Gündem
Türkiye’yi ateşten koruyan hükümete iftira seansı: Etraf yanarken Dervişoğlu saçını tarıyor
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu partisinin TBMM grup toplantısında Terörsüz Türkiye projesini bir ihanet projesi gibi lanse ederek hükümete iftira atmaya kalktı. Terörsüz Türkiye projesini ihanet masası olarak yorumlayan ve Öcalan üzerinden yürütülen tezgaha derhal son verilmeli çağrısı yapan Dervişoğlu “Türkiye'nin hemen seçime ihtiyacı vardır. Bu iktidar artık yönetememektedir. Biz 'hemen seçim' diyoruz" dedi.
İYİ Parti lideri Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısındaki konuşmasına dün İstanbul'da meydana gelen polise saldırıyla başladı. Muhtemel bir istihbarat operasyonu olan bu menfur hadisenin, tekrarlanmaması adına yetkililerin gerekli önlemleri alacağını umduğunu söyleyen Dervişoğlu ardından İran’da devam eden savaşı gündemine aldı.
Dervişoğlu, "Bu savaşın, İran'ın iç yapısını sarsan, onu çözülmeye ve dağılmaya iten sonuçlar üretme ihtimali vardır. En başından beri dedik ki, İran'daki kriz, bir iç savaşa dönüşebilir. Ve böyle bir iç savaş, İran'da sadece rejim değişikliğine neden olmaz; İran'ı dağıtabilir. Türkiye için asıl tehlike de burada başlamaktadır. Arkalarında ABD ve İsrail'in siyasi desteği bulunan son sistem silahlarla donatılmış, paraya ve lojistiğe erişmiş bölücü yapılanmalar Türkiye'nin kapısına dayanabilir. Böyle bir tabloda, gafletin bedeli ağır olur. O yüzden ilk çağrımız nettir; Öcalan üzerinden yürütülen tezgaha derhal son verilmelidir. Türkiye bu sapkın düşünceden, bu cerahatten kurtulmalıdır. Suriye'de 15 sene boyunca olan bitenden ders alınmamış mıdır? Şimdi, Amerika ve İsrail ile temas kurmuş, paraya ve silaha kavuşmuş İranlı bölücü grupların Öcalan'ı dinleyeceğini düşünmek, ihanet değilse bile ağır bir zihinsel yetersizliktir" ifadelerini kullandı.
MİLLİ BİRLİK, ADALETLE KURULUR
Dervişoğlu, şöyle devam etti: "Milli birlik, yalnızca dış tehdidi işaret ederek kurulmaz. Milli birlik, içeride adaleti tesis ederek kurulur. Bir vatandaşa başka, ötekine başka hukuk uygulayarak milli birlik olmaz. Eğer bu ülke, dışarıdan gelen fırtınalara karşı sağlam duracaksa, bu içeride hukukun üstünlüğüyle, yani Cumhuriyet mefhumuyla mümkündür. Yargıdaki keyfilik sona ermek zorundadır. Dışarıdaki savaş içeride yalnızca güvenlik baskısı üretmiyor. Ekonomiyi daha kırılgan hale getiriyor. Enerji, enflasyon baskısı üretiyor. Petrol fiyatları nakliyeyi çıkmaza itiyor. Ve bütün bu yük, dönüp dolaşıp vatandaşın sofrasına biniyor. Birçok ülke şimdiden tedbir paketleri açıklıyor. Enerji tüketimini sınırlandırmanın yollarını arıyor. Şokları yönetmeye çalışıyor. Peki Türkiye'de ne yapılıyor? Yine seyrediliyor. Buradan iktidara bir kez daha çağrı yapıyorum. Derhal bir enerji tasarruf planı oluşturulmalıdır. Petrol ve doğal gaz hatlarının güvenliği artırılmalıdır. Nakliye şirketleri için vergi indirimleri devreye alınmalıdır. Mazot fiyatlarını dengeleyecek adımlar atılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
SEÇİME İHTİYAÇ DUYULDUĞU KANAATİNİ TAŞIYORUM
Ardından erken seçim çağrısında bulunan Dervişoğlu, "Türkiye'nin hemen seçime ihtiyacı vardır. Bunu açıkça söylüyoruz. Bu iktidar artık yönetememektedir. Ama siyaset ciddiyet işidir. Sonuç alınamayacak hamlelerle milletin umudunu kabartıp sonra o umutları boşa düşürmek, doğru iş değildir. Ayakları yere basmayan çıkışlar, muhalefetin ağırlığını azaltır. Sonuç üretmeyen iddialar, milletin siyasete olan güvenini zedeler. Biz 'hemen seçim' diyoruz. Ama gösteri için değil. Gerçek bir ihtiyaç olduğu için diyoruz. Bu ülke artık yönetilemediği için diyoruz. Türkiye'yi seçime götürecek yol, beyhude çıkışların değil, hakikatin yoludur" dedi.
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber: