Aktüel
Ekranlardaki ahlaksız içeriklere karşı düzenleme yapılması çağrısı!
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, televizyon ve dijital içeriklerin aile yapısını hedef aldığını savunarak “ahlaksızlık füzesine dönüştü” çıkışı yaptı; ilgili kurumlara acil önlem çağrısında bulundu.
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, televizyon ve dijital içeriklerin aile yapısını hedef aldığını savunarak “ahlaksızlık füzesine dönüştü” çıkışı yaptı; ilgili kurumlara acil önlem çağrısında bulundu.
"Ahlaksızlık Füzeleri Evlerin İçinde"
Vakıf tarafından yapılan açıklamada, modern dünyada savaşın sadece cephede değil, ekranlar üzerinden yürütülen bir "algı ve içerik savaşı" haline geldiği vurgulandı. Açıklamada öne çıkan temel tespitler şunlardı:
İçerik Tahribatı: Televizyon dizileri ve programların; sadakatsizlik, çarpık ilişkiler ve mahremiyet ihlalleriyle toplumsal mayayı bozduğu ifade edildi.
Psikolojik Harp: Terör devleti İsrail’in sosyal medyayı "sekizinci cephe" olarak tanımlamasına atıf yapılarak, Siyonist medya uzantılarının ve Hollywood merkezli kültür emperyalizminin Türkiye’deki aile yapısını hedef aldığı belirtildi.
Zehirli Mesajlar: Gençlere sorumluluk yerine haz, emek yerine kolay kazanç ve sadakat yerine anlık arzuları aşılayan "zehirli mesaj bombardımanı"na dikkat çekildi.
Bildiride, ekranlardaki şiddet güzellemelerinin ve mafyatik/marjinal rol modellerin başta çocuklar ve gençler olmak üzere tüm toplumun geleceğini kararttığı vurgulandı.
Hüdayi Vakfı’nın bu çıkışı, medya içeriklerinin meselenin bir "Milli Güvenlik Meselesi" olduğunu ortaya koymaktadır. Bu içerikler toplumu içeriden çürütmeyi hedefleyen birer "kültür suikastı" niteliği taşımaktadır. Siyonizmin küresel medya gücüyle yürüttüğü bu operasyon, milletin direncini kırmaya yönelik bir psikolojik harp enstrümanıdır.
Tüm cemaat, STK ve vakıflar seferber olmalı
Hüdayi Vakfı’nın bu uyarısı, sadece bir kurumun tepkisi olarak kalmamalıdır. Bu bildiri, Türkiye’deki tüm cemaat, vakıf ve sivil toplum kuruluşları için bir birleşme ve aksiyon alma noktası teşkil etmektedir.
Sapkınlığın dijital mecralar eliyle normalleştirilmeye çalışıldığı bu dönemde, tüm sivil toplum bileşenlerinin harekete geçmesi elzemdir:
Münferit tepkilerin ötesine geçilerek, aile yapısını koruyan yasal düzenlemeler için RTÜK ve ilgili makamlar nezdinde toplu bir irade beyan edilmelidir.
Her bir vakıf ve cemaat, kendi mecralarında bu "dijital işgali" deşifre etmeli ve kitlelerini bu şuurla bilinçlendirmelidir.
Sadece yasaklarla yetinilmemeli; toplumsal yapıyı güçlendiren, ahlaki değerleri önceleyen "aile dostu" yapımlar devlet ve sivil toplum eliyle her zaman teşvik edilmelidir.
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın "Biz yasak talep etmiyoruz, değerlerimizin hiçe sayılmasına karşı duruyoruz" ifadesiyle netleşen bu duruş, milletin sağlam mayasını korumak adına tüm paydaşların omuz vermesi gereken bir seferberliğin ilk adımıdır.
Baran Dergisi