Gündem
Eğitim-İş’ten yüzsüzlüğün dik alası! Dün "Polis istemeyiz" diyorlardı bugün Bakanlık kapısında feryat ediyorlar
Eğitim dünyasında samimiyetten uzak, ideolojik körlükle hareket eden çevrelerin gerçek yüzü bir kez daha gün yüzüne çıktı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağıran Eğitim-İş sendikasının, daha bir ay önce okullarda polis varlığına karşı çıkarak "Okullar karakol değildir" açıklamaları yaptığı ortaya çıktı.
Sadece 30 gün önce Bakan Yusuf Tekin’in okullarda 24 saat polis gözetimi ve güvenlik önlemlerinin artırılmasına yönelik projelerini hedef alan sendika, sosyal medya üzerinden "Eğitim polis nezaretinde yürütülemez" diyerek emniyet güçlerini okullardan uzaklaştırmak için kampanya yürütmüştü. Ancak bugün aynı sendika, okul çevrelerinde yaşanan olayları bahane ederek "Güvenlik neden sağlanmıyor?" diye Bakanlık önünde şov yapmaya kalkıştı.
"Polis istemeyiz"den "Güvenlik nerede"ye
Sol zihniyetin değişmez çark etme hızı, eğitim camiasında büyük tepki topladı. Dün polisin okuldaki varlığını "özgürlüklere müdahale" ve "baskı" olarak niteleyenlerin, bugün yaşanan şiddet olayları üzerinden siyaset devşirmek için güvenlik güçlerini göreve çağırması, kamuoyunda "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" yorumlarına neden oldu. Kendi ideolojik saplantıları uğruna güvenliği sabote edenlerin, bugün mağdur edebiyatı yapması samimiyetsizliğin zirvesi olarak görüldü.
Bakan Tekin'e karşı kirli ittifak
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in milli ve manevi değerleri önceleyen politikalarından rahatsız olan bu kesimlerin, her fırsatta "istifa" naraları atarken kendi geçmiş açıklamalarıyla nasıl çeliştikleri tek tek belgelendi. Okullarda disiplin ve asayişin sağlanması için polise karşı çıkanların, bugün emniyet zafiyetinden dem vurması sol sendikacılığın nasıl bir çıkmaza girdiğini de gözler önüne serdi.