AKİT MENÜ

Gündem

Azerbaycan-Türkiye kardeşliğine göz dikenler var

Gazetemize özel röportaj veren Türk Aksakallılar Birliği Başkan Yardımcısı ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Elnur Eltürk, Türkiye–Azerbaycan ilişkilerinin “Bir millet, iki devlet” anlayışı üzerine kurulduğunu belirterek iki kardeş ülkenin arasına nifak sokulmak istendiğini söyledi.

Haber Merkezi

“Vaat edilmiş topraklar” hezeyanıyla dünyayı her geçen gün daha büyük bir felakete ve kargaşaya sürükleyen siyonist İsrail’in 7 Ekim 2023’te Gazze’de başlattığı soykırımla birlikte İslam coğrafyasına düşen ateş, ABD/İsrail’in İran’a yönelik topyekûn saldırısıyla tüm bölgeyi sarmış durumda. İsrail fitnesi, kardeş Azerbaycan’ın bu ülkeyle ilişkilerini sürdürdüğü bahanesiyle Türkiye kamuoyunda oluşan havayla birlikte neredeyse iki kardeş ülkenin arasının açılmasına neden olacak noktaya gelmişti. Biz de, hem Azerbaycan yönetimiyle yakın olan, hem de Türkiye’yi iyi tanıyan bir uzmana işin aslını sorduk.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü merkezli Türk Aksakallılar Birliği Başkan Yardımcısı ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Elnur Eltürk, Akit’e iki ülke arasındaki ilişkiler ve dünya gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

 

İKİ KARDEŞ ARASINA HİÇ BİR DIŞ GÜÇ NİFAK SOKAMAYACAKTIR

Sayın Eltürk, Türkiye ve Azerbaycan kan bağı, tarihî ve kültürel birliği olan iki kardeş devlettir. Ancak her iki ülkede de bu birliği baltalamak isteyenler ortaya çıkıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

İki kardeş ülke arasına nifak sokmak isteyenler her zaman olmuştur ve bundan sonra da olacaktır. Ancak ilişkilerimiz öyle bir seviyededir ki onların buna zarar vermesi mümkün değildir. Bizim ilişkilerimiz o kadar sağlam temellere dayanır ki dış güçlerin etkisiyle zayıflatılması imkânsızdır. En fazla kafa karışıklığı yaratmaya çalışabilirler, fakat başka bir sonuç elde edemezler. Çünkü bizim birliğimizin temeli “Bir millet, iki devlet” anlayışıdır. Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan’ı Türkiye’den uzak tutmak için 70 yıl boyunca en çirkin planlara başvuruldu. Bu siyaset yalnızca Azerbaycan’a değil, bütün Türk dünyasına karşı yürütülüyordu. Öncelikle iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler öyle bir seviyede kurulmuştur ki, bunu geri götürmek ya da karalamak artık mümkün değildir. Birliğimize balta vurmak isteyenler elbette çok olacaktır. Ancak yine de uyanık ve dikkatli olmalıyız. Her iki ülkenin aydınları Azerbaycan–Türkiye kardeşliğinin güçlenmesi için ellerinden geleni yapmalıdır. Böyle nifak saçan güçlere meydanı bırakmamalıdırlar. Siyasetçilerimiz de ilişkilerimizin gelişmesi yönünde üst düzey çalışmalar yürütmektedir. İki ülkenin liderleri arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkileri de buna büyük katkı sağlamaktadır. Bu temeli daha da güçlendirmek için her iki ülkenin toplumları da aktifliğini korumalıdır. Bizim siyasetimizin temelinde, Ulu Önder Haydar Aliyev’in söylediği gibi, “Bir millet, iki devlet” millî konsepti bulunmaktadır. Tabi ki öteden beri Azerbaycan-Türkiye kardeşliğine göz dikenler var. Kardeş Türkiye’de bazı güçler, Azerbaycan’a ve ülke liderine karşı anti-propaganda yaparak hem ilişkilerimizi zedelemeye hem de kamuoyunu ülkemize karşı yönlendirmeye çalışıyorlar. Yıllar boyunca kurulan kardeşlik ruhunu zedelemek ve incitmek için tüm güçleriyle faaliyet gösteriyorlar. Özellikle bunu sosyal medya üzerinden yürütüyorlar. Sanki bununla ilgili organize edilmiş ve yönlendirilen bir faaliyet sistemi varmış gibi insanlarda böyle bir algı oluşturma çabasındalar. İki kardeşin arasına hiç bir dış güç nifak sokamayacaktır. Türkiye’nin yönetimi bilge insanlardan oluşmaktadır. Yıllar boyunca kurulan ilişkilerin ideolojik, siyasi-ekonomik ve stratejik temellerinin oluşturulmasında doğrudan rol almışlardır. Onlar sürecin arkasında nelerin bulunduğunu çok iyi biliyorlar. Yine de son derece dikkatli olmak gerekir. Kardeşlik ilişkilerine nifak sokulmasına izin vermemeliyiz. Bu konuda saygın kişilerimiz sürece aktif şekilde katılmalıdır. İki kardeş ülke yalnızca bölgenin lider devletleri değil, aynı zamanda güvenliğinin de garantörüdür.

