AKİT MENÜ

Gündem

İstanbul ve İzmir hattında "Hafriyat" alarmı: Milyarlık döküm vurgunu iddiası

Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür, İstanbul’da devam eden ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran "İmamoğlu Suç Örgütü" davasındaki yolsuzluk iddialarını köşesine taşıdı. Övür, davanın sadece İstanbul ile sınırlı olmadığını, benzer bir "rant ağının" İzmir’e de sıçradığını çarpıcı örneklerle gözler önüne serdi.

Yücel Kaya
Güncelleme Tarihi:

İstanbul’daki "Hafriyat Krallığı" ve firari isimler

İstanbul’daki davanın en büyük ayaklarından birini, milyarlarca liralık "toprak döküm vurgunu" oluşturuyor. İddianameye yansıyan bilgilere göre:

Rant Zinciri: İstanbul’un hafriyat döküm alanlarının kontrolü, firari şüpheli Murat Gülibrahimoğlu'na ait şirketler üzerinden tekelleştirildi. Gizli Kasa İddiası: Soruşturma kapsamında, bu süreçte elde edilen kayıt dışı paraların bir kısmının Fatih Keleş üzerinden belirli merkezlere aktarıldığı öne sürülüyor. Milyarlık Zarar: İBB’nin döküm işlerinde aylık yaklaşık 1,5 milyar TL zarara uğratıldığı, savcılık tarafından mal varlığına el konulan Gülibrahimoğlu’nun "naylon fatura" yöntemini kullandığı iddia ediliyor.

İzmir ayağı: Altın ve paralarla gelen skandal

Övür, İstanbul’daki döküm vurgununun benzer bir işaret fişeğinin aylar önce İzmir’de çaktığını belirtti. Bornova Belediyesi'ndeki toprak döküm işleriyle ilgili gündeme gelen detaylar oldukça sarsıcı: Altınlı Poz: 13 Kasım 2024 tarihli bir fotoğrafta, Nerman Hafriyat adına çalışan ve eski bir CHP milletvekili danışmanı olan Tanju Ceviz’in, balya balya paralar ve külçe altınlarla poz verdiği görülüyor. Vahşi Döküm: Bornova’nın Laka Köyü'ndeki uçurumlara ve derelere, yasal alanlar yerine kontrolsüzce atık boca edildiği; bu yolla milyarlarca liralık kayıt dışı rant elde edildiği iddia ediliyor. Belediyenin Tutumu: Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin, skandalın ardından Tanju Ceviz’i görevden almak yerine belediye içinde başka bir birime kaydırdığı ve sistemin aynen devam ettiği öne sürülüyor.

Siyasetin finansmanı mı?

Yazıda, İstanbul ve İzmir’deki bu benzer "toprak döküm" modellerinin sadece bireysel zenginleşme değil, "siyasetin finansmanı" adına kurulan sistematik bir ağ olup olmadığı sorgulanıyor. Çevreyi katleden vahşi döküm yöntemlerinin arkasındaki milyarlık trafiğin kimlere gittiği ve bu rant mekanizmasının yargı eliyle ne zaman tamamen deşifre edileceği Washington’dan İzmir’e kadar geniş bir siyasi tartışmanın odağında yer alıyor.

Yorumlara Git

Pentagon'da "ölü sayısı" depremi! Amerika kaybettiği savaştaki gerçek kayıplarını dünyadan gizliyor!

Rusya’dan Ukrayna’ya askerini çek uyarısı Adım adım işgal

AK Partili başkan hakkında ihraç talebi

Bunların da sosyalistliği bu kadar oluyor! Komünist yöneticiye hırsızlık davası

Seyahat süresi 35 dakikaya düştü! Bakan Uraloğlu: “Biz laf değil eser üretiyoruz”