Gündem
Kapatın şu Telegram bataklığını
Telegram, defalarca kanal kapatma, kısıtlama ve para cezasıyla gündeme gelmesine rağmen Türkiye'de hala bir temsilci bulundurmuyor. Denetimsiz yapısıyla suç örgütlerinin güvenli limanı haline gelen platform, adeta bir suç bataklığına dönüşmüş durumda.
2013 yılında Pavel Durov ve Nikolai Durov tarafından kurulan Telegram, bugün 1 milyar aktif kullanıcıya ulaştı. Ancak 200 bin kişilik grup kapasitesi ve güvenlik güçleriyle veri paylaşmayı reddeden tutumu, platformu küresel çapta bir sorun haline getirdi.
Küresel bir suç merkezi: Cebinizdeki Dark Web
ABD ve Avrupa'da "cebinizdeki dark web" olarak adlandırılan Telegram, çocuk istismarından silah kaçakçılığına, uyuşturucu ticaretinden ırkçılığa kadar pek çok suçun merkezi oldu. BM ve Europol raporları, organize suç örgütlerinin platformu aktif olarak kullandığını, milyarlarca dolarlık yasadışı kripto işleminin burada yapıldığını ve yapay zeka destekli şantaj ağlarının kurulduğunu ortaya koyuyor.
Durov tutuklanınca geri adım attı
Uzun süre veri paylaşımına direnen Telegram'ın bu tavrı, patronu Pavel Durov'un Ağustos 2024'te Fransa'da gözaltına alınmasıyla değişti. Dolandırıcılık ve organize suçlara yardım suçlamalarıyla karşılaşan Durov, mahkeme kararları doğrultusunda IP ve telefon bilgilerini paylaşmayı kabul etti. Platform; Birleşik Krallık, Rusya, Kazakistan ve Belçika gibi ülkelerde temsilcilikler açsa da Türkiye'de hala bir muhatap bulunmuyor.
Türkiye'de temsilcisi yok, suç dosyası kabarık
Türkiye'de resmi bir temsilciliği olmayan Telegram'a, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından son 10 yılda binden fazla bildirim yapıldı. Meta, X ve WhatsApp gibi devler Türkiye'deki yasal mevzuata uyum sağlarken, Telegram'ın temsilci atamamakta direnmesi "erişim engeli" tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Platformda son dönemde "tetikçilik hizmeti", suça teşvik ve kişisel veri ticareti gibi faaliyetlerin artması kamuoyunda büyük tepki çekiyor.
Dünyada kısıtlamalar kapıda
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sosyal medya şirketlerini sorumluluk almaya çağırırken, çocukları korumak için her türlü önlemi alacaklarını açıkladı. Birçok ülke 16 yaş altı sosyal medya kullanımına kısıtlama getiren yasaları uygulamaya koyarken, Türkiye'de de benzer bir adım atılıyor. Sosyal medyaya 15 yaş sınırı getiren ve platform yöneticilerine sorumluluk yükleyen kanun teklifinin önümüzdeki hafta TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesi bekleniyor.