 

AZERBAYCAN’IN İSRAİL’İ DESTEKLEDİĞİNE DAİR BİR GERÇEK VARSA, BUNU SOMUT GERÇEKLERLE ORTAYA KOYSUNLAR

Türkiye’de Azerbaycan’a yönelik tepkilerin, İsrail ile yakın ilişkilerinden kaynaklandığı görülüyor. Azerbaycan ile İsrail arasındaki ilişkileri genel hatlarıyla anlatır mısınız?

Azerbaycan hem İran’la hem de İsrail’le ilişkilerini koruyabilmiştir. Azerbaycan’ın dış politikası herhangi bir grubun çıkarlarına hizmet etmemiştir; doğrudan devlet çıkarlarını esas alır. Biz hem bölgede hem de dünyada barışın yanında olmuşuzdur. Azerbaycan yıllarca İsrail’de büyükelçilik açmamıştır. Bu adım ancak 2023 yılında atılmıştır. İran ile ilişkiler de dikkate alınmıştır. Bazıları Azerbaycan’ın İsrail’i desteklediğini iddia ediyor. Eğer Azerbaycan’ın bir devlet olarak İsrail’i desteklediğine dair bir gerçek varsa, bunu abartılı yalanlarla değil somut gerçeklerle ortaya koysunlar. İran ise Azerbaycan’a yönelik politikada farklı bir yaklaşım sergilemiştir. Örneğin, Ermenistan Azerbaycan topraklarını işgal altında tutarken İran, Ermenistan ile ilişkilerini en üst seviyede sürdürmüştür. Bu ilişkiler siyasi, ticari, ekonomik ve kültürel alanları kapsıyordu. Buna karşılık kardeş Türkiye, işgali protesto ederek Ermenistan ile sınırlarını kapalı tuttu ve en yüksek seviyede Azerbaycan’a destek verdi. İran da bunu yapabilirdi, fakat ne yazık ki bunu görmedik. Eski Ermeni siyasetçilerden biri, “Eğer İran ile ilişkiler iki gün kesilse bu Ermenistan için felaket olur” demiştir. Bir başka gerçeği de hatırlatayım: Ermeniler Karabağ’da camilerde domuz besliyordu. Ne yazık ki o dönemde İran’dan ciddi bir tepki görmedik. Aksine Ermenistan’ı ayakta tutmak için elinden geleni yaptı. İran ayrıca Türk dünyasını birleştirecek olan Zengezur Koridoru’nun açılmasını da istememiştir.

 

İSRAİL PETROLÜN BÜYÜK KISMINI BAŞKA ÜLKELERDEN ALMAKTADIR

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten sonra Gazze’deki Filistinlilere yönelik saldırılarına rağmen Azerbaycan’ın İsrail’e petrol sevkiyatını sürdürdüğü eleştirilerine cevabınız nedir?

Azerbaycan petrolü Ceyhan Limanı üzerinden dünyaya satılmaktadır. İsrail de alıcılardan biridir. Ancak İsrail, petrolün büyük kısmını başka ülkelerden almaktadır; çünkü petrol ihtiyacı oldukça yüksektir. Uluslararası enerji istatistiklerinde İsrail’e ham petrol sağlayan başlıca ülkeler arasında Kazakistan, Rusya, Gabon ve Brezilya’nın adı geçmektedir. Bu da İsrail’in petrolünün büyük kısmını hangi ülkelerden aldığını göstermektedir. Ham petrol ticaretinde ise BP, Chevron, ExxonMobil, Shell, Eni ve TotalEnergies gibi büyük uluslararası enerji şirketleri başlıca satıcı konumundadır. Buna rağmen eleştirilerin özellikle Azerbaycan’a yöneltilmesi düşündürücüdür ve burada kötü niyetli bir yaklaşım olduğu görülmektedir. Azerbaycan Filistin devletinin bağımsızlığını tanımaktadır. Bunu Cumhurbaşkanı İlham Aliyev hem yerel hem de uluslararası basında açıkça dile getirmiştir. Uluslararası forumlarda da bu tutum defalarca ifade edilmiştir. 2011 yılında Bakü’de Filistin Devleti Büyükelçiliği’nin açılması da Azerbaycan’ın Filistin’e yaklaşımını göstermektedir. Ayrıca Filistin’in Azerbaycan’daki büyükelçiliğinin tüm giderleri Azerbaycan devleti tarafından karşılanmaktadır.

 

Yalanın ayağı olur ama yürümez! Asılsız bilgilere kanmayın

İsrail’in Azerbaycan’da güvenlik veya istihbarat üslerinin bulunduğu yönündeki söylentiler Türkiye’de de gündeme geliyor. Böyle bir şey var mı?

