Gündem
Amerika mevzuyu anladı! İran geri adım atacak gibi görünmüyor
ABD’nin derin dehlizlerinden haberler sızdıran Wall Street Journal (WSJ), Washington ve siyonist şebekenin "İran hemen teslim olur" rüyasının kâbusa dönüştüğünü yazdı. Gazeteye göre, bunca saldırı ve baskıya rağmen Tahran yönetimi diz çökmeye niyetli değil. Aksine, ellerindeki Hürmüz Boğazı ve enerji kozuyla emperyalistleri köşeye sıkıştırmaya hazırlanıyorlar.
Trump’ın "Zafer yakındır, her şey yolunda" şeklindeki pembe tablolarını adeta yırtıp atan WSJ, Washington ve işgalci rejimin büyük bir yanılsama içinde olduğunu vurguladı.
"Rejim çöker" beklentisi tam bir hayal ürünü!
Haberde, hava saldırılarıyla bir devletin iradesini kırmanın mümkün olmadığı belirtilirken, İran için bu sürecin bir "varoluşsal mücadele" olduğu ifade edildi. On yıllardır böyle bir kuşatmaya hazırlanan bir yapının, birkaç füze saldırısıyla geri adım atmayacağı gerçeği Amerikan basını tarafından da itiraf edilmiş oldu.
Hürmüz Boğazı: Batı'nın boğazına sıkılan ilmik
Analizde, Tahran’ın elindeki en büyük kozun Hürmüz Boğazı olduğu hatırlatıldı. Petrol tankerlerinin geçiş güzergahını kontrol eden İran’ın, küresel enerji piyasalarını altüst edebilecek kapasitede olduğu vurgulandı. Bu durumun, ABD’yi Rus petrolüne yönelik kısıtlamaların ötesinde, hiç hesapta olmayan tavizler vermeye zorlayabileceği belirtiliyor. Yani Amerika, açtığı savaşın faturasını kendi enerji koridorlarında ödemekle karşı karşıya.
"Müttefikler bu savaşta yokuz diyor"
Emekli Tuğgeneral Mark Kimmitt’in görüşlerine de yer veren gazete, ABD’nin arkasına takmaya çalıştığı Avrupa ülkelerinin bu maceraya atılmaya hiç de hevesli olmadığını yazdı. Kimmitt’e göre, çoğu Avrupa ülkesi İran ile doğrudan bir çatışmayı desteklemiyor ve Washington’u bu tehlikeli yolda yalnız bırakmaya hazırlanıyor.
Direniş hattı sarsılmıyor
Haberde ayrıca, bölgedeki direniş unsurlarının ve Hizbullah’ın devreye girmesinin, askeri baskılara rağmen mücadele azminin kırılmadığını gösterdiği ifade edildi. Trump yönetiminin hem iç hem de dış politikada büyük bir çıkmaza sürüklendiği belirtilirken, yakıt fiyatlarındaki olası artışın küresel çapta siyasi bir depreme yol açabileceği uyarısı yapıldı.