Aktüel
Siyonist Zulmünü Bitirecek Strateji: işgal Rejiminin İki Zayıf Halkası
Mirat Haber yazarı Prof. Dr. Kutluk Özgüven, İslam dünyasının Siyonist rejimi askeri olarak dize getirmesinin mümkün olduğunu belirterek, hava gücü ve nükleer şantajı etkisiz kılacak iki kritik hamleyi kaleme aldı.
Mirat Haber yazarı Prof. Dr. Kutluk Özgüven, İslam dünyasının Siyonist rejimi askeri olarak dize getirmesinin mümkün olduğunu belirterek, hava gücü ve nükleer şantajı etkisiz kılacak iki kritik hamleyi kaleme aldı.
Filistin topraklarında adeta bir kanser hücresi gibi yayılan, uluslararası hukuku ve insani değerleri hiçe sayarak soykırım suçunu sürdüren Siyonist rejim için yolun sonu görünüyor. Mirat Haber yazarı Prof. Dr. Kutluk Özgüven, kaleme aldığı son analizinde, işgalci gücün "yenilmezlik" efsanesini yerle bir edecek askeri doktrini açıkladı. Özgüven’e göre, parçalanmış haldeki İslam dünyası bile doğru stratejik hamlelerle Siyonist terörü askeri bir mağlubiyete uğratma potansiyeline sahip.
Göklerdeki Hegemonya Kırılmalı: Pistler ve Hangarlar Hedefte
Siyonist rejimin askeri gücünün merkezinde F-15, F-16 ve F-35 filolarından oluşan hava kuvvetlerinin yattığını vurgulayan Özgüven, bu gücün dengelenmemesi durumunda kara ve deniz üstünlüğünün bir anlam ifade etmeyeceğini belirtti. Yazısında bu uçakların en büyük zayıflığının "pist bağımlılığı" olduğunu ifade eden Özgüven, şu önemli tespitlerde bulundu:
"Siyonist rejimin hava gücü ancak normal jet pistlerine muhtaçtır. Pistler ve uçakların gizlendiği yeraltı tünellerinin giriş-çıkış noktaları vurulduğunda, yüz milyon dolarlık o uçaklar uzun süre etkisiz kalacaktır."
Özgüven, Türkiye’nin "Çelik Kubbe" doktrini ve yerli savunma sanayii atılımlarıyla bu alanda büyük bir sıçrama yaptığını, ancak kısa vadede Tel Aviv’deki üsleri vuracak orta menzilli füzeler ve SİHA’lara ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı.
Nükleer Şantaja Karşı "Mütekabiliyet" Silahı
İşgal rejiminin en büyük kozu olan nükleer silah kapasitesinin, Müslüman ülkeler için bir korku duvarı olmaktan çıkarılması gerektiğini savunan Prof. Dr. Kutluk Özgüven, çözümün **"nükleer denge"**den geçtiğine işaret etti. Siyonistlerin ancak kendi varlıklarının tehlikeye gireceğini anladıklarında geri adım atacağını belirten yazar, bölgede kalıcı barışın tesisi için şu analizi paylaştı:
Caydırıcılık Şart: Hiçbir Müslüman devlet atom bombasını ilk kullanan olmaz, ancak milyonlarca vatandaşı katledilen bir devletin cevap verme yeteneğine sahip olması şarttır.
İran ve Pakistan Örneği: Pakistan’ın sahip olduğu, İran’ın ise kısa sürede elde edebileceği nükleer kapasite, Siyonist rejimin nükleer şantajını boşa çıkaracak en büyük unsurdur.
Golan Tepeleri ve Özgürlük: Hava gücü dengelenen ve nükleer tehdidi dizginlenen bir ortamda, Türk ordusunun Suriye üzerinden Golan Tepeleri’ne ilerlemesinin önünde hiçbir engel kalmayacaktır.
Siyonist Rüyanın Sonu: Büyük İsrail Hülyasından Uyanış
Prof. Dr. Özgüven, İslam dünyasının teknolojik ve stratejik olarak bu iki başlığa (Hava savunma ve nükleer caydırıcılık) odaklanması durumunda, Siyonist rejimin 1967 sınırlarına çekilmeye ve "Büyük İsrail" rüyasından uyanmaya zorlanacağını belirtti. Yazının sonunda, işgalci gücün yıllardır sürdürdüğü "Müslümanlara nükleer silah yok" propagandasının temelinde, bir gün konvansiyonel bir kara harekatıyla karşılaşma korkusunun yattığına dikkat çekildi.