Bunların hepsi kamuoyunu yanlış yönlendirmek amacıyla uydurulmuş asılsız bilgilerdir. Amaç Azerbaycan’ı Türkiye kamuoyunun gözünden düşürmektir. Kim bunu yapıyorsa hileli ve kötü niyetli bir planın parçasıdır. Ancak bu plan başarılı olmayacaktır. Bizde bir atasözü vardır: “Yalanın ayağı olur ama yürüyemez.” Türk halkı sağduyulu bir millettir. İsrail’in Azerbaycan’da hiçbir askerî üssü yoktur. Azerbaycan defalarca açıklamıştır ki hiçbir devlet kendi çıkarlarını Azerbaycan üzerinden gerçekleştiremez. Bu mümkün değildir. Eğer böyle bir üs olsaydı, çoktan görüntüleri ortaya çıkardı.

KAFKAS İSLAM ORDUSU VE NURİ PAŞA HER ZAMAN SEVGİ VE SAYGIYLA ANILMAKTADIR

Azerbaycan’da her yıl Bakü Fatihi Nuri Paşa ve Türk şehitleri anılıyor değil mi? Azerbaycan halkı onları nasıl hatırlıyor?

Kafkas İslam Ordusu ve Komutanı Nuri Paşa her zaman sevgi ve saygıyla anılmaktadır. 1918’de Azerbaycan’ın en zor zamanında buraya gelmiş ve bizi Ermeni taşnakları ile Bolşeviklerden kurtarmada büyük rol oynamışlardır. Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin ayakta kalmasında Kafkas İslam Ordusu’nun büyük katkısı olmuştur. Azerbaycan’ın özgürlüğü için hayatını feda eden 1130 Türk şehidi Azerbaycan topraklarında yatmaktadır. 1920–1991 yılları arasında Azerbaycan Sovyetler Birliği’nin içinde kaldı. Buna rağmen halkımız Türk şehitlerinin mezarlarını korudu. Baskılara rağmen bu mezarların yok edilmesine izin vermediler ve onları bir emanet gibi sakladılar. Her yıl 15 Eylül’de Bakü’nün kurtuluş günü vesilesiyle şehitlerimizin hatırası anılır ve onlara minnet ifade edilir.

 

VATAN SAVAŞI SIRASINDA TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ ÇOK BÜYÜKTÜ

Türkiye’nin Karabağ’ın kurtarılmasındaki katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye en zor zamanlarda Azerbaycan’ın yanında olmuştur. Vatan Savaşı sırasında Türkiye’nin desteği çok büyüktü. Uluslararası platformlarda Azerbaycan’ı destekledi ve Türk diplomatları Ermenistan’ın işgalci politikasını her yerde ifşa ettiler. Türkiye’nin desteğini Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in sözleri en iyi şekilde özetlemektedir. Cumhurbaşkanı Aliyev, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İkinci Karabağ Savaşı’nın ilk saatlerinden itibaren Azerbaycan halkına ve ordusuna destek verdiğini ve Azerbaycan halkının bu kardeş desteğini asla unutmayacağını ifade etmiştir.

 

İRAN’A İLK İNSANİ YARDIMI AZERBAYCAN GÖNDERMİŞTİR

Azerbaycan, ABD/İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta nerede duruyor?

Azerbaycan bölgede barıştan yana olan bir devlettir. Komşu ülkelerde istikrarsızlık olması Azerbaycan’ın çıkarına değildir. Çünkü İran’da yaklaşık 40 milyon Azerbaycan Türkü yaşamaktadır ve bu önemli bir faktördür. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Mart ayında İran’ın Bakü Büyükelçiliği’ni ziyaret ederek İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ve bazı sivillerin hayatını kaybetmesi nedeniyle taziye dileklerini iletmiştir. Ardından İran’a ilk insani yardımı da Azerbaycan göndermiştir. Ayrıca Rusya’nın İran’a gönderdiği insani yardımlar da Azerbaycan üzerinden ulaştırılmaktadır. İran’ın Azerbaycan Büyükelçisi Mücteba Demirçilu, bu yardımların ulaştırılması için Azerbaycan’ın kara ve hava yollarını açmasını takdir ederek Azerbaycan hükümetine teşekkür etmiştir.

Yorumlara Git

Amerika mevzuyu anladı! İran geri adım atacak gibi görünmüyor

Enerji yok, para yok, protesto çok! İşte solcuların allayıp pulladıkları komünizm

Japonya'dan Trump'ın "Donanma" baskısına fren: "Kendi kararımızı kendimiz veririz!"

Ayşegül Eraslan’ın sır ölümü: Oyuncu arkadaşı Sunay Kurtuluş evden çıktıktan sonra canına kıydı

Partisinden istifa etti! AK Parti’ye sürpriz katılım