Gündem
Cumartesi Anneleri, İmamoğlu ve Cindoruk maskeli baloda
Yeni Akit Yazarı Ali Karahasanoğlu, bugünkü köşe yazısında Türkiye siyasetindeki çelişkileri ve "kent uzlaşısı" adı altındaki ittifakları sert bir dille eleştirdi. Karahasanoğlu, eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un vefatı, Cumartesi Anneleri’nin eylemleri ve Ekrem İmamoğlu’nun taziye mesajı üzerinden dikkat çeken analizlerde bulundu.
Karahasanoğlu, Cumartesi Anneleri’nin 1098’inci hafta buluşmasında 1992 yılında kaybolan Nezir Acar’ın akıbetini sormasını gündeme getirdi. O tarihte Hüsamettin Cindoruk’un TBMM Başkanı, CHP’nin ise koalisyon ortağı olduğunu hatırlatan yazar, eylemcilerin asıl sorumluları anmadığını savundu:
"Katillerine aşık olmuşlar"
"Cumartesi Anneleri, tilkice bir kurnazlıkla sanki kayıplar bugünkü iktidar döneminde yaşanmış gibi algı yapıyorlar. O dönemde Nezir Acar’ın akıbetini ortaya çıkarmak için kılını kıpırdatmayan Cindoruk hakkında tek kelime etmiyorlar. Katillerine aşık olmuşlar."
İmamoğlu’na "Demokrasi Kahramanı" tepkisi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, vefat eden Hüsamettin Cindoruk için yayınladığı "Demokrat kimliğiyle siyasetimize damga vurmuş" mesajına da tepki gösteren Karahasanoğlu, Cindoruk’un geçmişteki siyasi hamlelerini hatırlattı:
"AK Parti'nin 1992'deki olayda ne sorumluluğu olabilir?"
Yazısında sık sık tarih vurgusu yapan Karahasanoğlu, 1990’lı yıllardaki faili meçhul cinayetlerin faturasının AK Parti’ye kesilmeye çalışılmasını "akıl tutulması" olarak nitelendirdi. AK Parti’nin o tarihlerde kurulmadığını bile hatırlatan yazar, Tayyip Erdoğan’ın faili meçhullerin olmadığı bir Türkiye inşa ettiğini savundu.
"Maskeli balo" benzetmesi
Karahasanoğlu, yazısını "Kent Uzlaşısı" bileşenlerine yönelik ağır eleştirilerle noktaladı:
"Cumartesi Anneleri’nden başlayın, CHP’den devam edin, Ekrem İmamoğlu’ndan geçip Hüsamettin Cindoruk’a kadar hepsini toplayın... Hepsinde sahte demokratlık, sahte insan hakları ve sahte dindarlık var. Hepsinde bir maskeli balo var."
Yazar, özellikle Saadet Partililerin ve bazı dindar kesimlerin bu yapıya destek vermesini "riyakarca bir yol yürüyüşü" olarak tanımladı.
Ali Karahasanoğlu'nun yazısını okumak için tıklayın>>>