Gündem
İki şeytan anlaştı: ABD ve İsrail'den İran'a kanlı tezgah!
İslam coğrafyasını kan gölüne çevirmekten çekinmeyen "Büyük Şeytan" ABD ve onun Orta Doğu'daki taşeronu katil İsrail, İran'a yönelik sinsi planlarını devreye soktu. Müzakere masasını oyalama aracı olarak kullanan şer ittifakı, bir yandan diplomasi tiyatrosu oynarken diğer yandan bölgeye askeri yığınak yaparak saldırı hazırlıklarını sıklaştırdı.
Diplomasi kılıfı altında işgal hazırlığı
İsrail merkezli Kanal 12 televizyonunun servis ettiği bilgilere göre, ABD ve İsrail üst düzey yetkilileri arasında son günlerde trafik hızlandı. Müzakerelerin başarısız olma ihtimalini bahane eden ikili, askeri koordinasyonu en üst seviyeye çıkardı. Bölgeyi ateş çemberine atmaya niyetli olan bu ittifakın, İran'ın direnişini kırmak ve bölgedeki stratejik dengeleri kendi lehine çevirmek için sinsi bir kara harekatını tekrar gündeme getirdiği belirtiliyor.
Hedef: İran'ın altyapısını felç etmek
Haberde yer alan iddialara göre, katil İsrail yönetimi İran'ın hayati altyapı tesislerine doğrudan saldırı düzenlenmesi için Washington'a baskı yapıyor. ABD yönetimi ise her ne kadar "istemiyormuş" gibi bir imaj çizse de, bölgeye yaptığı devasa askeri yığınakla aslında niyetinin ne olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu hazırlığın ya sahte bir "zafer imajı" yaratmak ya da Orta Doğu'da haritaları yeniden çizecek kanlı bir operasyon dizisinin başlangıcı olduğunu ifade ediyor.
İran, şer ittifakına güvenmiyor
Tahran yönetimi ise ABD'nin samimiyetsiz tutumuna karşı teyakkuzda. ABD'nin müzakere taleplerini "zaman kazanma manevrası" olarak gören İran, Batı'nın bu sinsi hamlelerine karşı: Güven sorunu: Washington'ın taleplerine henüz cevap vermeyerek mesafeli duruşunu koruyor. Yeni denklemler: Rusya ve Çin ile temaslarını sıklaştırarak, Batı baskısına karşı küresel bir blok oluşturmaya çalışıyor. Bölgesel ittifak: Körfez ülkelerini de denkleme dahil ederek, ABD-İsrail fitnesini boşa çıkarmayı hedefliyor.
İslam dünyası teyakkuzda olmalı
Saldırıların 31. gününe girdiği bu kritik süreçte, ABD ve İsrail'in bölgedeki askeri hareketliliği tüm İslam dünyası için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Kendi çıkarları için kan dökmekten çekinmeyen bu ittifakın asıl amacının, bölgeyi istikrarsızlaştırarak sömürü düzenini sürdürmek olduğu bir kez daha tescillenmiş oldu.