Gündem
Adem Soytekin, Ekrem İmamoğlu’nun ipliğini pazara çıkardı! 500 bin dolar rüşvet verdim
İstanbul’u ahtapot gibi saran, İBB ve 30 iştirakine akbaba gibi çöken çetenin başı Ekrem İmamoğlu dahil 414 sanığın yargılandığı büyük yolsuzluk davasının 28’inci duruşmasına, Ekrem İmamoğlu’nun kara kutusu Adem Soytekin’in açıklamaları damga vurdu.
Buğra Kardan İstanbul
Güzelim İstanbul’u ahtapot gibi saran, İBB’ye akbaba gibi çöken, 16 milyonun kanını vampir gibi emen çetenin başı Ekrem İmamoğlu çetesinin yargılandığı büyük yolsuzluk davasının 28’inci duruşmasına itiraflar damga vurdu. İmamoğlu’nun kara kutularından tutuklu sanık Adem Soytekin’nin açıklamaları davaya yeni bir boyut kazandırdı. “İftiracıdır, yalancıdır” söylemlerini kabul etmediğini belirten Soytekin, şunları anlattı: “Tutuklanmamın ardından tanıklar ve şikâyetçi müteahhitlerin ‘Parayı Fatih Keleş’e, dükkânları ve daireleri Soytekin’e veriyorduk’ iddialarını ortaya atmaları üzerine rahatsız oldum. Avukatım aracılığıyla belediyeden konuyla ilgili bir beyanda bulunulmasını, verilen gayrimenkullerin hak ediş bedeli olduğunun söylenmesini istedim. Reddedildiği bildirilince etkin pişmanlığı başlattım.”
RÜŞVET PARASI HAKİM BEY!
Tutuklu sanıklardan eski KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un usulsüzlüklerini de tek tek sıralayan Soytekin, şöyle devam etti: “KİPTAŞ Yeşilpınar projesi için Ali Kurt 500 bin dolar istemiştir. Parayı Murat Erenler aracılığıyla Kurt’a ulaştırdım. Mal varlığıma tedbir konması üzerine Mehmet Pehlivan’la (İmamoğlu’nun avukatı) YTT Hukuk Bürosu’nda görüştüm. Mehmet Pehlivan benim anlattıklarımın tamamen yalan olduğunu hatta işi ileriye götürüp hayal ürünü toplantı olduğunu söylüyor. Ama gerçek öyle değil. O toplantı hayal falan değil, bal gibi de yapılmış. Kendi vekilleri çıkıp ‘Evet bu toplantı yapıldı’ diyor, üstüne bir de organizasyonu benim yaptığıma işaret ediyorlar. İstediğiniz kadar inkâr edin Mehmet Bey. Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorsunuz.” Hakimin “Kurt konusunda 1,5 milyon dolarlık bir para aktarımından bahsetmişsin. Bu ne parası?” sorusu üzerine Soytekin, “Rüşvet parası rüşvet” dedi.
İLYAS SALMAN'DAN SOYTARILIK
Bu arada, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen dünkü duruşma da şov girişimlerine sahne oldu. Yolsuzluktan tutuklu İmamoğlu, sloganlarla mahkeme salonuna girdi. Duruşmayı izleyen Yeşilçam artığı İlyas Salman, İmamoğlu’na destek vererek, “Umudumuz seninle. Kurtuluş yok tek başına” şeklinde seslendi. İmamoğlu ise “İlyas Ağabey öpüyorum ellerinden” karşılığını verdi. Komünist Salman’ın kapitalist İmamoğlu’nu müdafaa etmesi manidar bulundu. İmamoğlu, Soytekin’in açıklamalarıyla şoke olurken dikkatler rüşvet ağında önemli yeri olan itirafçılardan Ertan Yıldız’a döndü. Hukukçular da Soytekin’in ifadelerinin iddianamenin dolu olduğunu bir defa daha ortaya koyduğunu vurguladılar. İmamoğlu için çıkış yolu olmadığının altını çizdiler.
İDDİANAMENİN İÇİ DOLU
Akit’e konuşan Avukat Sinan Pak, şöyle söyledi: “Adem Soytekin’in ifadelerini, itiraflarını tekrar etmesi çok anlamlı. Teşekkür etmek gerek. İtiraflarıyla İmamoğlu’nun hileleri boşa çıktı. Delillerle itiraflar örtüşürken dava daha ileri aşamaya taşındı. Etkin pişmanlıktan yararlananları korumanın kollamanın gerekliliği de anlaşıldı. Odağa da Ertan Yıldız oturdu. Bilindiği gibi İmamoğlu’nun ekibince ilk etapta tanıkları ifadelerinden caydırmaya dönük girişimleri oldu. İtirafçıları susturmak için her yol denendi, mobbing uygulandı, linç etme taktiği devreye sokuldu. Adaletin tecelli etmesi için gerekli önlemler alınmalıdır. İtirafçılar, muhakkak ve muhakkak güvende olmalı. Davada salt itirafçılarla ilerlenmediği bilinmeli. Delillerin güçlü olduğu akıldan çıkarılmamalı. Soytekin’in dinlenmesiyle iddianamenin dolu olduğu anlaşıldı. Daha şoke edici beyanlar gelecektir.”
KAÇAK DELİK KALMAMIŞTIR
Avukat Cengiz Ocakçı da şunları dile getirdi: “Soytekin, buzdağının bir yönü ortaya çıktı. Diğer itirafçıları da dinleyeceğiz. Ancak buzdağının altıda, yedide biri delillerden teşekkül etmektedir. O deliller de raporlar, telefon görüşmeleri, ses ve video kayıtları, para trafikleridir. İddianamenin altının dolu olduğu açıktır. Şu anda İmamoğlu ve şürekâsı için kaçacak yer kalmamıştır. Davanın siyasi olmadığı, hukuki olduğu katileşmiştir. Artık Özgür Özel ve CHP’lilerin bu işin siyasi olmadığını anlamaları gerek. İmamoğlu ve arkadaşlarının ise mahkemeyi, itirafçıları itibarsızlaştırma taktiğini terk edip hukuki hazırlık yapmaları elzem. CHP’ye yakın Ersan Şen bile işin ciddiyetinin kavranmasının, savunma yapılmasının zaruri olduğu uyarısı yapıyor. İmamoğlu’nun tribünlere oynayarak bir yere varamayacağı ikazında bulunuyor.”