Gündem
Yazıklar olsun bir cinayeti bu ifadelerle aklamaya çalışan avukatlara! Meşru müdafaa gibi göstermeye kalktılar
İstanbul Ümraniye'de silahlı saldırıda öldürülen futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde gözaltına ilişkin aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve İzzet Yıldızhan'ın da bulunduğu 7 şüpheli tutuklandı. Katil zanlısı Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Kadayıfçıoğlu'nun ifadesinde "Boğuşma esnasında silah bir anda patladı, ben kesinlikle silahla ateş etmedim" dediği öğrenildi. Alçakça bir cinayeti, meşru müdafaa gibi göstermeye kalkan sözde hukukçular ‘yazıklar olsun’ dedirtti… İşte Kadayıfçıoğlu’nun ifadesinin tam metni…
Türkiye’nin günlerdir konuştuğu olay, 19 Mart gecesi Ümraniye Sıddık Sokak'ta meydana geldi. Rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kundakçı’dan (21) yardım istedi. Kubilay Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte, Aleyna Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler, otomobil içinde bekleyenlere saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan futbolcu Kubilay Kundakçı ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç, yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetti.
MEŞRU MÜDAFAA GİBİ GÖSTERMEYE KALKTILAR
Alaattin Kadayıfçıoğlu ise avukatlarının yönlendirmesi ile cinayeti meşru müdafaa gibi göstermeye kalktı.
Kendisinin eğitim ve kültürlü bir insan olduğunu anlatan Kadayıfçıoğlu’nun ifadesi şöyle: 18 Mart'ta Aleyna akşam saatlerinde bana geldi, o gece benim misafirim oldu. Sabah Aleyna işe gidecekti, kendi aracının Avrupa yakasında olduğunu söyledi. Kendime ait aracımı verdim, işe gitti. Bende kendime ait başka bir araçla öğlen vakti evden çıkarak iş yerine gittim.
Gün içinde rutin işlerimi hallettim. Akşam Aleyna ile buluşacaktık. Bundan dolayı Aleyna'yı aradım. Kendisi bana annesinin yanında olduğunu söyledi. Bunun üzerine Aleyna'yı almak için annesinin evine giderek Aleyna'yı aldım. Aleyna'yı alınca bana ait aracın stüdyo önünde olduğunu, ayrıca köpeğinin ve eşyalarının da stüdyoda olduğunu, onları alacağını söylemesi üzerine kullandığım araç binek olduğundan eşyaların ve köpeğin araca sığmayacağını düşündüm.
Babam da annemle birlikte o gün İngiltere'de okuyan kardeşimin yanına gittiği için aracın boş olduğunu düşünerek babamın şoförü olan Hüseyin'i aradım. Hem benim aracımı almak hem de eşyaları ve köpeği almak için yanına Mustafa'yı alarak Aleyna'nın evinin önüne gelmesini söyledim ve gelince orada buluştuk.
KONUMU BANA ATTI
Normalde aracı almaya Hüseyin ve Mustafa gidecekti, bundan dolayı Aleyna'da bana stüdyonun konumunu attı. Ben de konumu Hüseyin'e attım. Ancak Aleyna köpeği görmek ve eşyalarını almak istediği için bizde gidelim dedi. Bunun üzerine 2 araç olarak stüdyoya doğru gittik. Ben ve Aleyna benim kullandığım araçla, Hüseyin ve Mustafa ise arkamızda bulunan başka bir araçtaydılar. Birlikte stüdyonun bulunduğu sokağa doğru gidene kadar Aleyna ile normal sohbet ediyorduk.
Stüdyonun olduğu sokağa girince aracımın farları sokakta park halinde olan bir aracın içini aydınlatınca araç içinde 3-4 kişinin olduğunu gördüm. Bu esnada Aleyna 'aaa bunlar burada daha gitmemişler' dedi. Ben de kendisine 'hayırdır bunlar kim' diye sordum.
Kendisi de bana hani öğlen sana köpeğimi almak isteyenler var diye söylemiştim, sen de bana polisi ara polis gelsin demiştin ya işte bunlar o şahıslar diye söyledi.
TORPİDODAN BİRŞEYLER ALDIĞINI GÖRDÜM
Bunun üzerine bu şahıslar kim diye sordum. Kendisi de 'sana bahsettiğim ayrılmış olduğum eski sevgilim' dedi. Bu esnada ben araç içerisindeki bu şahıslara baktığımda aracın sağ ön yolcu koltuğunda oturan şahısla ben ve Aleyna göz göze geldik.
Bu sırada şahsın torpidodan bir şeyler alıp, arkada oturan kişilere dönüp bir şeyler konuşup tekrar döndüğünü görünce Aleyna ve ben tedirgin olduk. Ayrıca Aleyna bana 'bunlar Bağcılar çocuğu dikkatli ol' dedi.
