Dünya
Siyonizmin hamisi Trump’ın kirli oyunu: Charles’ın fikrini sömürgeci hayallerine alet etti
Ortadoğu’yu İsrail ile birlikte kan gölüne çeviren ABD Başkanı Donald Trump, küresel zorbalığına zemin hazırlamak için bu kez İngiltere Kralı 3. Charles’ı vitrine koydu. İran’ın nükleer kapasitesini bahane ederek bölgenin zenginliklerine çöken Trump, içine düştüğü diplomatik çıkmazı "Kral da benimle aynı fikirde" sözleriyle maskelemeye çalıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Kralı 3. Charles’ın onuruna verilen yemekte yaptığı konuşmayla, Ortadoğu’da yürüttüğü işgal ve sömürü politikalarına yeni bir kılıf bulma çabasına girdi. Siyonist ortağı İsrail ile bölgenin alt yapısını ve petrol kaynaklarını hedef alan saldırılarını "nükleer tehdit" bahanesinin arkasına saklayan Trump, meşruiyet devşirmek için Kral Charles’ın ismini kullandı.
ZORBALIĞA NÜKLEER MAKYAJ
Konuşmasında İran’ın askeri olarak mağlup edildiğini öne süren Trump, bölgeyi istikrarsızlaştıran adımlarını savunurken Kral Charles’ı kendisine şahit tuttu. Trump, "O rakibin bir daha asla nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğiz. Charles bu konuda benden daha da fazla hemfikir" ifadelerini kullanarak, İngiltere Kraliyeti’nin ismini kendi saldırgan ajandasına alet etti. Ortadoğu’da akan kanı görmezden gelen Trump’ın, nükleer silah bahanesini bir "korku imparatorluğu" kurmak için kullandığı bir kez daha tescillenmiş oldu.
İMPARATORLUK GÜZELLEMESİYLE SÖMÜRGECİ ORTAKLIK
Trump’ın konuşmasındaki "Britanya İmparatorluğu" vurgusu, sömürgeci geçmişe duyulan özlemi de gözler önüne serdi. "Güneşin batmadığı İngilizce konuşulan dünya" vurgusuyla sömürgeciliği öven Trump, Amerikan vatanseverliği ile İngiliz gururunun birleşmesinden daha büyük bir güç olmadığını savundu. Bu ifadeler, bölge topraklarını ele geçirmek isteyen siyonist-kapitalist blok arasındaki "kirli ortaklığın" itirafı olarak değerlendirildi.
DEMOKRATLAR ÜZERİNDEN İRONİK HAMLE
Kral Charles’ın Kongre’deki konuşmasında alkışlanmasını "Demokratları bile ayağa kaldırdı" sözleriyle yorumlayan Trump, iç siyasetteki sıkışmışlığını dış diplomatik şovlarla aşmaya çalıştı. Ancak uzmanlar, Trump’ın bu hamlesini, Ortadoğu’da işlenen insanlık suçlarını örtbas etmek için başvurulan beyhude bir çaba olarak nitelendiriyor.