Gündem
İstanbul Barosu'ndan hukuk skandalı! Yargıtay kararı bile kâr etmedi, tarihi işletme yerle yeksan oldu!
CHP’nin kalesi haline gelen İstanbul Barosu ile kiracısı olan Gümüş ailesi arasında yaşanan tahliye krizi, hukuki bir kördüğüme dönüştü. Pandemi döneminden kalan 3 aylık kira borcu nedeniyle başlatılan süreç, Yargıtay'ın "usulsüzlük" kararına rağmen polisin kapıya dayanmasıyla sonuçlandı.
Önce pandemi döneminde ertelenen toplam 3 aylık kira ödemesi nedeniyle İstanbul Barosu, elektronik tebligat yoluyla taşınmazın tahliyesini talep etti. Ancak tahliye talebinin, vefat etmiş olan işletmeciye elektronik ortamda tebliğ edilmesi nedeniyle durumdan habersiz olduklarını savunan Gümüş'ün varisleri, borçlardan haberdar olur olmaz geciken 3 aylık kira borcunu ödedi. Ödemeye rağmen gelen tahliye kararıyla şok yaşayan varisler, konuyu Yargıtay'a kadar taşıdı. Yargıtay, şirket yetkilisinin tebliğden önce vefat ettiğini ve yerine yeni bir temsilci atanmadığını göz önünde bulundurarak e-tebligatın "yok hükmünde" olduğuna karar verdi. Yargıtay'ın kararına rağmen geri adım atmayan İstanbul Barosu, icra yoluyla mekandaki eşyalara el koydu ve mekânı polis eşliğinde tahliye etti.
TAHLİYE EDİLEN İŞLETME SAHİPLERİ HUKUK SAVAŞI BAŞLATTI
Süreci Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşıyan Gıyaseddin Gümüş'ün yakınları; mülkiyetin iadelerini beklerken gelen satış kararına tepki gösterdi. İşletmenin kendilerine tekrar verilmesi için İstanbul Barosu binasına çalışanları ile birlikte giden ve görüşme isteği kabul edilmeyen Gıyasseddin Gümüş'ün eşi Ece Gümüş, burada açıklamalarda bulundu. Ece Gümüş; Yargıtay'ın bozma kararına rağmen yerel mahkemenin yaptığı yargılamada tebligatın usulsüzlüğünü kabul etmekle birlikte, taşınmazın fiilen tahliye edilmiş olması sebebiyle "davanın konusuz kalmasına" karar vererek mülkiyetin iadesi talebini karşılıksız bıraktığını belirtti.
"20 YILLIK KİRA SÖZLEŞMEMİZ FİİLEN ORTADAN KALDIRILDI"
Ece Gümüş, "Bu hukuka aykırı işlem sonucunda: 20 yıllık kira sözleşmem fiilen ortadan kaldırılmış, yıllar içinde yaptığım tüm yatırımlarımı kaybetmiş, yüzlerce çalışanım işsiz kalmış, devlete olan vergi ve SGK borçlarım ile çalışanlara olan yükümlülüklerim devam ederken ciddi mağduriyet yaşamış bulunmaktayım. Tüm yasal haklarım, sözleşmelerim ve resmî belgelerim mevcut olmasına rağmen, usulsüz bir işlemle işletmemden çıkarılmış bulunuyorum. Hem maddi hem de manevi olarak çok zor durumda kaldım. Ayrıca söz konusu taşınmazın 30 Nisan 2026 tarihinde ihaleyle satışa çıkarılacağı bilgisi tarafıma ulaşmıştır. Bu nedenle; yapmış olduğum yatırımların, kira sözleşmemden doğan haklarımın ve uğradığım maddi/manevi zararların hukuka uygun şekilde yeniden değerlendirilmesini ve mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Adalet Bakanımız, Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız ve ilgili tüm yetkililerden bu konuda destek ve yardım bekliyorum" şeklinde istekte bulundu.