Gündem
Akdeniz'de kurulan tuzak ve İsrail'in çaresizliği...
Afyonkarahisar’dan okuyucumuz Oktay Yüksel, kaleme aldığı “Akdeniz'de kurulan tuzak ve İsrail'in çaresizliği” başlıklı yazısında, önemli değerlendirmelerde bulundu.
Son dönemde dünya basınını ve bölge haberlerini şöyle bir süzdüğümüzde, karşımıza oldukça net bir tablo çıkıyor: Akdeniz’de bir oyun kurulmaya çalışılıyor ama evdeki hesap çarşıya uymuyor. İsrail, yanına Avrupa’nın eski şımarık çocukları Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı (GKRY) alarak denizde bir tahakküm kurma peşinde. Ancak bu “yalnızlar rıhtımı” koalisyonunun hesaba katmadığı çok güçlü bir engel var: Türkiye.
Tabii ben bir uluslararası ilişkiler profesörü ya da strateji uzmanı değilim; sadece gelişmeleri, haberleri ve bölgedeki askeri-siyasi hareketliliği yakından izleyen biriyim. Görünen köy kılavuz istemiyor.
MAVİ VATAN’IN SARSILMAZ GÜCÜ
İsrail, yediği ambargoların ve sıkıştığı o dar koridorun acısını Gazze kıyılarını kullanarak çıkarmaya çalışıyor. Planları güya oradan GKRY ve Yunanistan üzerinden Avrupa’ya gaz taşımak. Ama Türkiye, Libya ile imzaladığı Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşmasıyla bu hayali tam ortasından kesti. O çok güvendikleri enerji yolları, Türkiye’nin çizdiği kırmızı çizgilerin ötesine geçemiyor.
Hürmüz Boğazı’nı kapatıp, Akdeniz’de bir baskı unsuru oluşturarak Avrupa’ya gaz pazarlamaya niyetlendiler ama güçleri buna yetmedi, yetmeyecek de. Üstelik İtalya’nın savunma anlaşmalarını iptal etmesi, bu ekibin ne kadar güvenilmez olduğunun en büyük kanıtı. Bugün Yunanistan ve Rum tarafı, İsrail’in adeta “mayın eşekliğini” yapan, bölgede yalnızlaşmış bir yapının parçası haline gelmiş durumda. Yarın bir gün işler sarpa sardığında, olan yine o şımarıklığa güvenenlere olacak.
YALNIZLIK VE AGRESİF HATA SİLSİLESİ
Sumud Filosu’ndaki gönüllülerin Girit’e bırakılması gibi olaylar, bu bölgenin nasıl kirli bir stratejiyle kullanılmak istendiğini ifşa etti. İsrail, bölgede sadece Yunanistan ve Rum tarafıyla baş başa kalmış durumda. Bu derin yalnızlık ve üzerlerindeki stres, onları daha agresif ama aynı zamanda hataya daha meyilli bir hale getiriyor.
Şunu da sormadan edemiyorum: Arkasına Amerika’yı alıp daha İran’ın bile hakkından gelemeyenler, hedeflerine bir türlü ulaşamayanlar; kalkıp Türkiye’nin mi hakkından gelecekler? Bu, sadece bir hayalden ibaret.
Savunma Sanayiinde Türkiye Faktörü
Özellikle savunma sanayiinde Türkiye’nin geldiği nokta, insansız sistemlerimizden yerli füzelerimize kadar ulaştığımız seviye değerlendirildiğinde, bu ekibin Akdeniz’de kaçacak hiçbir yeri kalmıyor. Türkiye artık eski Türkiye değil hem masada hem sahada sözü dinlenen, oyun bozan ve oyun kuran bir güç.
Sonuç olarak; stres altında hata yapmaya müsait, bölgede izole olmuş bir İsrail ve onun peşine takılan “eski şımarık çocukların” Akdeniz hayalleri, Türkiye’nin çelikten iradesine çarpıp geri dönecektir.
Şunu da söylemeden geçemeyeceğim; İsrail öyle çok güçlü, elinde çok etkili silahları olan, arkasında derin devletlerin olduğu bir ülke falan değil.
Farkındaysanız İsrail’in başbakan dahi atayamayan istikrarsız bir Lübnan’a, Gazze’de hava gücüyle köşeye sıkışmış el kadar çocuklar ve yaşlılara gücü yeter. Gözünüzde çok büyütmeyin. İran savaşı içeriden satın aldıkları hainler üzerinden yürüyor. Yoksa Netanyahu denilen korkak soytarı savaş başlar başlamaz Almanya’ya niye kaçar!
Akabinde aldığı tepkiler üzerine İsrail’e gelip niye sığınakta günlerce kalır?
Gündemi takip etmeye, bölgedeki gerçekleri görmeye devam edeceğiz.
{galleryalbum id:155334 slug:'ak-parti-afyonkarahisarda-96-il-danisma-meclisi-toplantisi-gerceklestirildi'}
{galleryalbum id:154527 slug:'ak-parti-afyonkarahisar-il-baskani-av-turgay-sahinden-27-nisan-e-muhtira-mesaji'}
{galleryalbum id:153440 slug:'afyonkarahisarda-dev-yatirim-turkiyenin-ilk-yesil-osbsi-sinanpasada-yukseliyor'}
{galleryalbum id:151930 slug:'afyonkarahisarda-enerji-ve-dogalgaz-yatirimlari-masaya-yatirildi'}