AKİT MENÜ

Dünya

İsrail’in idam kararı Batı’nın ikiyüzlülüğü

Yaptığı soykırımla Gazze’yi kana bulayan siyonist İsrail rejimi, işkenceyle aldığı itirafları mahkumiyete çevirerek, idama kılıf hazırlarken, her fırsatta ‘insan hakları’ gerekçesiyle idama karşı olduklarını açıklayan AB ülkelerinden cılız bir itiraz geldi.

Haber Merkezi

Başta Gazze, Lübnan olmak üzere bölgeyi kana bulayan siyonist İsrail, bir yandan İran’a karşı başlattığı saldırıları sürdürürken, diğer yandan da Filistinli mazlumlara yönelik idam yasasını meclislerinden geçirdi. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir ve lideri olduğu Yahudi Gücü partisinin üyeleri, kararı şampanyayla kutladı. Katil Ben Gvir, “Filistinli teröristleri idam etmek için sabırsızlanıyorum” şeklinde faşizan ifadeler kullanırken, Avrupa’da idamın kaldırılmasına öncülük eden ve idamı hayat hakkının ihlali olarak ilkeleştiren AB, kararın “hayat hakkının açık ihlali” olduğu şeklinde cılız eleştiride bulunmakla yetindi.

 

SESSİZLİK SUÇA ORTAKLIK

İnsan hayatı üzerinden çifte standarta tepki gösteren Hukuki Araştırmalar Derneği Başkanı Hasan Oymak, şunları söyledi: “İsrail, işkenceyle aldığı itirafları mahkûmiyete çevirmekte, böylece yargısız infazlarına yargı kılıfı hazırlamaktadır. İsrail’in bu katliam yasasına Avrupa Parlamentosu’nda en büyük ikinci siyasi grup olan Sosyalistler ve Demokratlar Grubu’nun AB-İsrail Ortaklık anlaşmasının askıya alınması yönündeki çağrısı ümit verici olmakla birlikte yeterli değildir. Avrupa Birliği’nin AB-İsrail Ortak Ticaret Anlaşması’nı derhal askıya alması, her fırsatta ilan ettikleri insan haklarına saygı iddialarının samimi olup olmadığı konusunda bir turnusol kâğıdı olacaktır. 30 Mart eli kanlı bir devletin ayrımcı bir ceza rejimi inşa ettiği kara gündür! İsrail’in kendi iç hukukunu uluslararası insancıl hukukun üzerinde görme gafleti modern hukukun temellerine yönelik bir suikast girişimidir. Bu yasa İsrail’in kuruluşundan beri sürdürdüğü işgal ve zulüm politikalarının kanlı bir halkası olduğunu vurguluyoruz. Dünya kamuoyunun gözden kaçırdığı en kritik husus şudur: Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 68. maddesinin 2. fıkrası, işgalci bir gücün ancak işgalden önce o topraklarda var olan yasalar idamı öngörüyorsa bu cezayı verebileceğini emreder. Filistin topraklarında işgal öncesi hukukta bu karşılık yoktur. Nazi Almanyası tüm canilikleri kendi yasalarına uygun bir şekilde yapmıştır. İsrail de aynı yolda ilerliyor. Bu yasa, İsrail’in soykırımı mevzuatına uygun hale getirme çabasıdır. İşgal hukuku gereği Filistin halkının işgalci güce karşı bir sadakat yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle halkın kendi toprağını savunmasını ‘idamlık suç’ saymak hukuken hükümsüzdür. Filistin halkının yaşam hakkını savunmak tüm insanlığın borcudur ve sessizlik bu hukuksuzluğa ortak olmaktır.”

 

AVRUPA CESARET VERİYOR

Filistin Diplomasi Merkezi Başkanı Zaher Elbek de şöyle konuştu: “İsrail, küresel pusulayı İran’a çevirerek, kendisine Filistin topraklarında benzeri görülmemiş insanlık dışı bir tırmanış gerçekleştirmek için kendince kusursuz bir ‘kör nokta’ sağlamaya çalışmaktadır. İdam yasasının çıkarılması, kutsalların Yahudileştirilmesi, yerleşim yerlerinin genişletilmesi ve Gazze’nin aç bırakılması arasında işgal hükümeti, en kanlı ve aşırılık yanlısı politikalarını sürdürmek için pratik olarak yeşil ışığa dönüşen uluslararası ve bölgesel sessizlikten yararlanarak bu savaşı sonuna kadar sömürmeye devam ediyor. Özellikle idamın kaldırılmasını üyelik koşulu olarak kabul eden AB’nin bu duruma sessizliği İsrail’i cesaretlendirirken, tam bir ikiyüzlülük olarak dikkat çekmektedir. Yasa, ‘İsrail’in varlığını inkar etme’ bahanesiyle sadece Filistinlilere uygulanırken, Filistinliyi öldüren herhangi bir İsrailliyi muaf tutarak ırkçı yüzünü açıkça ortaya koyuyor. Esirin temyize gitmesi veya ziyaret edilmesi engelleniyor.”

Yorumlara Git

Van'da daha büyük deprem olur mu? Naci Görür'den açıklama

İran'dan inanılmaz görüntüler! Siviller ABD helikopterini hedef aldı

Adalet Bakanlığı'ndan Kirli Ağa Geçit Yok: Gaziantep Adliyesi'nde Dev Operasyon

Arazisi olanlar dikkat! Zorunlu hale geldi

Biz şimdi 'iktidar belediyelere operasyon çekiyor' diyoruz ama! İhbar edenlerin tamamı CHP’li Kendi belediyelerini savcılığa şikayet ediyorlar