Bunun üzerine bu şahısların araçtan inip bizim yanımıza gelmesinden ya da araçtan silahla bize doğru ateş etmesinden tedirgin olduğum ve korktuğum için şahısları engellemek ve olumsuz bir olay yaşanmasının önüne geçmek için hemen araçtan inerek bu şahısların bize zarar vermesini engellemek ve konuşmak amacıyla bu şahıslarla konuşmak için bu şahısların yanına doğru gittim ve bulundukları aracın camını parmağımda bulunan yüzükle tıklattım.
KAPIYLA BANA VURDU
Bu esnada şahıs kapıyı üzerime doğru sert şekilde açıp beni itti ve kapıyı bana vurdu. Bende bu şahsın benim üzerime gelmemesi ve araçtan inmemesi için kapıyı iterek kapattım, bu esnada belimde bulunan silahımı sol elimdeydi. Bu şahıs kapıdan inemeyince aracın camını açtı.
O esnada bu şahsın oturmuş olduğu koltukta bacaklarının arasında metal renkli parlayan bir şey görünce silah ya da bıçak olduğu düşüncesine kapıldım. Bu arada şahıslara 'beyler aracınızı buradan alın, aracımızı alıp gideceğiz' dedim.
Bu esnada önde oturan şahıs eliyle bana müdahale ederek vurmaya çalışınca silah bulunmayan elimle şahsı engellemeye çalıştım, ancak şahıs 2 eliyle bana müdahale edince elimde silah bulunan sol elimi de istemsizce kendimi savunmak maksadıyla şahsa doğru götürdüm.
BEN KESİNLİKLE ATEŞ ETMEDİM
Şahıs ise halen bana hamle yapıyordu ve elimde bulunan silahı tutuyordu. Bu boğuşma esnasında silah bir anda patladı, ben kesinlikle silahla ateş etmedim.
Silah patlayınca şoka girdim. Benim silahım mı patladı, başka bir silah mı patladı onu dahi fark etmedim. Olayın şokuyla bir an önce oradan ayrılmak istedim. İçinde bulunduğum şok halinden dolayı kendi aracımı kullanamayacağımı düşündüğüm için geldiğim araca değil de diğer araca geçtim, Aleyna'da yanımda idi. O da panik halindeydi. Hatırladığım kadarıyla benim kullandığım aracımı da Hüseyin kullandı.
HEMEN BABAMA ULAŞMAK İSTEDİM
Oradan ayrıldık, almaya gittiğimiz aracım da orada kaldı. Ben yaşanan bu olaydan dolayı son derece tedirgin oldum, olayı anlamaya çalıştım. Babama ulaşmak istedim, ancak babam İngiltere'ye gittiği için uçakta olduğundan kendisine ulaşamadım. Olayın kaza ile olduğunu düşündüğüm için polise gittiğimde kendimi ifade edememekten korktuğum için polise bildirimde bulunmadım.
Bunun üzerine kendime yakın hissettiğim için babamın amcaoğlu olan Metin Kadayıfçıoğlu'nun yanına gittim. Kendisine detaylarını söylemeden bir olaya karıştığımı söyledim. Metin Kadayıfçıoğlu'da bana "nasıl bir olay" diye sordu. Ben olayın ne olduğunu dahi anlamadığım için olayı kendisine anlatamadım.
BEN EĞİTİMLİ VE KÜLTÜRLÜ BİN İNSANIM
Metin Kadayıfçıoğlu beni bir ticari taksiye bindirerek Avrupa Yakası'na geçirdi. Daha önceden şirket olarak kiraladığımız ancak halen teslim almadığımız, sadece anahtarı bizde olan, içindeki eşyaları sahibi tarafından teslim alınmayan Zorlu Center'da bulunan açık adresini tam bilmediğim, ancak istendiğinde gösterebileceğim adrese daha önce babamın yanında çalışan Engin Taşkıran ile geçtim.
Daha sonra polisler gelip beni yakaladılar. Ardından işlemler için büronuza getirildim. Yaşanan olayda ölen ismini bu olaydan dolayı öğrendiğim Kubilay Kaan Kundakçı isimli şahsa üzülüyorum. Ben böyle bir olay yaşanmasını istemezdim.
Zaten böyle bir olayın içinde bulunacak yapıda ve karakterde bir insanda değilim. Eğitimli ve kültürlü bir insanım. Olayın olduğu yere kendi şahsi aracımı almak ve kız arkadaşımın eşyaları ile köpeğini almak amacıyla gittim.
Yaşanan olay tamamen spontane gelişti. Yaşadığım korku ve panikle oradan hemen uzaklaştım.