle katil Netanyahu ve Itamar Ben Gvir’in bir süredir canlı yayınlara çıkmaması ve servis edilen görüntülerin yapay zeka ürünü olduğunun iddia edilmesi, "Siyonist elebaşları öldü mü?" sorusunu yüksek sesle sordurmaya başladı.
Netanyahu’nun son yayınlanan video mesajı, dijital adli tıp uzmanları tarafından mercek altına alındı. Görüntülerde dikkat çeken "altı parmak" detayı ve boyun bölgesindeki piksel kaymaları, videonun bir "deepfake" yani yapay zeka ile üretilmiş sahte video olduğu iddialarını ayyuka çıkardı.
Kendi halkına dahi yalan söyleyen işgal rejimi, Netanyahu'nun ölümünü gizleyerek ordudaki ve toplumdaki toplu çöküşü engellemeye çalışıyor. Yapay zeka ile üretilen videolar, bu büyük tiyatronun sadece bir parçası olarak değerlendiriliyor.
İran doğrudan hedef almıştı
İran merkezli TESNİM Haber Ajansı, siyonist rejime yönelik son misilleme saldırılarında katil Netanyahu’nun bulunduğu stratejik noktaların hedef alındığını duyurmuştu. İddiaların odağındaki gelişmeler ise şöyle:
Ben Gvir’in ölümü trafik kazası mı, İran darbesi mi?
İşgal rejiminin en radikal isimlerinden olan sözde Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir hakkında yayılan "trafik kazası" haberi, asıl gerçeği örtbas etme çabası olarak görülüyor. Siyonist medya, Ben Gvir'in bir kaza sonucu yaralandığını iddia etse de, bölgedeki kaynaklar ve istihbarat sızıntıları bambaşka bir tablo çiziyor.
İddialara göre işgalci Ben Gvir, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen gizli bir İran İslam Cumhuriyeti operasyonunda doğrudan hedef alındı ve etkisiz hale getirildi. İşgal rejiminin, bir sözde bakanının dış operasyonla öldürülmesini "stratejik bir aşağılanma" olarak gördüğü için, olayı basit bir kaza gibi gösterip zaman kazanmaya çalıştığı belirtiliyor.
Korku dağları bekliyor: Kaos kapıda!
Analistler, bu iki ismin aynı anda ortadan kaybolmasının tesadüf olamayacağını vurguluyor. Siyonist rejimin içinde bulunduğu kaos, ekonomik çöküş ve askeri başarısızlıklar göz önüne alındığında; en tepedeki isimlerin ölüm haberinin verilmesi, rejimin sonunu getirebilir. Bu nedenle siyonist sansür mekanizması, tüm gücüyle bu ölümleri gizleyerek zaman kazanmaya çalışıyor.
İran'a yönelik saldırılarda üst düzey isimler şehit edilmesine rağmen İran İslam Cumhuriyeti'nde halkın dayanışması artarken; işgal rejimi, başsız kalmanın getireceği iç savaştan ve toplu kaçıştan korkuyor.