Gündem
Gürlek’in müjdesi nafakazedeleri umutlandırdı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, bitmek bilmeyen, mağduriyetlere neden olan davaların hızlandırılması ve kısaltılması için 12. yargı paketi üzerinde çalıştıklarını açıklaması, yıllardır süresiz nafaka zulmü yaşayan mağdurları umutlandırdı. Aile dernekleri maddi ve manevi kayıplara yol açan uzun boşanma davaları ve süresiz nafaka sorununa neşter atılmasının önemine işaret ettiler.
BUĞRA KARDAN İSTANBUL
Bitmek bilmeyen, mağduriyetlere neden olan davaların hızlandırılması ve kısaltılması için düğmeye basıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 8-10 yıl süren bir davanın yeni hayat kurmayı imkânsızlaştırdığını, erkeği sürekli nafaka ödemek zorunda bıraktığını belirtmesi ve “Konuyla yakından ilgileniyoruz. 12. Yargı Paketi üzerinde çalışıyoruz” cümlelerini kullanması memnuniyetle karşılandı.
Akit’e konuşan Türkiye Aile Hareketi Başkanı İlhan Ergincan, şunları söyledi:
“12. Yargı Paketi’nin bu kronikleşmiş sorunlara neşter vurma iradesini olumlu buluyoruz. Sayın Bakan’ın vurguladığı ‘yerinden tespit’ yaklaşımı müspet olup yargının hızlanması için stratejik adımlar atılması zaruret. Evvela boşanma, nafaka süreçlerinde dosya mahkemeye intikal etmeden önce psikolog ve avukat destekli nitelikli arabuluculuk süreçleri geliştirilmelidir. Davanın başında uzlaşan taraflar için harç ve vergi avantajları sağlanarak yargının üzerindeki yük hafifletilmelidir. Hedef sürelerin aşılması durumunda sistemin otomatik uyarı mekanizmaları kurularak aksaklıkların yerinde müdahalesi hızlandırılmalıdır. Nafakanın bir yıl gibi makul bir süreyle sınırlandırılması veya belirli kriterlere bağlanması, hakkaniyet ilkesinin bir gereğidir. Nafaka süresi dolduğunda hala yoksulluk riski taşıyan (yaşlılık, hastalık veya engellilik hali olan) taraf için devletin sosyal yardım mekanizmaları devreye girmelidir.”
“ADİL BİR MODEL HAYATA GEÇİRİLMELİ”
Söz Konusu Aile Derneği Başkanı Serkan Gürsoy da şunları dile getirdi:
“Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in boşanma davalarının 8-10 yıl gibi kabul edilemez sürelere uzaması ve bu sürecin taraflar üzerindeki yıkıcı etkilerine dair tespitlerini son derece yerinde buluyoruz. Geciken adalet, bireyler gibi aileleri ve ortada kalan çocuklarımızı da derinden yaralamaktadır. Bizim önceliğimiz, gerekli adımların atılması, çocukların daha sağlıklı bir ortamda büyümelerini sağlamaktır. Adalet gecikirse taraflar gibi toplumun temeli olan aile kurumu sarsılır.”