Gündem
Van'da Nevruz gerginliği: Bakırhan yaka paça kovdu
Van’da düzenlenen Nevruz etkinliğinde DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın da aralarında bulunduğu DEM Parti heyeti polisle tartıştı. Alana girişte üst aramasına karşı çıkan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, otobüse dönerken geri bakan bir partilinin yakasına yapışarak onu zorla yönlendirmesi dikkat çekti. Daha sonra alana dönerek polisin tutumunu “Biz yeni bir dönem diyoruz; ama Van'daki kolluk kuvvetlerinin bundan haberleri yok. Onlar hala eski dönemde kalmış” sözlerim eleştiren Bakırhan, konuşmasında Öcalan’a özgürlük istedi.
This browser does not support the video element.
Diyarbakır’ın ardından bugün İstanbul ve Van’da devam eden Nevruz etkinlikleri kapsamında, Van’da alana girmek üzere gelen ve aralarında DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın yanı sıra Veysi Aktaş, DEM Parti MYK üyesi Derya Aslan ve çok sayıda siyasetçinin bulunduğu heyetin üst aramasından geçirilmek istenmesi gerginliğe neden oldu.
Siyasetçilerin tepki göstermesi üzerine çıkan tartışmanın ardından DEM Parti heyeti parti otobüsüne yöneldi. Yaşanan gerginlik programda gecikmelere yol açtı.
Bu sırada Bakırhan’ın otobüse dönerken bir partiliyi kaba kuvvetle yönlendirdiği de görüldü. Partilinin yakasına yapışarak onu iten Bakırhan’ın “Dönsene ya, dön neyi bekliyorsun, ya dönsene diyorum, neyi bekliyorsun!” sözleri dikkat çekti.
Gerginliğin son bulmasının ardından DEM Parti alana dönerken etkinlikte terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın mesajı da okundu.
Bakırhan ise konuşmasında Öcalan’a özgürlük istedi, Meclis’i yasaları bir an önce çıkarmaya davet etti.
KÜRTLER NE İSTİYOR?
Ortadoğu'nun yangın yeri olduğunu söyleyen Bakırhan, "Neredeyse Ortadoğu'nun bütün başkentine bombalar yağıyor. Sınırlar yara bere içerisinde. Bunun tek bir sebebi var. Demokrasisi olmayan, ülkesinde özgürlük olmayan hiçbir ülkede huzur yok. Bizim İran'daki savaşa ilişkin tavrımız nettir. Biz ne emperyalist müdahaleyi ne de molla rejimini destekliyoruz. İran'ın çıkış yolu nedir biliyor musunuz? Kimliklerin özgür olduğu bir yaşamla ancak İran huzur bulabilir. İran'da çözüm halkların yönetim ve kimlik haklarının tanınmasıdır. 27 Şubat'ta Öcalan'ın çağrısına hep beraber gördük. Aslında Öcalan bu emperyal müdahaleleri öngörerek böyle bir süreç başlattı. Sayın Öcalan'ın amacı İran'ın da, bölge ülkelerinin de emperyal müdahalelere uğramaması için kendi ülkelerinde, halkların ve inançların demokratik haklarının tanınması içindi. Ama İran bunu okumadı, anlamadı. Bugün kendi halkına bir kırım ve zulüm getirdi. Bir an önce oradaki rejim demokratikleşmeli, dönüşmeli ve İran halklarının ve orada yaşayan inançların demokratik haklarını tanımalıdır. O çağrı sadece Türkiye için değil, bölge ülkeleri bölge ülkelerinin demokrasi, refahı, huzuru ve geleceği için yapılmış bir çağrıydı. Hala bize diyorlar ki: Kürtler ne istiyor? Kürtler, eşit yurttaşlık istiyor. Kürtler anadilinde eğitim istiyor. Kürtler yerel demokrasi istiyor. Kürtler kayyımı değil özgürce siyaseti istiyor. Kürtler Öcalan'ın statüsünün netleşmesini istiyor” dedi.