Dünya
Siyonist katiller emellerine ulaşacak mı? Suudi Arabistan ile BAE, İran'la savaşın eşiğinde!
İran’ın yaklaşık 5 bin saldırı düzenlediği 7 Körfez ülkesinden ikisi olan Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan, Tahran’a karşı Amerika’nın yanında savaşa girmenin eşiğinde. Amerikan basını, İran’ın saldırılarından bıkan Suudiler’in savaşa girmesinin an meselesi olduğunu, İran’ın İsrail’den çok saldırı düzenlediği BAE’nin ise Tahran’a karşı resmen savaşa dahil olmayı tartıştığını iddia etti.
Tahsin HAN
Terörist Kardeşler Amerika ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasıyla başlayan savaş 25. gününe girerken Körfez ülkeleri Tahran’a karşı Washington’un yanında savaşa girmeyi tartışıyor. Amerikan Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, İran’ın bölge ülkelerine aralıksız saldırıları özellikle Körfez’in en büyük gücü Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) bıktırma noktasına getirdi.
Habere göre; Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, üs ve finansman konularında daha katı önlemler alıyor. ABD’nin Basra Körfezi’ndeki müttefikleri, ekonomilerini alt üst eden ve Tahran’a Hürmüz Boğazı üzerinde uzun vadeli bir nüfuz kazandırma riski taşıyan sürekli saldırılar karşısında sertleşerek İran’a karşı mücadeleye katılmaya doğru adım adım ilerliyorlar.
Son adımlar, Amerika’nın hava saldırıları düzenleme yeteneğini destekliyor ve Tahran’ın maliyesine yönelik yeni bir saldırı hattı açıyor. Henüz ordularını açıkça savaşa dahil etme noktasına gelmediler; bu, Körfez yöneticilerinin aşmamayı umduğu bir çizgi olsa da, İran’ın enerji zengini bölge üzerinde daha fazla nüfuz kurma tehdidiyle birlikte savaşa girmeleri an meselesi.
HAVA ÜSSÜNÜ ABD’YE AÇTI
Suudi Arabistan, yakın zamanda Amerikan kuvvetlerinin Arap Yarımadası’nın batısındaki Kral Fahd hava üssünü kullanmasına izin vermeyi kabul etti. Kaynaklara göre, Suudi Krallığı çatışmalardan önce tesislerinin veya hava sahasının İran’a yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermeyeceğini açıklamıştı. Bu, İran’ın Suudi Arabistan’ın önemli enerji tesislerine ve başkenti Riyad’a füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlemeye başlamasıyla başarısızlıkla sonuçlanan bir savaş dışı kalma girişimiydi.
Kaynaklara göre, Veliaht Prens Muhammed bin Selman caydırıcılığı yeniden tesis etmek konusunda istekli ve saldırılara katılma kararına çok yakın. Kaynaklardan biri, krallığın savaşa girmesinin sadece zaman meselesi olduğunu söyledi.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Farhan, geçen hafta Körfez enerji altyapısına yönelik bir dizi İran saldırısının ardından gazetecilere, “Suudi Arabistan’ın İran saldırılarına karşı sabrı sınırsız değil. Körfez ülkelerinin karşılık veremeyeceği düşüncesi yanlış bir değerlendirmedir” dedi.
EMİRLİKLER SAVAŞA GİRMEYİ TARTIŞIYOR
Bu arada Birleşik Arap Emirlikleri, İran’a ait varlıklara yönelik baskıyı artırarak Tahran’daki yöneticiler için hayati bir can simidini tehdit ederken, bir yandan da ordusunu savaşa göndermeyi tartışıyor ve İran’ın askeri kapasitesinin bir kısmını koruyacak bir ateşkese karşı lobi faaliyetleri yürütüyor.
Dubai’deki İran Hastanesi ve İran Kulübü’nün yakın zamanda kapatıldığını, konuyla ilgili bilgi sahibi kişilerin belirttiğine göre, hastanenin telefon numaraları, WhatsApp kanalı ve internet sitesinin Pazartesi günü hizmet dışı kaldığı bildirildi. Dubai sağlık yetkilileri, tesisin artık faaliyette olmadığını açıkladı.
İRAN’A HİZMET ETMİYORLAR
BAE Hükümeti, İslam Devrim Muhafızları Ordusu’na atıfta bulunarak, “İran halkına hizmet etmeyen gündemleri ilerletmek için kötüye kullanıldıkları ve BAE yasalarını ihlal ettikleri tespit edilen, İran rejimi ve Devrim Muhafızları Ordusu ile doğrudan bağlantılı bazı kurumlar, hedefli tedbirler kapsamında kapatılacaktır” dedi.
Yıllardır İranlı işletmeler ve bireyler için bir finans merkezi olan Birleşik Arap Emirlikleri, savaşın başlarında ağır saldırılara maruz kaldıktan sonra, İran’ın milyarlarca dolarlık varlıklarını dondurabileceği uyarısında bulundu.
Bu tür adımlar , enflasyon ve yaptırımlar altında ezilen iç ekonomisiyle mücadele eden Tahran’ın döviz ve küresel ticaret ağlarına erişimini önemli ölçüde kısıtlayabilir. Kapanmalar daha önce AFP tarafından bildirilmişti.
GERÇEK DURUM NET DEĞİL
Körfez ülkeleri kamuoyuna İran’a yönelik saldırılara katılmayacaklarını veya hava sahalarının bu amaçla kullanılmasına izin vermeyeceklerini söylese de, gerçek durum o kadar net değil.
News Corp’un (Wall Street Journal’ın ana şirketi) sahibi olduğu Storyful tarafından doğrulanan videolar, İran’a saldırmak için kullanılan karadan fırlatılan füzelerin bazılarının Bahreyn’den geldiğini gösteriyor. ABD yetkilileri, Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’nde İran füze saldırısına uğrayan beş ABD Hava Kuvvetleri yakıt ikmal uçağının hasar gördüğünü söyledi.
ABD ÇEKİLİP ONLARI KENDİ BAŞLARINA BIRAKABİLİR
WSJ’ın haberinin son bölümünde ise şu ifadeler kulanıldı: “Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın attığı adımlar, Arap monarşilerinin ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü saldırıya nasıl daha da derinden çekildiğini gösteriyor. Bu, hiç de içinde bulunmak istemedikleri bir durum.
İran’a doğrudan saldırmak, onları dar bir su kütlesinin hemen ötesinde bulunan daha büyük bir rakiple açık savaşan taraflar haline getirecektir. Başkan Trump’ın savaşı aniden sona erdirip, Tahran’la daha tartışmalı bir ilişkiyi kendi başlarına çözmeye bırakması durumunda da risk altında olabilirler. Ayrıca, herhangi bir müdahalenin sembolik olacağından ve savaşın seyrini değiştirmesinin muhtemel olmadığından da endişe duyuyorlar.”