Gündem
Hırsızlar yüzünden Cumhuriyet tehlikede
Ahtapot gibi 8 koldan sardığı İstanbul’da büyük bir yağmaya girişen çetenin lideri Ekrem İmamoğlu, yolsuzluklarını perdelemek için her yolu deniyor. Ekrem’in ‘Cumhuriyet’e savaş açıldığı’ yalanına sarılarak CHP tabanını manipüle ve provoke etmeye soyunması infiale yol açtı. Siyasiler ve hukukçular rüşvet ve yolsuzluktan tutuklu eski İBB Başkanı Ekrem’e, “Merak etme Cumhuriyet tehlikede değil, güvende. Güvende olmayan hırsızlar, uğursuzlar” diye seslendiler.
BUĞRA KARDAN İSTANBUL
Ahtapot gibi 8 koldan sardığı İstanbul’da büyük bir yağmaya girişen çetenin lideri Ekrem İmamoğlu, yolsuzluklarını perdelemek için her yolu deniyor. Dev rüşvet ve kara para ağı ifşa olduğu hâlde mağduru oynamaya devam eden İmamoğlu, şimdi de “Cumhuriyet tehlikede” yaygarası kopararak skandallarını saklama senaryosunu devreye soktu.
İmamoğlu’nun cezaevinden fonlu medyaya yolladığı mektupta ‘Cumhuriyet’e savaş açıldığı’ yalanına sarılarak CHP tabanını manipüle ve provoke etmeye soyunması infiale yol açtı. Şaibeli ihalelerini, rüşvet villalarını, para kulelerini anlatmak yerine iktidarı hedef alma yoluna giden İmamoğlu’na toplumdan “Kuru gürültüyü bırak da hesap ver” çağrısı geldi.
Siyasiler de İmamoğlu’nun algı oyunları ve tahrik denemeleriyle bir yere varamayacağını vurguladılar. Cumhuriyet istismarının İmamoğlu’nu kurtarmayacağının altını çizdiler. İmamoğlu’na “Merak etme Cumhuriyet tehlikede değil, güvende. Güvende olmayan hırsızlar, uğursuzlar” diye seslendiler.
“MİLLETİ SOKAĞA İTELEMEK HOŞ GÖRÜLMEZ”
Akit’e konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem, şunları söyledi: “CHP’lilerin kadim ve kötü alışkanlıklarından biri de önemli konuları, skandalları perdelemek için laiklik ya da Cumhuriyet söylemine sarılmaları. Bunların ‘Laiklik elden gidiyor’ diye ülkeyi 28 Şubat darbesine götürdüklerini unutmak ne mümkün! Şu anda da etrafımız ateş çemberinde iken, üçüncü bir cihan harbi başlamak üzere iken ‘Cumhuriyet tehlikede’ tantanası yapmak memleketin hayrına değil. Karşımızda yolsuzluklarla anılan bir belediye başkanı var. İmamoğlu’nun davası görülüyor. Yani dünyanın hiçbir yerinde bu kadar hakkında iddia ve itham, aleyhinde delil olan birine kol kanat gerilmese gerek. Bu, CHP’lilerin siyasetten ve en mühimi Türkiye’den kopuk olduklarının kanıtı. İmamoğlu, çıkıp ‘Cumhuriyet tehlikede’ diyor. Bu ne demek? Böyle bir şey olur mu? Cumhuriyet’i bahane ederek millet sokağa itelemek hoş görülür mü? İmamoğlu ve CHP’liler de dikkatli olmalılar. Böyle söylemler ülkenin hayrına değil. Böyle söylemler İmamoğlu’na ve CHP’lilere de zarar getirir. Cumhuriyet’in yerinde durduğu muhakkak. Bu şekilde devam ederse 1950’den bu yana iktidar olamayan CHP yine hüsrana uğrar. Ortada hukuk kuralları var. Hırsızlık, yolsuzluk yapan, kanunlara uymayanlar öyle veya böyle bedel ödeyecek. İmamoğlu ve CHP’liler hukuka itibar etmeli. Cumhurbaşkanı’mız, 1994’te İBB Başkanı oldu. 1998’de bir şiirden ötürü mahkûm oldu. 1999’da cezaevine girdi. Ben, o dönemde Kadıköy İlçe Başkanı idim. Ben ve arkadaşlarım, vakarlı şekilde kendisini cezaevine bıraktık. Cumhurbaşkanı’mız, o zaman ‘Devletime kırgın değilim. Karara saygılıyım’ dedi. İşte bu vatana ve Cumhuriyet’e sadakatin önemli bir örneğiydi. İmamoğlu dahil CHP’lilerin yaptıkları ise çağ dışılıktır. Bunlara düşen ise algı oyunlarını, provokasyonları terk etmektir. Yalan dolandan kaçınmak, inkâr yerine itiraf etmektir. Tehdit, tahrik dilinden fayda gelmeyeceği açıktır. Yapılması gereken hukukun hudutları içinde kalmaktır.”
