Gündem
Ömer Çelik: Katil İsrail barış görüşmelerini sabote ediyor
AK Parti Sözcüsü Çelik, katil İsrail’in bölgeyi ateşe atan politikalarına sert tepki gösterirken, Türkiye’nin ABD-İran müzakerelerinin devam etmesi için yoğun gayret sarf ettiğini vurguladı. Çelik, "Netanyahu ve soykırım şebekesine karşı dik duruşumuz sürecek. ABD-İran barış görüşmelerinin 2. ve 3. turu olması için çalışıyoruz." dedi.
Türkiye’nin iç ve dış siyaset ajandasının en sıcak başlıklarının ele alındığı AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya geldi. Parti genel merkezinde gerçekleşen zirvede, ekonomiden terörle mücadeleye, bölgedeki nükleer gerilimden yerel yönetimlerin çalışmalarına kadar pek çok kritik dosya masaya yatırıldı. Toplantı sonrası kameraların karşısına geçen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, alınan stratejik kararları kamuoyuyla paylaştı.
Çelik, "ABD-İran barış görüşmelerinin 2. ve 3. turu olması için çalışıyoruz. ABD-İran görüşmeleri sürmeli. Netanyahu ve soykırım şebekesine karşı Türkiye'nin birlik olması takdire şayan" dedi.
İşte Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Bütün dünyanın gözü barış görüşmelerinin üzerindeydi. İslamabad'da maalesef ilk turda görüşmeler sonuçlanamadı. Bizim tutumumuz barış görüşmelerinin devam etmesi gerektiği. Ateşkes ortamının korunması ve devam ettirilmesi gerekmektedir. İlk turda sonuç alınmasını beklemek zaten doğru bir şey değil. Hürmüz Boğazı, nükleer silah meselesi, aynı zamanda bu saldırganlığın sonunda ortaya çıkmış insani kayıplar ve tazminatlar meselesi gibi bir sürü boyutu olan konu bu. ABD ve İsrail'in haksız ve gayrimeşru saldırısından sonra hem bölgesel hem küresel güvenlik açısından vahim sonuçlar ortaya çıktı.
Buradaki tablo sadece bölge barışını değil bütün dünyayı etkiler demiştik. NATO ve Batı ittifakında çatlak olacak noktaya gelinmiş oldu. İsrail'in barışı sabote etme çabaları devam ediyor. Lübnan'ı işgal etmeye çalışıyor. Gazze'yi insansızlaştırmaya, Batı Şeria'yı da Gazzeleştirmeye çalışıyor. Barışın korunması daha kıymetli ve önemli hale gelmiştir. Barış görüşmelerinin kapsamlı devam etmesinde fayda var diyoruz. Türkiye barış sürecine katkı veriyor. Netanyahu sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor, burada hakkaniyetin, hukukun yanında durularak her şey Türkiye tarafından ortaya konuluyor. Türkiye'nin bir bütün olarak Netanyahu ve soykırım çetesine karşı gösterdiği bütünlük takdire şayandır. Bundan da Türkiye'ye karşı husumeti olanların, Siyonist projelerin doğru mesajı alması gerekir.
"İSRAİL'İN SINIRLARI NERESİ?"
Cumhurbaşkanımız BM kürsüsünden defalarca sordu "İsrail'in sınırları neresi?" diye. İsrail cevap vermiyor. Burada Türkiye'nin iradesi bölgesel ve küresel barışın korunması açısından Cumhurbaşkanımızın siyaseti herkes için pusuladır. İslamad'daki görüşmelerin yapılması gerektiğini açık ve net şekilde ifade ediyoruz. Fransa'daki firmanın terör örgütlerini Suriye'de finanse ettiğine dair dava süreci devam ediyordu. Bu konuyu sizinle 4-5 kez paylaştım. Güya teröre karşıyız diye çok konuşulup da nasıl teröre destek vermesi açısından ibretliktir.
Uganda'daki genelkurmay başkanının söylediklerinin manası anlaşılmıyor. O kişinin bağlamı zemini olmayan açıklamalar yaptığını biliyoruz. Türkiye'den Uganda'ya yönelen ses dostluk sesidir. Kardeşlik duygularıdır. Bu açıklama yanlış bir açıklamadır, düzeltilmesi gerekir. O şahıs bunu başkalarıyla ilgili de söyledi. Umarız bundan sonra daha dikkatli daha sağduyulu açıklamalar yaparlar.
Macar halkının iradesine saygı duyuyoruz. Sayın Orban Türkiye ile yakın ilişkiler kurmak isteyen siyasetçiydi. Yeni dönemde yeni seçilenleri Macar halkına duyduğumuz saygı gereği tebrik ediyoruz. Türkiye-Macaristan arasında gelenekselleşmiş, kurumsallaşmış iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz. Bugün birkaç kişi Macaristan'daki seçimleri örnek göstererek Türkiye'de de seçim sonuçlarının böyle olacağını söylemiş. İki ülke arasında paralellik kuran zihni kuran CHP'lilere tavsiyemiz Türkiye'de sürekli olarak yanlış yapıyorlar. Madem Macaristan'daki seçimler referanstır, Türkiye'den ayrılıp Macaristan'da siyaset yapmaları daha sağlıklı ortam oluşturabilir.
