AKİT MENÜ

Teknoloji

Kameralı gözlükler teknoloji mi, taciz riski mi?

Gündelik yaşamda sıkça karşımıza çıkan kameralı gözlükler, gözetlenme riskini de beraberinde getiriyor.

Haber Merkezi

Giyilebilir teknolojilerin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte gündelik yaşamda daha sık kullanılmaya başlanan kameralı gözlükler konusunu değerlendiren Prof. Dr. And Algül, “Kameralı gözlükler; genellikle dahili kamera, mikrofon, Bluetooth/Wi-Fi bağlantısı, sensörler ve bazı modellerde yapay zekâ destekli yazılımlar ile donatılmış durumda. Kullanıcılar bu cihazlarla fotoğraf ve video çekebiliyor, ses kaydı alabiliyor ve bazı modellerde görüntüleri anlık olarak sosyal medyada paylaşabiliyor.” dedi.

KAMERALI GÖZLÜKLER HAYATINI HER ALANINA GİRDİ

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül, giyilebilir teknolojilerin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte gündelik yaşamda daha sık kullanılmaya başlanan kameralı gözlükler konusunu değerlendirdi. Prof. Dr. And Algül, kimi ürünlerin “eller serbest” görüntü alma imkânı sunduğuna dikkat çekerek, “Bu cihazların toplumsal alanda kullanımı mahremiyet, kişisel veri ve gözetim tartışmalarını da karşımıza getiriyor. 2026 yılı itibariyle kameralı gözlükler; genellikle dahili kamera, mikrofon, Bluetooth/Wi-Fi bağlantısı, sensörler ve bazı modellerde yapay zekâ destekli yazılımlar ile donatılmış durumda. Kullanıcılar bu cihazlarla fotoğraf ve video çekebiliyor, ses kaydı alabiliyor ve bazı modellerde görüntüleri anlık olarak sosyal medyada paylaşabiliyor” şeklinde bilgi verdi. Bu cihazların, içerik üretimi, iletişim, eğitim ve teknik destek sağlama alanlarında kullanılabildiğini ifade eden Prof. Dr. Algül, “Cihazların kullanıcının gözünden görüyormuş gibi görüntüleri kayıt altına alması, cihazları diğer kameralardan farklı bir konuma yerleşmesini sağlıyor.” ifadesinde bulundu.

SIRADAN BİR AKSESUAR MI, YOKSA POTANSİYEL BİR GÖZETİM ARACI MI?

Uzmanlara göre kameralı gözlüklerin yalnızca bir teknoloji ürünü değil, aynı zamanda potansiyel bir gözetim aracı olarak değerlendirildiğine işaret eden Prof. Dr. Algül, “Kamera kaydının çoğu zaman fark edilmemesi, çevredeki bireylerin rızası dışında görüntülenmesine yol açıyor. Bu durum, Michel Foucault’nun ‘sürekli gözetim’ fikrini ve Shoshana Zuboff’un ‘gözetim kapitalizmi’ kavramını da yeniden gündeme taşıyor.” diye konuştu.

KAMERALI GÖZLÜKLERLE ALINAN GÖRÜNTÜLER KİŞİSEL VERİ SAYILIR MI?

Türkiye’de yürürlükte olan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) göre, kimliği belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin kişisel veri sayıldığına vurgu yapan Prof. Dr. And Algül, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda, yüz görüntüsü, ses kaydı, konum bilgisi içeren görüntüler kişisel veri olarak değerlendiriliyor. Özellikle yüz görüntüsü ve ses kaydı, kişinin kimliğini doğrudan ortaya koyabildiği için biyometrik veri kapsamında değerlendirilebiliyor ve özel nitelikli kişisel veri statüsüne giriyor. KVKK’ya göre kameralı gözlük kullanan bireyler, açık rıza almadan kayıt yapmamalı, özel alanlarda (ev, okul, hastane gibi) görüntü almaktan kaçınmalı, kaydedilen verileri amacı dışında kullanmamalı, görüntüleri izinsiz paylaşmamalı. Aksi durumların hem idari hem de cezai sorumlulukları ortaya çıkabiliyor.”

SOSYAL MEDYADA PAYLAŞIM VE SONUÇLARI

Kameralı gözlüklerle çekilen görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının, kişilik haklarının ihlali, dijital linç, yanlış bağlamda kullanım ve veri güvenliği ihlalleri gibi ciddi riskleri ortaya çıkardığını ifade eden Prof. Dr. Algül, “Özellikle kamusal alanlarda çekilen görüntülerin bağlamından koparılarak paylaşılması, bireyler için itibar kaybına yol açabiliyor.” dedi.

GİZLİ ÇEKİM VE DİJİTAL TACİZ RİSKİ…

Uzmanların, kameralı gözlüklerin gizli çekim ve dijital taciz amacıyla kötüye kullanılabileceği uyarısında bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. And Algül, “Kadınlar ve çocuklar açısından bu cihazlar habersiz görüntü alma, takip ve gözetleme ve dijital şiddet ve taciz risklerini artırabiliyor. Bu durum, teknolojik ilerlemenin toplumsal cinsiyet ve çocuk güvenliği perspektifiyle birlikte ele alınması gerekliliği konusunu karşımıza çıkarıyor” diye konuştu.

KAMERALI GÖZLÜK KULLANANLAR NELERE DİKKAT ETMELİ?

“Kameralı gözlük kullanmak isteyenler, görünür bir şekilde cihazın kullanımda olduğunu ve kayıt aldığını belirtmeli, kalabalık ve özel alanlardan kayıt almamaya özen göstermeli, konuya ilişkin hukuki sorunlar ve sınırların farkında olmalı, çekilen görüntülerdeki kişilerden paylaşım öncesi açık rıza metni alınmasına önem vermeli.” diyen Prof. Dr. Algül, “Kameralı gözlüğün izinsiz kullanımı fark edildiğinde kayıt yapan uyarılmalı, alınan kayıtların delil olacak nitelikte belgelenmesi, ihtiyaç halinde kolluk kuvvetlerine, savcılığa ve KVKK’ya konu iletilmeli.” şeklinde uyarıda bulundu.

KAMERALI GÖZLÜK TEKNOLOJİ Mİ, SINIR İHLALİ Mİ?

Prof. Dr. And Algül, “Kameralı gözlükler, doğru kullanıldığında üretim ve iletişim açısından önemli fırsatlar sunuyor. Ancak kontrolsüz kullanım, bu cihazları mahremiyet ihlali ve gözetim aracı haline getiriyor. Asıl mesele kameralı gözlüğün sunduğu imkanlarla görüntüleri teknik ve uygulama açısından elde edebilmek değil, konu teknoloji değil; konu etik, hukuki bilinç ve kullanıcı sorumluluğu olarak karşımıza çıkıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Yorumlara Git

Ölümünün 40'ıncı günü... Hamaney için milyonlar sokakta

Vanlı Anne DEM Parti önünde dağdaki çocuklara seslendi ‘Ölecekseniz bu bayrak için ölün’

İran’ın başına kimi getireceklerdi? İşte savaşın taşlarını döşeyen sır görüşmeler

Pezeşkiyan’dan Siyonist rejime muhtıra: Lübnan’ı savunmaktan vazgeçmeyiz

Cumhurbaşkanımız ara seçimle Meclis'e gelmedi! Özgür Özel yine zırvalıyor