Gündem
Çağdaş dünyada kişiye özel kanun olmaz! 5816 kaldırılsın
Dünya üzerinde vefat eden bir şahsın yasayla korunduğu tek ülke olan Türkiye’de 5816 sayılı “Atatürk’ü Koruma Kanunu” çocuk - yaşlı ve yabancı demeden her kesimden insanları mağdur etmeyi sürdürüyor. 1951’den beri yürürlükte olan yasa yüzünden her yıl yüzlerce vatandaş, azılı birer suçlu gibi cezaevine gönderilirken, Adalet Bakanlığı’nın ‘2025 Adalet İstatistikleri’ne göre “Atatürk Hakkında İşlenen Suçlar” kapsamında son 8 yılda 46 bin 627 vatandaşa soruşturma açıldı.
KEMALİZM’İ KORUYOR
Türkiye’ye karşı verdiği taraflı kararlarıyla bilinen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bile ‘mağduriyetlere sebebiyet verdiğine’ hükmettiği 5816 sayılı Atatürk’ü Koruma Kanunu kapsamında her yıl ülkemizde binlerce vatandaş Kemalist dayatmanın gazabına uğruyor. Zulüm, baskı ve yolsuzluklarını Mustafa Kemal’in arkasına saklanarak örten CHP zihniyeti, en küçük eleştiriyi dahi “Atatürk’e hakaret” kılıfıyla mahkemeye taşıyıp aydınları, yazarları, fikir adamlarını ve hatta çocukları susturmaya çalışıyor. CHP’nin zulüm sopasına dönen 5816 sayılı “Atatürk Hakkında İşlenen Suçlar” kanunu kapsamında son 8 yılda çocuk kadın demeden 46 bin 627 vatandaşın yargılandığı belirlendi. Miniklere dahi acımayan CHP’lilerin 2018 ile 2026 arasını kapsayan 8 yıllık süre zarfında toplamda 1026 çocuğu şikâyet ederek, haklarında 5816 sayılı yasayı ihlalden adli tahkikat yapılmasına sebep olduğu öğrenildi. Yine 2025 yılında 3’ü kadın olmak üzere 33 yabancı uyruklu şahsa da 5816 sayılı yasadan dava açıldı.
ÇOCUKLAR BİLE MAĞDUR
Akit’in ulaştığı Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Müdürlüğü’nün verilerine göre 5816 sayılı kanun kapsamında 2025 yılında 142’si çocuk 7 bin 993 dava, 2024 yılında 227’si çocuk 7.057 dava, 2023 yılında 211’i çocuk 4 bin 381 dava, 2022 yılında 85’i çocuk 4 bin 855 dava, 2021 yılında 95’i çocuk 5 bin 739 dava, 2020 yılında 79’u çocuk 6 bin 289 dava, 2019’da 112’si çocuk 6 bin 2 dava, 2018’de 112’si çocuk 4 bin 311 dava dosyasının mahkemelere taşındığı kaydedildi. Bakanlığın açıkladığı istatistikler, zulüm, baskı ve yolsuzluklarını Mustafa Kemal’in arkasına saklanarak örten CHP zihniyetinin en küçük eleştiriyi dahi “Atatürk’e hakaret” kılıfıyla mahkemeye taşıyıp toplumu nasıl susturmaya çalıştığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Stalin’in Rusyası gibi
Adalet Bakanlığı verilerini gazetemize değerlendiren Hukukçu Kerami Özdemir, şunları söyledi: “Görüldüğü üzere raporda yer alan veriler, Türkiye’de yaşanan vahameti gözler önüne seriyor. Ülkemiz maalesef Mustafa Kemal’in vefatından yıllar sonra çıkarılan yasa ile Stalin’in Rusyasına dönmüş durumda. Bu duruma acele bir çözüm bulunması gerektiği kanaatindeyim. Ayrıca sıkça dile getirdiğim üzere, her 5816 dosyasının ve iddianamesinin mutlaka Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği İfade ve Kanaat Özgürlüğünün Teşviki ve Korunması Özel Raportörlüğü’ne bildirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Demokratik standartların, düşünce ve ifade özgürlüğünün gerilemesiyle birlikte, ülkemizin 28 Şubat süreci döneminin dahi gerisine düştüğünü üzülerek ifade etmek zorundayım. Ve işin garip tarafı, bunun muhafazakâr bir iktidar döneminde yaşanmasıdır. Bu durum gerçekten düşündürücü bir tablo ortaya koymaktadır. Üzücü bir durumla karşı karşıyayız. Şunu da eklemek isterim: 5816 meselesi artık gizli kapılar ardında konuşulacak bir konu olmaktan çıkmıştır; kamuoyunda açık, şeffaf ve cesur bir şekilde tartışılması gereken bir mesele haline gelmiştir.”