Bakanlıkların ayrılması ya da birleştirilmesiyle ilgili bir gündem MYK'da konuşulmadı. MYK'nın böyle bir gündemi yok. Terörsüz Türkiye konusunda bazı DEM sözcülerinin açıklamaları var. DEM Parti içinde sağduyulu konuşan sayın milletvekilleri var. Birkaç kişi sistematik olarak tutum sergiliyorlar sayın Cumhurbaşkanımızı sayın Bahçeli'yi ve bizim genel başkan yardımcılarımızı hedef alıyorlar. Kullandıkları cümleler siyasi açıdan niteliksiz, karşılığı olmayan cümleler. Biz eleştiri yapanları son derece saygıyla karşılarız. O cümlelerde bizim bakanlarımızı, genel başkan yardımcılarımızı kişiselleştirerek hedef alarak birilerine mesaj vermeye çalışılan faaliyet raporu gibi gözüküyor.
"TERÖRÜN TÜRKİYE GÜNDEMİNDEN ÇIKARILMASI GEREKİYOR"
Bu süreçle ilgili olarak AK Parti içinde sorumluluk almış kişilerin sistematik olarak hedef alınmasıyla ilgili algoritma var. Bu algoritma çözüme destekten bahseder ama sürekli maksimalist taleplerde bulunarak, sürekli yargılamaya çalışarak çözümsüzlüğe hizmet eder. Siyasi eleştiri başka bir şey faaliyet raporu başka bir şey. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve sayın Bahçeli'ye dönük olarak niteliksiz siyasi görüşler ortaya kondu cevabını verdik. Biz sonuç olarak terörsüz Türkiye ve terörsüz bölgeden terörün gündemden çıkmasını anlıyoruz.
Sürekli olarak 'Çözümden yanayız' diye cümleler kurmak değil. İsmi Özgürlük ve Demokrasi olup da tam tersine hareket eden çok sayıda parti var Avrupa'da. DEM'de birkaç kişinin sistematik olarak çözümden yanaymış gibi görünüp süreci enfekte olmaya dönük birtakım çıktılar ürettiklerini görüyoruz. Bizim odaklandığımız konu terörsüz Türkiye ve bölge sürecini sağlıklı bir şekilde hedeflerine ulaştırmak. Herkese odaktan ayrılmasın diye söylüyorum. Bahsettiğiniz kişiler sürekli odak ve merceği dönüştürmeye çalışıyorlar.
Meclis komisyonunda ifade edilen teyit mekanizması vardır. Bahsettiğiniz kişiler bugüne kadar 'PKK silah bırakmalıdır' cümlesini kurmamıştır. Sürekli olarak ödev vermeye çalışıyorlar. Bizim odak noktamız terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge olduğu için bunlara tek tek cevap vermiyoruz. Yüce meclis çok nitelikli bir çalışma yaptı. Toplumun hemen herkesi dinledi. Meclis Başkanımız son derece kapsamlı yönetim modeli sergiledi. Güzel bir rapor çıktı. Raporun sonunda özet olarak; silah bırakmaya bağlı olarak yasal düzenlemelerin yapılması var. Bu örgüt silah bıraktı mı bırakmadı mı? Devlet kurumları bunu teyit edecek. Bir tanesi çıktı teyit mekanizması süreçte bir yük oluşturmamalıdır' dedi.
Algoritma dediğim çözümden yana görüşüp çözüm karşıtlığı dediğim şey bu. Süreci tıkayacak bir mekanizma olarak kodlamak ya da bunu bir şekilde bir ön şart dayatması gibi kodlamaya çalışmak; silah bırakma sürecine örgütün karşı olduğunu ifade etmektir. Gece gündüz AK Parti hedef alınırken, siyasi olarak elleştirilebilir fakat her AK Parti'nin hedef alınmasından sonra CHP güzellemesi yapılması yanlıştır. Biz bu tartışmaları komisyonun kurulması sırasında, başka aşamalarda gördük. Cümlenin nereye gittiğini iyi fark etmek lazımdır.
Bu komisyonda milletvekillerinin bir kısmı da bulundular. Kritik eşik silah bırakmadır diye açık yazıyor. Bu herkesin ortak karar verdiği bir şey. Tek t ek verilecek çok fazla cevap vardır ama odağımızı korumamız lazımdır. Terörsüz Türkiye süreci devlet politikasıdır. Terörün Türkiye gündeminden, bölge gündeminden çıkarılması hem komşu ülkelerdeki kardeş halkların faydasında hem de ülkemizin gelecek hedefleri açısından olması gereken bir şeydir.
Birtakım unsurlar vekil güçler kullanıyor diyorduk. Onun için dedik ki PKK'nın eylemleri Kürt kardeşlerimize mal edilemez. DEAŞ'ın eylemleri Sünni kardeşlerimize mal edilemez. Esad'ın eylemleri hiçbir şekilde Nusayri kardeşlerimize mal edilemez dedik. İran ve Irak'taki Kürt kardeşlerimizin basiretli tutumlarını son derece kıymetli bulduğumuzu ifade ediyoruz. Orada PEJAK'a dikkat çekiyoruz. Buradan da rahatsız olanlar var. Bu bizim çok iyi tanıdığımız bir algoritma. Burada mevzu siyasi eleştiri mevzusu değil. Sanki çözümden yanaymış gibi çözümü tıkayacak algoritmanın çalıştırılması sözkonusu. Biz eleştirilirsek onun da cevabını veririz. Bu denklemin belli kişiler tarafından çalıştırılmasının ne manaya geldiğini biliyoruz.
DEM içinde son derece sağduyulu davranan, bu dengeyi koruyan sayın milletvekillerinin tutumunu doğru olduğunu değerlendiriyoruz."