“İMAMOĞLU’NUN SENARYOSU YENİ DEĞİL”
AK Parti eski MKYK Üyesi Metin Külünk de şunları ifade etti:
“İmamoğlu’nun ‘Cumhuriyet tehlikede’ çıkışını biz çok iyi hatırlıyoruz. Biz, bu senaryoyu iyi biliyoruz. Bu senaryo yeni değil. Geçmişte demokrasiyi ortadan kaldırma, darbeleri meşrulaştırma amacıyla Atatürk’ün ya da Cumhuriyet’in ardına saklanıldığını iyi biliyoruz. Şu anda ise kuvvetli şüpheye, bilgiye, belgeye dayalı olup milletin vergilerini yasa dışı paraya ve milletin vergileri ile Türkiye’yi emperyalizme teslim etmek üzere bir siyasi projeye dönüştürmeye yönelik yolsuzluk odaklı Zelenski projesiyle karşı karşıyayız.
Bu suç iddiaları, Atatürk’le de Cumhuriyet’le de örtülemez. İmamoğlu ve arkadaşları neden bu yola başvuruyorlar? Suçlarını bildiklerinden... Sandıktan aldıkları güçle kurdukları paralel yapıya ait suçların delillendirildiğini gördüklerinden. Bunlar, çıkış yolu bulamadıklarından Türkiye’nin sosyolojik hatlarını kırmaya çalışıyorlar. Hâlbuki hiçbir yurtsever, Atatürkçü, Cumhuriyetçi oyuna gelemez.
Kaldı ki Atatürk de Cumhuriyet de tüm millete aittir, kimsenin tekelinde değildir. Bu milletin vergilerini paralel bir yapı üzerinden çıkar amaçlı bir suç örgütü iddiasını delillendirecek kuvvetli şüpheye dayalı cürümleri işleme hakkı yoktur.
Bugün CHP’nin yurtsever Atatürkçülerin tamamı, adalete hesap veren İmamoğlu’nun yaptıklarından dolayı üzüntü ve moral bozukluğu içindedirler. İmamoğlu’nun bir Zelenski projesi olduğunu görmüş durumdalar. Yine 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz darbeleri ve darbe girişimleri hatırımızdadır. Hepsi aynı modelle yönetilmiştir. Ne yazık ki darbecilerce bu ülke Atatürk, Cumhuriyet kullanılmak suretiyle emperyalizme teslim edilmiştir. Şu anda da bu operasyonları deneyenler anladılar ki hesap verme sürecinde şansları kalmadı. Onun için bir ümit kitleleri sokağa davet etme, kamu yönetimi içinde yer alan samimiyetsiz unsurları bu topraklara karşı harekete geçirmeye yöneldiler.
Şu anda İmamoğlu’nun ‘Cumhuriyet tehlikede’ demesinin zamanlaması ise dikkat çekici. Siyonist İsrail, evanjelist Amerika İran’a saldırıyor. İsrail, ‘İran’dan sonra sıra Türkiye’de’ diyor. Adalete hesap vermesi gereken şahıs da çıkıp milleti sokağa davet ediyor. Bu şekilde siyonistlere, evanjelistlere hizmet veriyor. Oded Yinon Planı’nın bir parçası olarak ülkeyi bölmek, devleti çökertmek, Anadolu’yu İslâmsızlaştırmak amacı olduğu açık. Bu amaca hizmet eden açıklamalara karşı uyanık olunmalı. Yolsuzlukları Atatürk’ün, Cumhuriyet’in ardına saklanarak perdeleme cihetine giden şark kurnazlarına da aldırış edilmemeli. Ki aldırış edilmez, kimse bu oyuna gelmez. Artık Atatürk, Cumhuriyet üzerinden Türkiye’ye sinsi operasyon yapılamaz. Çünkü yurtsever Atatürkçüler ve yurtsever cumhuriyetçilerinin ciddi farkındalığı ortaya çıkmıştır. İmamoğlu, tahrik dilini bıraksın. Mızrağın çuvala sığmadığını anlasın. Şüpheler, bilgiler, belgeler inkâr edilemez. Sosyolojik farklılıklar kaşınarak çuval örtülemez. Atatürk, Cumhuriyet gibi kavramlarla suçlar gizlenemez.”