Ekonomi
Timothy Ash: Türkiye kırılgan değil, dayanıklı! Londra'da Şimşek ve Karahan rüzgarı esti!
İngiliz ekonomist Timothy Ash, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın Londra temaslarının ardından piyasalara güven veren bir analiz paylaştı. Ash, Türkiye’nin mevcut ekonomi politikaları ve güçlü yönetimi sayesinde gelişmekte olan ülkeler arasında "özel bir kırılganlık" sergilemediğini, aksine savaş ortamında dahi dirençli kaldığını vurguladı.
İngiliz ekonomist Timothy Ash, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın Londra temaslarının yatırımcılara güven verdiğini belirterek, mevcut ekonomi politikalarının korunacağı ve savaşın uzamaması halinde dezenflasyon sürecinin süreceği mesajının öne çıktığını ifade etti.
Ash, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan’ın Londra’da yaptığı yatırımcı toplantılarına yönelik değerlendirmesini paylaştı.
Ash, mevcut ekonomi politikalarında değişim olmayacağına yönelik bir izlenim edindiğini belirtirken, savaşın yakın dönemde sonra ermesi halinde dezenflasyon sürecinin ve dövizde kontrollü yükselişin süreceğini öngördü. Ancak savaşın uzaması ve Trump risklerine de dikkat çeken Ash, şunları paylaştı:
“Türkiye – Mehmet Şimşek ve Fatih Karahan, Londra’da uluslararası yatırımcılara savaş ortamında ekonominin dayanıklılığına dair güven verdi.
Benim çıkarımım şu: İran savaşının çok daha uzun sürmesi ve petrol fiyatlarının çok daha sert yükselmesi gibi bir senaryo olmadıkça mevcut döviz kuru rejimi korunacak. Mevcut politika bileşimine güvenleri yüksek görünüyor.
Döviz kuru rejimi dezenflasyon sürecinin merkezinde yer alıyor. Gerekirse döviz müdahaleleri ve daha sıkı para politikasıyla savunmaya hazırlar, ancak bunu her ne pahasına olursa olsun yapacakları anlamına gelmiyor (savaşın uzaması ve daha olumsuz bir senaryo durumuna bağlı).
Daha yüksek petrol fiyatlarının dezenflasyon sürecine etkisini sınırlamak için mali alanda da hareket alanı bulunduğu anlaşılıyor. Ayrıca ihtiyaç halinde örneğin döviz swapları üzerinden ABD, Körfez ülkeleri gibi dış ortakların destek verebileceği algısı var.
Buna rağmen Türkiye şu ana kadar dayanıklılık gösterdi. 2023 öncesinde görülebilecek türde güçlü bir dolarizasyon eğilimi yaşanmadı ve kredi risk primleri de görece dengeli seyretti. Türkiye, gelişmekte olan ülkeler arasında özel olarak kırılgan bir ekonomi olarak görülmüyor.
Güvenilir bir ekonomi yönetiminin görevde olması ve politika çerçevesinin daha inandırıcı hale gelmesi, yatırımcı güvenini sabitlemiş görünüyor. Ancak küresel ortam özellikle Donald Trump faktörüyle birlikte oldukça belirsiz. Bu nedenle her senaryo hâlâ mümkün.”