AKİT MENÜ

Teknoloji

ROKETSAN yerli ve milli olarak üretti! SİHA’larımızdaki bu özellik birçok ülkede yok

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, yerli ve milli imkanlarla üretilen silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) füzelerinin ROKETSAN tarafından üretildiğini hatırlatarak, “ROKETSAN'ın füzeleri aslında SİHA’larımızı harp alanında etkili bir silah haline getiriyor. Burada balistik füzeler çok önemli. Çünkü bu balistik füzeler süpersonik hızlarda uçup hedefine gidebiliyor. SİHA'ları tehdit eden ne kadar hava savunma unsuru varsa onları bertaraf edebiliyor. Bu füzeler şu anda bunun benzerleri dünyada çok fazla yok. SİHA’lardan balistik füze ateşleyebilen çok da fazla ülke yok” diye konuştu.

DHA

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) tarafından düzenlenen ‘Fikir Zirvesi’ programında ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci öğrencilerle bir araya geldi. Üniversitenin kongre merkezinde bulunan bordo salonda düzenlenen programa, BAİBÜ Rektörü ve aynı zamanda ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Faruk Yiğit, öğretim üyeleri ile kentteki çeşitli liselerden gelen öğrenciler ile üniversite öğrencileri katıldı. İkinci, savunma sanayi alanında üretilen yerli ve milli silahları öğrencilere anlattı.

‘SAVUNMA SANAYİ ALANINDA CİDDİ YATIRIMLAR VAR’

Bir ülkenin, çocuklarının hayatını garanti altına almak istiyorsa kendi ülke güvenliğini de en üst derecede korumak için ona sahip çıkmak zorunda olduğunu vurgulayan Murat İkinci, “Kendinizi koruyacak sistemleriniz yoksa dünyada işte hukukunun, insan haklarının, uluslararası ilişkilerin çok önemli olmayan bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan aslında kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü veya kendisine rakip gördüğü ülkelere çok kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da uluslararası anlamda herhangi bir kritere, herhangi bir hukuki zemine, herhangi bir gerekçeye de dayandırma zorunluluğu da yok. Dolayısıyla bir ülke eğer gelecekte kendisine bir fırsat oluşturmak istiyorsa, gelecek nesilleri aslında çocuklarının hayatını garanti altına almak istiyorsa, kendi ülke güvenliğini de bir şekilde en üst derecede korumak ona en üst derecede sahip çıkmak zorunda. ROKETSAN'ın aslında gelecek için üretmiş olduğu teknoloji ile ilgili ciddi planları var. Savunma sanayi alanında ciddi yatırımları var. Çünkü her ülke kendi savunma sanayisiyle aslında kendi ülkesinin vatandaşlarının ülkesinin güvenliğini sağlama gayreti içerisinde. Bunu Türkiye çok uzun zamandır yapıyor. Yeni bir şey değil bizim açımızdan bu. Çok uzun zamandır bu konuda çalışmalar yapıyor ve bu çalışmaların meyvelerini de şu anda Türkiye olarak bizler görüyoruz” diye konuştu.

‘YAPAY ZEKÂ TEKNOLOJİLERİNİ FÜZELERE ENTEGRE EDİYORUZ’

İkinci, “Bizim füzelerimiz tabii tek başına iş yaparken aslında bundan sonraki süreçte şunu görüyoruz. Özellikle bu son İran savaşında bunu çok net gördük. Hava savunma sistemleri, sürü halinde gelen, çoklu saldıran sistemlere karşı çok etkinlik sağlayamayabiliyor. Onun için sürü teknolojileri, sürü teknolojisinin birden fazla, belki onlarca, yüzlerce küçük platformun bir arada saldırıya geçtiği veya bir arada savunmaya geçtiği sistemlerden bahsediyoruz. Sürü teknolojileri bundan sonraki aslında süreçte savunma sanayini en fazla derinden etkileyecek teknolojilerden bir tanesi olacak. Yine bunun yanı sıra tüm sektörlerde aslında çok derin etkilere sahip olan yapay zekâ teknolojileri geliyor. Yapay zeka teknolojilerini biz kendi füzelerimize entegre ediyoruz. Yapay zekâ bize ne getiriyor? Füzelerimiz aslında havadayken hedeflerini kendi başlarına değerlendirip doğru hedeflere doğru angajmanla saldırı yapma veya gelen tehditlere karşı doğru savunma sistemlerini harekete geçirme gibi özellikleri kendi içerisinde geliştirebiliyor” ifadelerini kullandı.

