AKİT MENÜ

Aktüel

Tarihin tekerrürü mü, yoksa aynı yanlışın devamı mı?

Afyonkarahisar’dan okuyucumuz Oktay Yüksel, kaleme aldığı “Tarihin Tekerrürü mü, Yoksa Aynı Yanlışın Devamı mı?” başlıklı yazısında, Türkiye’nin siyasi geçmişi ile ilgili dikkat çekici benzerlikler kurarak değerlendirmelerde bulundu.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Afyonkarahisar’dan okuyucumuz Oktay Yüksel, kaleme aldığı “Tarihin Tekerrürü mü, Yoksa Aynı Yanlışın Devamı mı?” başlıklı yazısında, Türkiye’nin siyasi geçmişi ile güncel muhalefet anlayışı arasında dikkat çekici benzerlikler kurarak değerlendirmelerde bulundu.

Yüksel, siyasetin yalnızca günü yönetmekten ibaret olmadığını, geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarılarak geleceğin milli bir perspektifle inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Ana muhalefet partisinin bugünkü siyasal tutumunun, geçmişteki bazı kritik tercihlerle benzerlik taşıdığına dikkat çeken Yüksel, özellikle dış aktörlerle kurulan ilişkiler üzerinden sert eleştiriler yöneltti.

STRATEJİK OLARAK İLERLİYORUZ

Yazısında, Türkiye’nin eğitim politikalarında önemli bir dönüm noktası olarak görülen Fulbright Anlaşması’na değinen Yüksel, bu sürecin eğitim sisteminde dış etkilerin önünü açtığını savundu. Eğitim gibi stratejik bir alanın dış inisiyatiflere açılmasının uzun vadeli sonuçlar doğurduğunu ifade eden Yüksel, “Geçmişe dönüp baktığımızda, CHP döneminde imzalanan Fulbright Anlaşması, bir ülkenin en mahrem alanı olması gereken eğitim sisteminin kapılarının yabancı bir güce (ABD) nasıl aralandığının en somut örneğidir. Kendi müfredatını, kendi neslini yetiştirme iradesini bir komisyona teslim etmek, o gün atılan ve etkisi on yıllarca süren bir bağımlılık tohumuydu. Bugün yabancı büyükelçilerle kurulan "fazla samimi" diyaloglar, aslında bu eski "inisiyatif devretme" alışkanlığının modern bir yansımasıdır” ifadelerini kullandı. Ekonomi alanında da benzer örnekler bulunduğunu ifade eden Yüksel, Marshall Yardımları sürecinde verilen tavizleri hatırlatarak, Türkiye’nin stratejik kaynaklarının geçmişte uluslararası ekonomik dengeler içinde pazarlık unsuru haline getirildiğini öne sürdü.

MUHALEFET ‘EVİNİ KOMŞUYA ŞİKÂYET EDEN ADAM’ GİBİ

Okuyucumuz Yüksel, “Dün tahılını ve eğitimini teslim eden zihniyet, bugün iktidar olsa neleri rehin verir?” sorusunu yönelterek, yerel yönetimlerde sergilenen ekonomik yönetim anlayışının ülke geneline taşınmasının ciddi riskler doğurabileceğini savundu.

Muhalefet liderlerinin uluslararası platformlarda Türkiye’ye yönelik eleştirilerini de değerlendiren Yüksel, bu tutumu “evini komşuya şikâyet eden adam” metaforuyla yorumladı. Türkiye’nin meselelerinin çözüm adresinin dış başkentler değil, millet iradesi ve demokratik mekanizmalar olduğunu ifade etti.

TEK PARTİ DÖNEMİNİ HATIRLATIYOR

2028 seçimlerine yönelik tartışmalara da değinen Yüksel, “2028 yılına dair konuşulan "şikayet sandıkları" ve halkı birbirine karşı konumlandıracak fişleme söylemleri, 1940'ların o baskıcı ve halktan kopuk tek parti zihniyetinin genetik kodlarının hala diri olduğunu gösteriyor. Bir vatandaşın yaptığında en ağır hukuki yaptırımlarla karşılaşacağı "ülkeyi dışarıya ihbar etme" eyleminin, bir parti genel başkanı tarafından "politika" olarak sunulması kabul edilemez” dedi.

BAĞIMSIZLIK ÇİZGİSİNDEN TAVİZ VERMEDEN İLERLEMELİYİZ

Yazısını değerlendirme niteliğinde tamamlayan Oktay Yüksel, yerel yönetimlerde yaşanan tartışmaların vatandaşta ekonomik yönetim kapasitesine ilişkin soru işaretleri oluşturduğunu ifade ederek, “Bugün yerel yönetimlerdeki savurganlığı ve liyakatsizliği gören her vatandaşın aklında aynı soru var: Ülkeyi bu zihniyet yönetse, yarın memurun maaşını ödeyebilirler mi? Yoksa yine geçmişte olduğu gibi kapı kapı dolaşıp Türkiye'nin varlıklarını paketleyip yabancı bankalara mı sunarlar? Milli iradeyi yok sayıp, rotayı dış başkentlere kıranların bu ülkeye verebileceği tek şey, geçmişin o karanlık ve bağımlı günlerini yeniden yaşatmak olacaktır” dedi.   

Yorumlara Git

Türkiye'nin "lazer silah sistemi" yeni kabiliyetlerle geliyor ALKA-KAPLAN sahnede

Bakan Uraloğlu’ndan düşen Libya uçağına ilişkin önemli açıklama! “Kara kutu çözümlerini bitirdik, savcılığa sunmuş durumdayız”

İran'dan Trump'a Sert Uyarı: "Seni Kendi Haline Bırakmayacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan flaş açıklamalar

Bakan Işıkhan'dan bayram ikramiyesi açıklaması