Ekonomi
21,1 milyar dolarlık yatırım geldi Güvenli liman Türkiye başardı
Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) Projeleri Raporu”nda, Türkiye’nin 2025 yılında 475 UDY projesi çektiği yer aldı. Söz konusu projeler kapsamında toplam 21,1 milyar dolarlık yatırım harcaması öngörülürken, 47 bin 251 kişilik yeni istihdam oluşturulması hedefleniyor.
Türkiye’de 2025 yılında 21,1 milyar dolar büyüklüğündeki 475 Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) projesi için yatırım kararı alındı.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre, “Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) Projeleri Raporu”nda, Türkiye’nin 2025 yılında 475 UDY projesi çektiği yer aldı. Söz konusu projeler kapsamında toplam 21,1 milyar dolarlık yatırım harcaması öngörülürken, 47 bin 251 kişilik yeni istihdam oluşturulması hedefleniyor.
Çokuluslu şirketlerin yakın dönemde hayata geçirmek üzere kamuoyu ile paylaştığı resmi yatırım duyurularını esas alan rapor, “proje odaklı” bir yaklaşımla Türkiye’nin UDY performansını derinlemesine analiz ediyor. Yatırım kararlarının henüz duyuru aşamasında izlenebilmesini sağlayan bu yaklaşım, yatırımcı stratejileri ve bunların ekonomik etkilerine ilişkin güçlü bir gelecek perspektifi sunuyor.
Ödemeler dengesi istatistiklerindeki geleneksel sermaye akımı verilerinin tamamlayıcısı olan bu yaklaşım sayesinde; UDY projelerinin sayısı, lokasyonu, sektörü, faaliyet alanı, kaynak ülkesi, öngörülen sermaye harcaması ve istihdamı ile yatırımcı profili gibi detaylı bilgiler bütüncül bir şekilde ortaya konuluyor.
Türkiye’nin yatırım ortamına ilişkin zengin bir veri seti ve uluslararası standartlara uygun metodolojiyle hazırlanan rapor, yatırımcılar, politika yapıcılar ve araştırmacılar için temel bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
YEŞİL, DİJİTAL VE TEKNOLOJİ ÖNE ÇIKTI
Uluslararası yatırımcıların Türkiye’de gerçekleştirmek üzere 2025’te duyurusunu yaptığı 475 sıfırdan (greenfield) UDY projesinin genel görünümü, sektörler genelinde güçlü bir çeşitlenmeye ve ölçek artışına işaret ediyor. Proje sayısı bakımından tarım-gıda, yazılım ve bilgi teknolojileri ile makine ve ekipman sektörleri başı çekiyor.
Toplam yatırım tutarında ise iletişim, otomotiv, ulaştırma ve depolama, elektronik komponentler ve yenilenebilir enerji sektörleri öne çıkıyor. Yatırımcı ilgisinin giderek daha fazla yeşil, dijital ve teknoloji yoğun alanlara yöneldiği dikkati çekiyor.
İMALAT LİDERLİĞİNİ KORUYOR
Projelerin faaliyet alanı bazlı dağılımı incelendiğinde, yatırımların sanayi üretimi ve dijital altyapı etrafında yoğunlaştığı görülüyor. İmalat faaliyetlerinin 262 proje ve 8,44 milyar dolarlık yatırım tutarıyla liderliğini koruması, Türkiye’nin küresel bir üretim ve ihracat merkezi olma konumunu pekiştiriyor.
Bilgi ve iletişim teknolojileri ile internet altyapısına yönelik yatırımlar ise veri merkezi ve 5G teknolojisi projelerinin etkisiyle 6,74 milyar dolara ulaşarak güçlü bir büyüme sergiliyor. Lojistik yatırımları, proje sayısındaki sınırlı gerilemeye rağmen sermaye harcamasındaki artışla dikkati çekerken, elektrik üretimi ve AR-GE yatırımlarındaki yükseliş de Türkiye’nin yeşil dönüşüm ve yenilik odaklı büyüme sürecine işaret ediyor.
