Gündem
İsrail'in gözü Ege'de! Yahudiler Türkiye'nin dibindeki adaları Yunanlardan satın alacak!
Benny Gantz öncülüğündeki çevrelerin, Yunan adaları’nın satın alınmasını gündeme getirdiği iddiası, Yunan basınında geniş yankı buldu. “Mavi-Beyaz” (Kahol Lavan) partisine yakın bir temsilcinin, Yahudi Ulusal Fonu kaynakları aracılığıyla Yunanistan’daki bazı adaların satın alınması için girişimde bulunduğu öne sürüldü.
Benny Gantz öncülüğündeki çevrelerin, Yunan adaları’nın satın alınmasını gündeme getirdiği iddiası, Yunan basınında geniş yankı buldu. “Mavi-Beyaz” (Kahol Lavan) partisine yakın bir temsilcinin, Yahudi Ulusal Fonu kaynakları aracılığıyla Yunanistan’daki bazı adaların satın alınması için girişimde bulunduğu öne sürüldü.
Haberde, JNF’ye bağlı Himnuta şirketinin yönetim kurulunda yer alan Avri Steiner’in bu öneriyi resmi olarak gündeme taşıdığı belirtildi.
Gerekçe: Savaş ve tehdit senaryoları
İsrail basınına konuşan Steiner, önerinin arkasında artan güvenlik kaygılarının bulunduğunu ifade etti. Özellikle İran’ın balistik füze kapasitesine dair tartışmaların İsrail kamuoyunda ciddi bir endişe oluşturduğu vurgulandı.
Steiner, “Büyük bir nüfusu tehdit eden bir senaryo gerçekleşirse ne yapacağız?” diyerek, İsrailli siviller için alternatif tahliye ve sığınma alanlarının düşünülmesi gerektiğini savundu..
“40’a yakın boş ada var” iddiası
İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, Yunanistan’da yerleşim bulunmayan yaklaşık 40 ada olduğu ve bu adaların satın alınarak altyapı kurulabileceği öne sürüldü. Bu adaların, olası bir savaş veya afet durumunda hızlı tahliye noktası olarak kullanılabileceği ifade edildi.
Haaretz gazetesinin aktardığına göre, söz konusu öneri JNF yönetim kurulunda çoğunluk tarafından reddedildi. Ret gerekçesi olarak ise kurumun kuruluş amacının İsrail dışından toprak satın almayı kapsamadığı gösterildi.
Haberde, İsrail’in geçmişte de Yunan adalarına yönelik benzer planları tartıştığı hatırlatıldı. 2012 yılında bir Yunan adasının İsrail donanması için kiralanması veya satın alınması önerisinin gündeme geldiği ancak dönemin Savunma Bakanı Ehud Barak tarafından uygun bulunmayarak rafa kaldırıldığı belirtildi.
Yunanistan ekonomik gerekçelerle açık kapı bırakıyor
Yunanistan basınında yer alan haberlerde, ülkenin borç yükünü azaltmak amacıyla bazı ıssız ada ve adacıkların uzun süreli kiralanmasının zaman zaman gündeme geldiği ifade ediliyor. Bu durumun, söz konusu iddiaların ciddiyetini artırdığı yorumları yapılıyor.
Bölgesel mesaj: Doğu Akdeniz’de yeni denklem mi?
Benjamin Netanyahu daha önce Kiryakos Mitsotakis ve Nikos Christodoulides ile yaptığı görüşmede Doğu Akdeniz’de iş birliği ve güvenlik vurgusu yapmış, isim vermeden Türkiye’ye mesaj olarak yorumlanan ifadeler kullanmıştı.
Netanyahu’nun “Bölgede yeniden hâkimiyet kurmayı hayal edenlere izin verilmeyecek” sözleri, İsrail-Yunanistan-GKRY hattında gelişen stratejik yakınlaşmanın bir göstergesi olarak değerlendirilmişti.
Uzmanlar ne diyor?
Uzmanlara göre bu tür girişimler henüz somut bir plan olmaktan uzak olsa da, İsrail’de artan güvenlik kaygılarının ve “alternatif güvenli alan” arayışlarının yeni jeopolitik tartışmaları tetiklediği görülüyor.
Bu gelişmeler, Doğu Akdeniz’de zaten kırılgan olan dengelerin daha da hassas hale gelebileceğine işaret ediyor.
HABER YORUM
Böyle bir şey mümkün mü?
Evet mümkün çünkü karşımızda, Vaad edilmiş topraklara ulaşabilmek adına makyavelist düşünen Siyonist bir kafa var.
Yani hedefe ulaşmak için her yolu mubah görüp, insanları katleden, yakan yıkan ve yok etmekten zevk alan bir kafa bu…
Hunharca, adice ve karşısında ki insanları, insan bile görmeyen goyim olarak gören bir kafa…
Bunu Gazze’de gördük…
İran’da gördük…
Şu anda Lübnan’da görüyoruz…
“Sonuçta, tahrif edilmiş ya da Kur’an-ı Kerim geldikten sonra hükümleri nesh edilmiş bugünkü Tevrat’ı açtığınızda “Vaad edilmiş” topraklar haritasını görüyorsanız ve bu haritada Türkiye’de varsa, buna şaşırmamak gerekiyor.
“Elbette bunu başaramayacaklar… Ama bir an için başardıklarını düşünelim. O zaman bizim çocuklarımıza ya da torunlarımıza da, bugün Filistinli kardeşlerimize atılan iftiralar gibi, ‘Onlar da topraklarını Yahudilere sattı’ mı denecek?
Peki bizim evlatlarımız ne diyecek? ‘Hayır, bizim dedelerimiz satmadı. O adaları Yunanlılar sattı ve onlar ülkemizi işgal etti’ diyerek derdini anlatmaya çalıştığında, bunu kim ne kadar duyacak?”
Haydi beyler, haydi hanım efendiler! Uyanalım artık..
Bugün olup biteni sadece izleyen değil, anlayan ve sorgulayan bir bilinç inşa etmek zorundayız. Çünkü mesele sadece bir coğrafya meselesi değil; mesele, hak ile güç arasındaki kadim mücadeledir.
Eğer biz bugün olanları doğru okuyamazsak, yarın bize anlatılan hikâyelerin doğruluğunu da sorgulayamayız. Tarih, susanları değil; gerçeği arayanları yazar.
Unutmayalım: Toprak sadece üzerinde yaşanan bir yer değildir. Toprak, hafızadır… Kimliğimizdir… Geleceğe bırakacağımız en büyük emanettir.
Ve o emaneti korumak, sadece silahla değil; bilinçle, adaletle ve hakikate sahip çıkmakla mümkündür.”