Gündem
Bakan Kurum, Antalya Diplomasi Forumu’nda konuştu: 'Biz değişmezsek dünya bizi değiştirecek'
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Dünya karar almayı bekliyor, eylem yapmamızı bekliyor. Eğer biz değişmezsek dünya bizi değiştirecek” dedi.
Antalya’da düzenlenen Diplomasi Forumu’nun “COP31'e Doğru” başlıklı panelinde konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Dünya karar almayı bekliyor, eylem yapmamızı bekliyor. Artık sözün bittiği yerde olduğumuzu hep söylüyoruz. Eğer biz değişmezsek dünya bizi değiştirecek. Yani ya bu değişen dünyada bu kötü gidişata ‘dur’ diyeceğiz, hepimiz birer kahraman olacağız ya da biz de bu süreçte birer afetzede olarak tarihe, kayıtlara düşeceğiz” dedi. BM Genel Sekreter Yardımcısı ve İklim Eylemi Ekibi Özel Danışmanı Sayın Selwin Hart, Türkiye’nin COP31 başkanlık sürecinin dünyadaki jeopolitik belirsizlikler karşısında çok kıymetli olduğunu belirterek, “Az ülkede böyle bir yetenek var; yani kuzeyi, güneyi, doğuyu, batıyı bir araya getirebilme yeteneği çok az ve Türkiye onlardan biri” ifadelerini kullandı. COP30 Başkanı Andre Correa do Lago ise Türkiye’nin ‘Geleceğin COP’u’ söyleminin önemine vurgu yaptı: Artık konsensüse ihtiyacımız yok ve bence ‘Geleceğin COP'u’ işte bizi tam da böyle bir beklentiye getiriyor ve umarım ki biz de gereğini yerine getireceğiz”
“SIFIR ATIK’TAN DİRENÇLİ ŞEHİRLERE KADAR BİRÇOK BAŞLIĞI DÜNYAYA ANLATACAĞIZ”
COP31 Başkanlığı sürecinde iklim krizinin çözümü konusunda önceki COP başkanlarının aldığı kararları daha da yukarı çıkarmak için çalışacaklarını ifade eden Bakan Kurum, “Buna ilişkin eylem gündemini belirledik. Yani iklim değişikliğinin etkilerini azaltacak, 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi doğrultusunda adımlarımızı atacağız. Tüm dünyanın beklentilerini karşılayacak yenilenebilir enerjiden Sıfır Atık Projelerine, iklime dirençli şehirlerden yine sanayinin bu noktada sürdürülebilirlik kavramı çerçevesinde büyümesine kadar birçok başlığı tüm dünyaya anlatacağız” dedi.
TÜRK DİPLOMASİSİ COP31’DE DE ETKİLİ OLACAK
Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde sergilediği diplomasinin dünyanın geleceği için pek çok alanda katkı sağladığını ve COP31 Başkanlığı için de örnek teşkil ettiğini dile getiren Bakan Kurum, “Afrika’daki krizlerden tutun da hemen yakınımızdaki Tahıl Koridoru’na kadar birçok girişimde Sayın Cumhurbaşkanımız net bir şekilde iradesini ortaya koymuştur. Aslında COP31’de de yapacağımız bu; biz de COP31 Başkanlığı olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm dünyaya verdiği mesajı aslında başkanlık olarak da devam ettireceğiz. Bu kapsayıcılık içerisinde, bu aslında güveni inşa eden duruşla her zaman haklının yanında olacak bir bakışla COP Başkanlığı sürecini yürütmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
NETİCE ODAKLI BİR ANTALYA DEKLARASYONU HEDEFİ
Türkiye’nin de icraat gerçekleştirme konusunda başarılı olduğunun altını çizen Bakan Kurum, deprem bölgesinde tamamlanan asrın inşa seferberliğini örnek göstererek, “2 yılda 500 bin konut yapmak kolay değil. Biz deprem sonrasında devlet olarak, hükümet olarak bu iradeyi ortaya koyduk” dedi. Bu bağlamda netice odaklı bir Antalya Deklarasyonu’nu yayınlamak istediklerini vurgulayan Bakan Kurum, “Yani bizim için 'COP'ta başarı nedir?' sorusunun cevabı da netice almaktır. Çünkü artık tüm dünya halkları bizden netice almamızı bekliyor. Tabii ki konuşacağız, istişare edeceğiz, uzlaşıyı daha da arttıracağız ama işin sonunda netice almamızı bekliyor. Hepimizden beklentisi bu. Farkındalığı daha da arttırmamız gerekiyor. Bu farkındalıkla ilgili çalışacağız. Eski COP başkanlarımız bu sürecin aktivistleri olacak” diye konuştu.
“EYLEM YAPACAĞIZ, ADIM ATACAĞIZ”
Antalya’da eksik kalan ülkelerin de Ulusal Katkı Beyanları’nı (NDC) tamamlamalarını sağlamaları için çalışacaklarını ifade eden Bakan Kurum, “Emisyonları üretenlerin yüzde 80'inin NDC'leri sunduğunu düşünürsek işte bu COP sürecinde yüzde 100'e yakınını inşallah alacağız ve bu hedefler doğrultusunda da uygulama yapacağız. Eylem yapacağız, adım atacağız. Bunu attığımız zaman aslında sorun kendiliğinden çözülecek. Yani asıl olan burada o iradeyi ortaya koyabilmek” dedi.