Kaynak ülke dağılımı, Türkiye’nin küresel ölçekte geniş bir yatırımcı tabanına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Avrupa ülkeleri proje sayısındaki öncü rolünü korurken, Kuzey Amerika ve Uzak Doğu Asya ülkelerinin güçlü katkısıyla yatırımcı çeşitliliğinin arttığı görülüyor.
Yatırım tutarı bakımından Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Çin ve Almanya öne çıkarken, Lüksemburg, Hollanda ve Birleşik Krallık gibi finans merkezlerinin artan rolü dikkati çekiyor. Körfez ülkelerinin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) öncülüğünde özellikle veri merkezi yatırımlarına artan ilgisi ise Türkiye’nin dijital altyapı alanındaki konumunu daha da güçlendiriyor.
Genel olarak değerlendirildiğinde, 2025 yılı verileri Türkiye’nin yalnızca bir üretim üssü değil, aynı zamanda dijital altyapı, yüksek teknoloji ve hizmetler alanında entegre bir yatırım platformu haline geldiğini gösteriyor. Farklı sektör ve faaliyet alanlarında gözlenen bu çeşitlilik, Türkiye’nin küresel yatırımcılar nezdindeki cazibesinin ve dayanıklılığının güçlendiğini teyit ediyor.
BİRLEŞME VE SATIN ALMA ARTTI
Rapor, sıfırdan (greenfield) UDY projelerinin yanı sıra uluslararası yatırımcılarca gerçekleştirilen birleşme ve satın alma işlemlerini de kapsayarak Türkiye’nin yatırım görünümünü bütüncül bir çerçevede ortaya koyuyor.
Raporda birleşme ve satın alma duyurularının 2025’te kaydettiği güçlü artış dikkati çekerken, işlem sayısının geçen yıla göre yüzde 33 artışla 124’e, açıklanan işlem hacminin ise 6,7 milyar dolara yükseldiği görülüyor. Bu işlemlerin yazılım ve bilgi teknolojileri başta olmak üzere iş hizmetleri ve finansal hizmetler sektörlerine yoğunlaştığı vurgulanıyor.
Birleşme ve satın alma yatırımlarındaki kaynak ülke dağılımında ABD, Birleşik Krallık ve Almanya öne çıkarken, Körfez ülkelerinin dijital sektörlere yönelik artan ilgisi dikkati çekiyor.
TÜRKİYE GÜVENLİ VE CAZİBE MERKEZİ
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, stratejik konumu ve küresel değer zincirleriyle bütünleşmiş yapısıyla uluslararası yatırımcılar için önde gelen cazibe merkezlerinden biri olmaya devam ettiğini vurgulayarak, “Son dönemde ülkemize yönelen yatırım ilgisi bu konumumuzu daha da pekiştiriyor. Ancak bu yatırımları çekmenin yanı sıra doğru şekilde ölçmek ve etkilerini analiz etmek de büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.
Küresel ölçekte bu değerlendirmenin, ödemeler dengesi istatistiklerine dayalı sermaye odaklı yaklaşım ve yatırımcıların duyurduğu projeleri esas alan proje odaklı yaklaşım olmak üzere birbirini tamamlayan iki temel yöntemle yapıldığını aktaran Dağlıoğlu, şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz yıl ilkini yayımladığımız Türkiye UDY Projeleri Raporu ile yatırım dinamiklerini proje bazlı olarak analiz etmeye zaten başlamıştık. Bu yıl yayımladığımız bu ikinci raporla birlikte, çalışmamızın kapsamını ve analitik düzeyini daha da ileri taşıyoruz. Geleneksel UDY akım verilerinin ötesine geçen bu yaklaşım, yatırım eğilimlerini, sektörel dönüşümü ve yatırımların potansiyel etkilerini ileriye dönük bir perspektifle ortaya koyuyor. Sıfırdan yatırımlar ile birleşme ve satın alma işlemlerini birlikte ele alan bu çalışma, Türkiye’nin yatırım görünümünü bütüncül bir çerçevede değerlendirerek alandaki önemli bir boşluğu dolduruyor.”