AKİT MENÜ

Gündem

Kadıköy’de cami tartışması: Semtler kimsenin tekelinde değildir

Türkiye Gazetesi yazarı Atilla Yayla, son dönemde yeniden alevlenen Kadıköy sahiline cami yapılması tartışmalarını köşesine taşıdı. Yayla, meseleye özgürlükçü laiklik ve toplumsal ihtiyaçlar penceresinden bakarak, itirazların temelindeki "vesayetçi" bakış açısını eleştirdi.

Yücel Kaya

Taksim örneği: İhtiyaç ve estetik bir arada

Yazısında daha önce benzer tartışmaların yaşandığı Taksim Camii sürecini hatırlatan Yayla, projenin tamamlanmasının ardından hem mimari estetiğin hem de bölgedeki ibadet ve sosyal alan ihtiyacının karşılandığını belirtti. Kadıköy için de benzer bir külliye modelinin (kitabevi, konferans salonu, otopark vb.) gündemde olduğunu vurgulayan yazar, ibadethanelerin çoğulcu toplumların meşru ihtiyaçları olduğunu ifade etti.

"Özgürlükçü laiklik" vurgusu

Atilla Yayla, Kadıköy’deki cami projesine karşı çıkanların "laiklik ve cumhuriyetin korunması" iddiasını şu sözlerle eleştirdi:

"Laiklik, dinin kamusal hayattan bütünüyle silinmesi değil, devletin inançlar ve inançsızlık karşısında tarafsız kalarak herkesin vicdan özgürlüğünü güvence altına almasıdır."

Bir bölgede cami, kilise veya sinagog bulunmasının o çevrede yaşayanlara bir inancın dayatılması anlamına gelmeyeceğini belirten Yayla, asıl sorunun laikliğin "dinin görünürlüğünü sınırlama projesi" olarak algılanması olduğunu ifade etti.

Semtler kimsenin tekelinde değildir

Şehirlerin ve mahallelerin belli bir hayat tarzının mülkiyetinde olamayacağını savunan yazar, demokratik ortak hayatın özünü şu şekilde özetledi:

Mülkiyet Anlayışı: Kadıköy sadece sekülerlerin, Fatih sadece muhafazakarların alanı olarak görülemez. Ortak Kamusal Alan: Farklı inançlar ve kültürel tercihler aynı kamusal dünyayı paylaşabilmelidir. Toplumsal Gerçeklik: Nüfus yoğunluğunun ve insan hareketliliğinin yüksek olduğu Kadıköy gibi merkezlerde ibadet mekanı ihtiyacını yok saymak, toplumsal gerçekliğe sırt çevirmektir.

"Kategorik karşıtlık laikliği yanlış anlamaktır"

Yazısının sonunda, Kadıköy’e cami yapılmasına kategorik olarak karşı çıkmanın laikliği savunmak değil, aksine onu yanlış anlamak olduğunu belirten Yayla; özgür bir toplumda devletin görevinin inançlar arasında bir hakemlikten ziyade, her bireyin özgürlüğünün güvencesi olması gerektiğini vurguladı. Atilla Yayla'ya göre, "Kadıköy’de camiye gerek yok" demek, aslında o bölgede ortak bir hayatın kurulmasına izin vermemekle eş anlamlıdır.

Yorumlara Git

İran’dan Kuveyt’e İHA hamlesi: Petrol rafinerisi hedef alındı

İstanbul ve İzmir hattında "Hafriyat" alarmı: Milyarlık döküm vurgunu iddiası

Kızıldeniz'de ağır yara almıştı: ABD’nin uçak gemisi şer ittifakı için yeniden göreve dönüyor

İstanbul’da 3 ayda 37 çete çökertildi, 26.5 milyarlık suç gelirine el konuldu

Özel’den sonra Müsavat! Zillet korosundan ara seçim tatavası