“DÜNYA KARAR ALMAYI BEKLİYOR”
Paris İklim Anlaşması'nda sağlanan mutabakatın daha da ileriye taşınması için iş birliği ve farkındalığın artırılması gerektiğini dile getiren Bakan Kurum, şu mesajları verdi: “Çocuklarımıza, gelecek nesillerimize daha iyi bir dünya bırakmak istiyorsak da elimizi sımsıkı tutacağız, birbirimize sarılacağız ve o iradeyi hep birlikte hükümetler olarak ortaya koyacağız. COP31’de ellerimizi daha sıkı tutacağız, tüm dünyaya mesajlarımızı vereceğiz. Yeniden güveni tesis edeceğiz, yeniden o attığımız kararlı adımların neticelerini almak adına hep birlikte o güçlü iradeyi göstereceğiz. Çünkü dünya bizi bekliyor. Dünya karar almayı bekliyor, eylem yapmamızı bekliyor. Artık sözün bittiği yerde olduğumuzu hep söylüyoruz. Eğer biz değişmezsek dünya bizi değiştirecek. Yani ya bu değişen dünyada bu kötü gidişata ‘dur’ diyeceğiz, hepimiz birer kahraman olacağız ya da biz de bu süreçte birer afetzede olarak tarihe, kayıtlara düşeceğiz”
“TEMİZ ENERJİYİ COP31'İN ÖNEMLİ GÜNDEM MADDELERİNDEN BİRİ YAPACAĞIZ”
Bakan Kurum, COP31’in yeşil enerji başlığı ile ilgili de şöyle konuştu: “Her ülkenin kendi enerjisini, gıdasını, üretimini mümkünse kendi ülkesi içerisinde, kendi halkına yetebilecek seviyede yürütmesi çok çok önemli. Bu noktada temiz enerjiye ulaşmak zorundayız öyle veya böyle. Bugün fosil yakıt kullanan, aynı zamanda yenilenebilir enerjide de gerçekten dünyada örnek projeler ortaya koyan bir ülke olarak bunu ifade ediyoruz. Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız ki bu karar aslında alındı. Yani bir eylem planı ortaya koyma noktasında Türkiye olarak bu sürecin bir fırsat olduğunu görüyoruz. Yani temiz enerjiyi de COP31'in en önemli gündem maddelerinden bir tanesi yapacağız. Dünya Enerji Ajansı’yla da birlikte bu süreci çalışıyoruz”
“KAPASİTEMİZİN YÜZDE 60’I YENİLENEBİLİR ENERJİDEN”
Bakan Kurum, Türkiye’nin yeşil enerjideki durumunu ise şöyle anlattı: “Cumhurbaşkanımızın ortaya koymuş olduğu politikalarla Enerji Bakanlığımız üstün gayretler ortaya koyuyor. Şu an kurulu kapasitemizin neredeyse yüzde 60’ını yenilenebilir enerjiden elde eden ve 2035’e ilişkin de yeşil enerji arz güvenliğiyle alakalı eylemlerini bir bir hayata geçiren bir durumdayız. Tabii bu hızlanma ancak teknoloji transferiyle olur. Yani teknoloji transferini de gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere aktarması gerekiyor. Bugün Afrika’daki öncelikle Avrupa Birliği’ndeki öncelik farklı. Dolayısıyla oraya biz bu teknoloji transferini gerçekleştirmek zorundayız. Su da bundan sonraki süreçte yine en kıymetli varlık olacak. Dolayısıyla suyumuza, gıdamıza, enerjimize sahip çıkacağımız, her ülkenin kendi kendine yeteceği bir dünyayı teklif ediyoruz”
“DÜNYAYI KİRLETEN ÜLKELER KLASMANINDA TÜRKİYE YOK DENECEK KADAR AZ KONUMDA”
Bakan Kurum, Türkiye'nin dünyayı en çok kirleten ülkeler arasında yer almadığının altını çizerek, “Türkiye kendi bağlamında tarihte bu emisyonlarla ilgili çok fazla sorumluluğu yok. Gelişmekte olan bir ülke. Yani dünyayı kirleten ülkeler klasmanına girdiğinizde yok denecek kadar az bir kirletici diyebiliriz. Dolayısıyla biz de gelişmek zorundayız, büyümek zorundayız. Sanayimizi, ekonomimizi, üretimimizi, istihdamımızı yapmak durumundayız. Bunu nasıl yapacağız? Bu süreci bir fırsat olarak görüp yapma arzusundayız. Üretimimizi yeşil, sürdürülebilir bir bakışla yapmak istiyoruz. Bir taraftan gelişelim ama bir taraftan da yeni teknolojiyle, bilimle -ki bilimi kesinlikle bu işin merkezine koymak zorundayız- büyümemizi gerçekleştireceğiz. Bu büyümeyi de hoyratça değil, doğaya zarar vermeden, doğayı koruyarak yapmak durumundayız. Aslında yeni gündem, yeni süreç böyle ilerleyecek” dedi.