‘SAVUNMA SİSTEMLERİNİN GİDECEĞİ NOKTA, UZAY SİSTEMLERİ’

Savunma sistemlerinin gideceği noktanın uzay sistemleri olduğuna dikkat çeken Murat İkinci, şöyle konuştu:

“ROKETSAN da aslında ülkemizin en büyük uzay kurumlarından bir tanesi. Bizlerin temel görevi aslında bize verilmiş olan bir uyduyu kendi lançerlerimizi, kendi uzay araçlarımızı kullanarak uzaydaki yörüngesine taşımak. Buradaki önemli hususlardan bir tanesi artık bundan sonraki süreçte de bizler savunma sektörünün artık uzaya taşınacağını hem saldırı hem de savunma amacıyla uzay sistemlerinin kullanacağı bir döneme doğru girdiğimizi düşünüyoruz. Bundan sonraki süreçte aslında sık sık uzay sistemleri, uzaydaki konuşlandırılmış olan tehditler ve bu tehditlerin ortadan kaldırılması ile ilgili konuları çalışacağız ve göreceğiz. Çünkü artık ne tehdit ne de savunma kabiliyeti olduğu yerde durmuyor. Devamlı bir değişim süreci içerisinde. Yüzlerce kilometre uzaktaki bir düşman unsurunu tayfun füzesini kullanarak 1 metreden az bir hassasiyette vurabiliyorsunuz. Geçmişte hassasiyet çok önemli bir husus değildi. Yani bir ülkeler arası savaşta aslında ne kadar zarar veriyorsanız, nereye atıyorsanız, nereye denk geliyorsa, o kadar zarar veriyorsa, o kadar iyiydi ama şimdi artık sadece sizi tehdit eden unsurları ortadan kaldırabilmeniz için hassasiyet çok kıymetli bir şey. Çünkü füzenizin sizi tehdit eden düşman unsuruna ulaşması lazım. Onun yakınındaki, onun etrafındaki sivil hedeflere zarar vermemesi lazım. Bu bizim silahlı kuvvetlerimizin çok önemli bir hassasiyeti. Bizim de Türk milleti olarak çok önemli bir hassasiyetimiz. Onun için bizim için füzelerin hassasiyeti çok önemli. Hedefini vurması lazım her ne koşulda olursa olsun.”

 

‘TANKSAVAR FÜZELERİ ÇOK BÜYÜK AVANTAJ SAĞLIYOR’

Tanksavar füzelerinin her platformdan atılabildiğini ifade eden İkinci, “Bunları çok üretiyoruz. Yüzlerce, binlerce üretilen sistemler. Ve özellikle harp alanında zırhlı araçlara karşı çok ciddi etki yarattı. Bunun üzerindeki teknoloji de aslında tanksavar füzesinin üzerindeki teknoloji de üzerindeki harp başlığı, tandem harp başlığı 1,5 metre saf çeliği delebiliyor. Küçük bir füze ama 1,5 metrelik şöyle kocaman bir saf çelik blok düşünün, onun bir ucundan girip diğer ucundan çıkabiliyor. Bunu nasıl yapıyor, üzerinde aslında bir özel bir teknoloji var. İki fazlı bir harp başlığı var. Bunu dünyada yapabilen, üretebilen ülkelerin sayısı çok değil. Bizler bu konuda çok üretim yapıyoruz ve yapmış olduğumuz bu füzeleri aslında çok değişik platformlardan atabiliyoruz. Bu bize hem terör operasyonlarında hem de uluslararası operasyonlarda çok büyük artı avantaj sağlıyor. Aslında SİHA'ları SİHA yapan, savaş araçlarının vurucu gücünü sağlayan füzeler ROKETSAN'ın füzeleri. ROKETSAN'ın füzeleri aslında SİHA'larımızı harp alanında etkili bir silah haline getiriyor. Burada balistik füzeler çok önemli. Çünkü bu balistik füzeler süpersonik hızlarda uçup hedefine gidebiliyor. SİHA'ları tehdit eden ne kadar hava savunma unsuru varsa onları bertaraf edebiliyor. Bu füzeler şu anda bunun benzerleri dünyada çok fazla yok. SİHA'lardan balistik füze ateşleyebilen çok da fazla ülke yok. Bu füzeler özellikle bizim terör operasyonlarında, uluslararası operasyonlarda çok ciddi fark yaratıyor” dedi.

Yorumlara Git

S 400’lere demediklerini bırakmamışlardı! CHP’li Emir hava savunma sisteminin güçlendirilmesini istedi!

Amerika rüyası kabusa döndü! Market fiyatları isyan ettirdi!

Türkiye Basın Federasyonundan küfürbaz Özgür Özel’e tepki! 'Akit'e seviyesiz saldırı kabul edilemez'

DEM’li Başkan Ekrem’in izinde! Sonun benzemesin!

İran'dan ABD'ye müzakere cevabı: Saldırıları durdur ve tüm zararımızı karşıla!