AKİT MENÜ

Oruç

Ramazan şuurunu 11 aya yayalım

Rahmet, mağfiret ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif, oruç, teravih ve zekât ibadetleriyle nefislerin terbiye edildiği, gönüllerin arındığı ve toplumsal dayanışmanın zirveye ulaştığı müstesna bir zaman dilimi olarak hüzünle uğurlanırken, İlahiyatçılar, Müslümanların bu şuuru 11 aya yaymasının önemine işaret ettiler. Ramazan ayının mü’minin ibadet kampı olduğunun altını çizen İlahiyatçı-Yazar Mahmut Toptaş, “Ramazan-ı Şerif sayesinde kulluk bilincimizi tazeleriz. Bu bilincimizi güçlendirmeli, bu şuuru 11 ayda da devam ettirmeliyiz” dedi.

Haber Merkezi

SEBAHATTİN AYAN  İSTANBUL

Rahmet, mağfiret ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif, oruç, teravih ve zekât ibadetleriyle nefislerin terbiye edildiği, gönüllerin arındığı ve toplumsal dayanışmanın zirveye ulaştığı müstesna bir zaman dilimi olarak hüzünle uğurlanıyor. Konuyla ilgili gazetemize konuşan ilahiyatçılar, Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’den aldıkları ilhamla, Ramazan ayı boyunca kazandıkları manevi derinliği ve ibadet şuurunu yılın geri kalan 11 ayına da taşımanın önemine vurgu yaparken camilerin dolup taştığı, sofraların paylaşıldığı, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği bu mübarek ayda oluşan birlik ve beraberlik ruhunun kalıcı hale gelmesi gerektiği ifade etti.

RAMAZAN MÜ’MİN’İN İBADET KAMPIDIR

Konuyla ilgili gazetemize konuşan İlahiyatçı yazar Mahmut Toptaş, “Bazen ordularda olduğu gibi, düzenli eğitimlerin yanında bir de özel kamp dönemleri olur. Askerler belirli zamanlarda kampa alınır ve daha yoğun, daha disiplinli bir eğitimden geçirilir. İşte buna benzer şekilde, bizler de yılın on bir ayında farz ibadetlerimizi yerine getirir, sünnetlerle bu düzeni devam ettiririz. Ancak Ramazan-ı Şerif geldiğinde adeta topyekûn bir manevi eğitim sürecine gireriz. Çünkü yıl içinde zaman zaman bir gevşeme yaşanabilir. Ramazan ise bu dağınıklığın toparlandığı, yeniden bir araya gelindiği, adeta bir kampa girer gibi yoğunlaştığımız bir dönemdir. Bu ayda kazanılan bilinç ve disiplinle, sonrasında kalan on bir ayı daha şuurlu ve daha istekli bir şekilde yaşamak hedeflenir. Bu durum, aslında ibadetlerin hikmetini anlama çabasının da bir sonucudur” dedi.

 

Ramazan ayında meydana gelen şuuru 11 ayda da devam ettirmemiz gerektiğini aktaran Toptaş hocaefendi, “Ramazan ayında ise bu bilinç daha da güçlenir. Müminler el ele verir, omuz omuza saf tutar, camilere daha sık gider, cemaatle ibadet etmeye özen gösterir. Her ne kadar yıl içinde yeniden bir gevşeme yaşansa da, Ramazan-ı Şerif sayesinde tekrar disipline olur, tedbir alır ve kulluk bilincimizi tazeleriz. Bu yönüyle Ramazan, hayatımızın manevi dengesini kuran en önemli zaman dilimlerinden biridir” ifadelerini kullandı.

İBADET SÜREKLİLİĞİ MAKBULDÜR

İlahiyatçı yazar Salih Kırmızı ise “Biz Müslümanlar için her bir ibadetin ayrı bir hatırı ve hatırası vardır. Mesela; Beş vakit namaz, Hz. Peygamber (as)’den Miraç, Hac; Hz. İbrahim (as)’den Kabe, Kurban, ise Hz. İsmail (as)’den sadakat ve teslimiyetin hatırası gibi. Hiç şüphesiz Mübarek Ramazan-ı Şerif ayı da bünyesinde hatırlı hatıraların barınmış olduğu bir aydır. Öncelikle, Akl-i selim; maddi ve manevi kâr ve zararını hesap eden bir Müslüman, hangi ifadeyi ve iradeyi nerede ve nasıl sergileyeceğini bilen kaliteli insan demektir. Mesela, Ramazan geldi demeyip, Ramazan-ı Şerif geldi der! Zira, bu kutlu ay için Ramazan-ı Şerif denmesi hakkındaki hikmetlerin bilincindedir. Mesela, Birincisi; En şerefli sözün, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı aydır. O yüzden aylar içerisindeki en şerefli aydır. İkincisi; Bünyesinde bin aydan daha hayırlı bir geceyi barındırdığı için en şerefli geceyi barındıran ay olması hasebiyle şerefli aydır. Üçüncüsü; Bizlere bu mübarek ayın faziletini aktaran, bu ay hakkında bilgi veren ve ehemmiyetini anlatan, insanlara en şerefli söz olan (Kur’an-ı Kerim’in) ilk anlatıcısı ve yaşayanı, ayrıca insanların da en şereflisi olan Hz. Peygamber (a.s)’den kaynaklı şerefli bir ay olmasıdır. Dördüncüsü; Kendisine hürmet edenin, kendisine sahip çıkanın, getirdiği mesajı alanın, kendisini garip ve kimsesiz bırakmayanın hem Hak hem de halk nazarında şerefine şeref kattığı için bu mübarek aya bizler Ramazan-ı Şerif yani Şerefli Şanlı Ramazan deriz!” şeklinde konuştu.

 

Ramazan ayından sonrada ibadetlerimizin takipçisi olmamız gerektiğini vurgulayan Kırmızı, “Tek gayemiz, Allah’ımızın rızasına ulaştıracak samimiyette ibadet etmektir. Biliriz ki; Bu Dünya’da para ne işe yarıyorsa Ahiret’te de sevap o işe yarayacaktır” ifadelerini kullandı.

Yorumlara Git

Duran'dan işgalci İsrail'in barbarlığına sert tepki: Mescid-i Aksa ihlalleri cezasız kalmayacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar

'İncirlik Üssü'nde sirenler çalıyor' paylaşımları dolaşıyordu! 'Yanlış alarm' diyerek duyuruldu

Rüşvet trafiği ortaya çıktı

Macron kendi mahallesinde delikanlı kesildi