AKİT MENÜ

Dünya

İsrail kemoterapi ilaçlarını engellediği için Gazze'de kanser hastaları çadırlarda ölüyor!

Gazze Şeridi’nde devam eden abluka ve saldırılar, tıbbi bir felaketin ötesinde, planlı bir insanlık suçuna dönüştü. İsrail işgal yönetiminin bölgeye kemoterapi ilaçları ve temel tıbbi malzemelerin girişini barbarca engellemesi, binlerce kanser hastasını hastane koridorlarından çıkarıp derme çatma çadırlarda ölüme terk etti.

Haber Merkezi

Gazze Şeridi’nde devam eden abluka ve saldırılar, tıbbi bir felaketin ötesinde, planlı bir insanlık suçuna dönüştü. İsrail işgal yönetiminin bölgeye kemoterapi ilaçları ve temel tıbbi malzemelerin girişini barbarca engellemesi, binlerce kanser hastasını hastane koridorlarından çıkarıp derme çatma çadırlarda ölüme terk etti.

Çadırlarda Can Çekişen Hayatlar: Şuruk’un Çığlığı

Bu trajedinin en acı yüzlerinden biri, henüz hayatının baharında olan 27 yaşındaki Şuruk Abu Galyun. Şuruk, bir yandan kanserle savaşırken diğer yandan İsrail’in tıbbi terörüyle boğuşuyor. İlaç eksikliği nedeniyle tedavisi tamamen duran genç kadın, işgalci gücün geçişlere izin vermemesi sebebiyle her geçen gün ölüme bir adım daha yaklaşıyor.

Şuruk ve onun gibi binlerce hasta için Gazze artık bir açık hava hapishanesinden ziyade, ilaçsızlıktan ve açlıktan örülen bir mezarlığa dönüştürülmüş durumda.

İsrail’in Sağlık Sistemini Hedef Alan Vahşeti

İsrail, sadece bombalarla değil, en temel insani hak olan sağlık hakkını gasp ederek de Gazze halkını yok etmeyi hedefliyor.

Tıbbi Kuşatma: Kemoterapi ilaçlarının girişi "güvenlik" bahanesiyle keyfi olarak engelleniyor.

Hastane Yıkımları: Onkoloji merkezleri doğrudan hedef alınarak veya yakıt girişi kesilerek işlevsiz hale getirildi.

Zorunlu İnfaz: İlaç bulamayan hastalar, hijyenden uzak çadırlarda enfeksiyon ve ağrı içerisinde, dünyanın gözü önünde can veriyor.

"Gazze’de kanser hastası olmak, İsrail tarafından verilmiş bir idam hükmünü sırtında taşımaktır."

Sessiz Kalmak Suça Ortak Olmaktır

İşgalci İsrail'in bu tutumu, modern dünyanın gözü önünde işlenen sistematik bir cinayettir. İlaçların girişini engelleyerek bir halkı biyolojik olarak yok etmeye çalışmak, savaş hukukunun ve insan onurunun en ağır ihlalidir.

Şuruk Abu Galyun ve binlerce Gazzeli hasta, kağıt üzerindeki "insan hakları" beyannamelerinin değil, somut bir yardımın ve bu vahşete dur diyecek onurlu bir duruşun yolunu gözlüyor. Kanser öldürmüyor; İsrail’in vicdansız ambargosu ve dünyanın bu zulme sessiz kalması öldürüyor.

Yorumlara Git

Trump’ın 10 saatlik "medeniyet" resti: Hürmüz ve karşılıklı şartlarla iki hafta nefes payı

CHP’li Bozbey ve avanesine yargı darbesi: Yolsuzluk aile boyu! Tutuklu sayısı 35’e yükseldi

İstanbul'da trafik korkunç seviyede Yoğunluk yüzde 83 ulaşım iflas etti

Tahran sokaklarında zafer çığlıkları: İran’ın mukavemeti ABD’ye geri adım attırdı!

Sarı Şeytan Trump’tan Tahran’a açık şantaj: Hürmüz açılmazsa ateşkes yok