Gündem
Dev şirkete tarihi ceza! Şirketin CEO'su salondan kelepçeyle çıkarıldı!
Dünya devlerinden Fransız çimento üreticisi Lafarge’ın Suriye’deki karanlık faaliyetleri nedeniyle yargılandığı davada, Paris Ceza Mahkemesi beklenen kararını açıkladı. Terör örgütlerine finansman sağlamaktan suçlu bulunan şirket ve yöneticileri, yargı tarihine geçecek cezalara çarptırılırken kararın açıklanmasıyla salonda hareketli dakikalar yaşandı.
Fransız çimento şirketi Lafarge’ın terör örgütlerini finanse etmekten suçlu bulunduğu davada sivil taraflar, şirkete 1 milyon 125 bin avro ve diğer sanıklara para cezasının yanı sıra 18 ay ile 7 yıl arasında değişen hapis cezalarının verildiği mahkeme kararını "sembolik ve tarihi" olarak niteledi.
Paris Ceza Mahkemesi, tüzel kişi sıfatıyla Lafarge ve firmanın 4 eski yöneticisi dahil 8 sanığın yargılandığı tarihi davada kararını bugün açıkladı.
Mahkeme, firmayı 1 milyon 125 bin avro para, sanıkları da 18 ay ile 7 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırırken, sanıklardan firmanın eski Üst Yöneticisi (CEO) Bruno Lafont ve Lafarge'ın eski Operasyonlardan Sorumlu Müdür Yardımcısı Christian Herrault, derhal tutuklanmak üzere mahkeme salonundan polis eşliğinde çıkarıldı.
Sivil tarafın temsilcileri ve avukatları, Paris Ceza Mahkemesinden çıkan karara ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
- "Bu tarihi ve sembolik bir karar"
Davanın sivil taraflarından uluslararası yolsuzlukla mücadele eden sivil toplum kuruluşu Sherpa'nın üyesi Anna Kiefer, "Bu tarihi ve sembolik bir karar." dedi.
"Bu, bir Fransız çokuluslu şirketinin terörizmi finanse etmekten mahkum edildiği ilk dava." ifadesini kullanan Kiefer, verilen cezaların ağır olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Kiefer, Suriyeli firma çalışanlarının "cesur" ifadelerinin, firmanın "çalışanlarını korumak için Suriye’de bulunduğu yönündeki" savunmasını çürüttüğünü dile getirdi.
Berlin merkezli Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi (ECCHR) üyesi Claire Tixeire, "Bugünkü karar, şirketler dünyasında çok önemli bir uyarı niteliğinde." diye konuştu.
Bu kararla, "ticari ortaklarını insanlığa karşı suç işleyen, soykırım yapan silahlı gruplarla değiştiren" anlayışın cezalandırdığını vurgulayan Tixeire, mahkeme sonucunun herkesi rahatlattığını söyledi.
Tixeire, basının bu davada üstlendiği rolle ilgili, "Paha biçilemez, son derece önemli bir çalışma." ifadesini kullandı.
Mahkemeye başkanlık eden Hakim Isabelle Prevost-Desprez’in bunu duruşmada dile getirdiğine dikkati çeken Tixeire, "Mahkeme Başkanı, derneklerimiz Sherpa, ECCHR ve diğerlerinin yorulmak bilmeyen çalışmalarının yanı sıra araştırmacı gazetecilerin gerçek basın çalışmaları olmadan bu olayın gün yüzüne çıkarılamayacağını söyledi." diye konuştu.
- "Gazetecilerin çalışması olmadan bugün burada olmazdık”
Sherpa ve ECCHR avukatı Julie Fevrier, mahkeme kararının "benzeri görülmemiş tarihi bir karar" olduğunu belirtti.
Fevrier, bu kararın, uluslararası şirketlere mesaj niteliğinde olduğuna dikkati çekerek, "İlk defa, şirket yöneticileri bu tarz olaylardan dolayı tutuklanıyor." dedi.
Sahadaki gazetecilerin yürüttüğü faaliyetlerin bu davanın görülmesinde etkili olduğunu vurgulayan Fevrier, "Gazetecilerin çalışması olmadan bugün burada olmazdık." ifadesini kullandı.
Firmanın Suriyeli çalışanlarını davada temsil eden avukat Elise Le Gall ise Suriyeli Lafarge çalışanları için de mahkeme kararının oldukça önemli olduğuna ve onların sesini duyurduğuna işaret etti.
Le Gall, dava sürecinde kendilerini ifade etmekte zorlanan çalışanlar için basının topladığı delillerin cesaretlendirici olduğunun altını çizerek, böylece çalışanların "sessiz kalmadığını" söyledi.
Firmanın eski çalışanlarını temsil eden Matthieu Bagard, mahkeme kararında, Lafarge’ın kamu düzenine telafisi mümkün olmayan şekilde zarar verdiğini ve Suriyeli çalışanlarının o dönem yaşadıkları korkuyu ve zorlukları dile getirdiğini hatırlattı. Bagard, dava sürecinde medyanın ve sivil tarafların önemli bir rol üstlendiğini vurguladı.
- AA, Lafarge'ın DEAŞ'ı finanse ettiğini kanıtlayan belgeleri yayımlamıştı
Anadolu Ajansı (AA), 7 Eylül 2021'de Fransız şirketi Lafarge'ın, terör örgütü DEAŞ'ı Fransız istihbaratının bilgisi dahilinde finanse ettiğini kanıtlayan belgeleri yayımlamış, bu belgeler dünya genelinde geniş yankı bulmuştu.
Şirket hakkında Haziran 2017'de açılan soruşturma kapsamında Lafarge'ın eski Yönetim Kurulu Başkanı Bruno Lafont'un da aralarında bulunduğu bazı üst düzey yöneticiler, "teröre finansman sağlamakla" suçlanmıştı.
Soruşturmadan sorumlu 3 sorgu hakimi, 16 Ekim 2024'te Lafarge Grubu ve şirketin 4 eski yöneticisinin, terör örgütünü finanse ettikleri ve DEAŞ dahil terör örgütleri ile her türlü finansal ve ticari ilişkiyi yasaklayan Avrupa Birliği'nin (AB) ambargosunu ihlal ettikleri suçlamalarıyla yargılanmalarına karar vermişti.
Tüzel kişi sıfatıyla Lafarge ve 8 kişinin, 2013-2014 döneminde Suriye'deki faaliyetleri kapsamında "terör örgütünü finanse etmekten" yargılanmasına yönelik dava Kasım-Aralık 2025'te Paris Ceza Mahkemesinde görülmüştü.
Paris Ceza Mahkemesi, Lafarge ve 8 kişinin, Suriye'deki faaliyetleri kapsamında "terör örgütünü finanse etmekten" suçlu olduğuna karar vermişti. Davada yargılanan 8 kişi, 18 ay ila 7 yıl hapis cezalarına çarptırılmıştı.