Gündem
"Özel hayat" maskesiyle rezaleti savunanlara Ali Karahasanoğlu’ndan tokat gibi cevap!
Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, CHP’li Uşak Belediye Başkanı’nın 21 yaşındaki belediye çalışanıyla otel odasında basılmasının ardından patlak veren skandalı ve bu rezaleti "özel hayat" kılıfıyla savunmaya kalkan zihniyeti yerden yere vurdu. Karahasanoğlu, "Adamda küçücük bir utanma yok, seçmenden özür dilemek yok; aksine fonlanmış kalemler aracılığıyla ahlaksızlığı savunuyorlar" diyerek sol mahalledeki ikiyüzlülüğü deşifre etti.
Karahasanoğlu, skandalın "özel hayat" sınırlarını çoktan aştığını belirterek, CHP yönetiminin ve destekçilerinin mantıksız savunmalarını şu sorularla çürüttü:
"Medeni Kanun" diyenler nerede?
Yazısında, her fırsatta "Atatürk devrimleri" ve "Medeni Kanun" üzerinden dindar kesime saldıran laikçi kesime de sert eleştiriler yönelten Karahasanoğlu, şu çarpıcı kıyaslamayı yaptı:
"Osmanlı’da bir erkek dört kadın alıyordu diyerek dinimize hakaret edenler; şimdi evli bir belediye başkanının genç bir kızı otel odasına kapatmasına 'özel hayat' diyerek rezilliğin ortasına tüy dikiyorlar. Nikahsız birliktelik özel hayat ise, bir erkeğin helaliyle birden fazla hanım almasına niye karışıyordunuz?"
Emin Çölaşan ve "Utanmazlığın Zirvesi"
Sözcü yazarı Emin Çölaşan’ın "Hesabı devlet değil, evdeki eş sorar" şeklindeki savunmasını "utanmazlıkta zirve" olarak nitelendiren Karahasanoğlu; bu mantığın, yolsuzluk ve rüşvetle susturulmuş bir aile yapısını meşrulaştırmaya çalıştığını ifade etti. "İstiyorlar ki; kamu imkanlarıyla eşe dosta sus payı verilsin, rezilliklerin üstü kapansın" dedi.
"İslam’da tecessüs" kavramını çarpıtmayın!
Kendi mahallesinden bu skandala "tecessüs (başkalarının kusurunu araştırma) günahtır" diyerek sahip çıkanlara da hatırlatmada bulunan yazar:Gizli saklı değil, ayan beyan: "Kimse evin odasına kamera yerleştirmedi. Otel kayıtları, rüşvet ve ihaleye fesat soruşturmalarıyla bu rezillik ayan beyan ortada."
Kamu görevlisinin uçkuruna sahip çıkamamasının, kamu malını da peşkeş çekeceği gerçeğinin halk tarafından bilindiğini belirterek, İslami kavramların bu ahlaksızlığı örtmek için kullanılmaması gerektiğini vurguladı.
Seçim öncesi "Aile Babası", seçim sonrası "Hovarda"
Seçim döneminde halka "ailesine bağlı, üç çocuk babası" imajıyla pazarlanan isimlerin, koltuğa oturunca "21 yaşındaki kızlarla otel köşelerinde ilgilenen bir zampara"ya dönüştüğünü söyleyen Karahasanoğlu, "Cesaretiniz varsa seçim mitinglerinde de 'Ben belediye çalışanlarını yatağa atacağım, bu benim özel hayatım' deyin de kaç oy alıyorsunuz görelim!" sözleriyle meydan okudu.
Ali Karahasanoğlu'nun yazısını okumak için tıklayın>>>