Gündem
100 milyon Müslümanın su kaynağı tehdit altında: Batılı şer odakları ekosistemi katlediyor!
İran-ABD-İsrail hattında devam eden çatışmalar, bölgeyi sadece kan gölüne çevirmekle kalmıyor, aynı zamanda geri dönüşü olmayan bir çevre felaketine sürüklüyor. ABD ve Siyonist rejimin sinsice hedef aldığı petrol tesisleri ve gemilerinden sızan milyonlarca varil ham petrol, masmavi Körfez sularını siyaha boyarken, uydu görüntüleri felaketin boyutunun uzaydan bile seçilebildiğini ortaya koydu.
ABD’nin 28 Şubat’ta vurduğu "Shahid Bagheri" gemisinden sızan zift, Hürmüz Boğazı'nda 8 kilometrelik bir ölüm şeridi oluşturdu. Lavan Adası'ndaki tesislere düzenlenen "düşman saldırıları" sonrası denize karışan petrolün, bölgedeki nadide mercan adalarına ve koruma altındaki Şidvar Adası'na kadar ulaştığı belirlendi. Uzmanlar, "büyük bir çevresel acil durum" ilan ederken, Batılı güçlerin bu saldırılarla bölge halkının geleceğini de kararttığını vurguladı.
100 milyon can susuzluk tehdidiyle karşı karşıya!
Mesele sadece deniz canlıları değil; bu kirli oyun bölgede yaşayan 100 milyon insanın hayatını doğrudan hedef alıyor. Deniz suyu arıtma tesislerinin filtre sistemlerini tıkayan petrol tabakası, Müslüman coğrafyasının en temel ihtiyacı olan temiz su kaynaklarını devre dışı bırakma riski taşıyor. Balıkçılıkla geçinen binlerce ailenin ekmeğine kan doğrayan bu kirlilik, emperyalist güçlerin bölge halkını açlık ve susuzlukla terbiye etme arzusunun bir parçası olarak görülüyor.
"Ekolojik felaket" kapıda, temizliğe izin yok!
Greenpeace verilerine göre, şu an Körfez sularında patlamaya hazır bomba gibi bekleyen 19 milyar litre ham petrol yüklü 75 dev tanker bulunuyor. Olası yeni bir Siyonist saldırısı, tarihin en büyük ekolojik felaketini tetikleyebilir. Üstelik bölgedeki çatışma ortamı, petrol sızıntılarının temizlenmesine de engel oluyor. Mikroorganizmalardan deniz kaplumbağalarına kadar tüm ekosistemi yok eden bu "siyah istila", Batı'nın bölgedeki kirli elinin en somut belgesi olarak kayıtlara geçti.