Dünya
Uygur Tükleri Bakanlıktan yardım istedi: Göç İdaresi Başkanlığı mahkeme kararına rağmen ölüme gönderiyor!
Türkistanlılar Dayanışması İnisiyatifi’nden Burhan Kavuncu, son dönemde Göç İdaresi Başkanlığı bünyesinde yaşanan ve "Geri Gönderme Yasağı"nı ihlal eden uygulamalara dikkat çekerek önemli bir çağrıda bulundu. Kavuncu, resmi kurumların anayasal bir zorunluluk olarak hukuka ve mahkeme kararlarına uyması gerektiğini vurgularken, idari yönetimdeki aksaklıkların giderilmesi için yeni kabine döneminden umutlu olduklarını belirtti.
Türkistanlılar Dayanışması İnisiyatifi’nden Burhan Kavuncu, son dönemde Göç İdaresi Başkanlığı bünyesinde yaşanan ve "Geri Gönderme Yasağı"nı ihlal eden uygulamalara dikkat çekerek önemli bir çağrıda bulundu. Kavuncu, resmi kurumların anayasal bir zorunluluk olarak hukuka ve mahkeme kararlarına uyması gerektiğini vurgularken, idari yönetimdeki aksaklıkların giderilmesi için yeni kabine döneminden umutlu olduklarını belirtti.
"Hukuk Devletinde Keyfiyete Yer Yoktur"
Anayasanın temel direği olan "Hukuk Devleti" ilkesini hatırlatan Kavuncu, hiçbir kurumun yasaların üzerinde bir imtiyaza sahip olmadığını ifade etti. Özellikle mülteci ve göçmen hakları konusunda Göç İdaresi ve İçişleri Bakanlığı’nın bazı alt birimlerinde görülen "şüphe üzerine işlem yapma" alışkanlığının, somut belge ve delil şartını devre dışı bıraktığını savundu.
Geri Gönderme Yasağı ve Hayati Tehlike
6458 sayılı Yabancılar Yasası’nın 4. ve 55. maddelerine atıfta bulunulan açıklamada, işkence, kötü muamele veya hayati tehlike riski bulunan yerlere yabancıların sınır dışı edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı hatırlatıldı. Kavuncu, özellikle Özbekistan ve Çin gibi ülkelerin bizzat devletin resmi raporlarında "hak ihlallerinin yaşandığı bölgeler" olarak geçtiğini belirterek şu noktalara değindi:
Resmi Raporlar Çelişiyor: Göç İdaresi’nin kendi yayımladığı "Menşe Ülke Raporu"nda Özbekistan’daki işkence riskleri kabul edilirken, uygulamada bu risklerin göz ardı edildiği belirtiliyor.
Uygur Türkleri ve "Belge" Çıkmazı: Doğu Türkistanlı soydaşlarımızın Çin’e iadesi durumunda karşılaşacakları riskler Dışişleri Bakanlığı tarafından defalarca ilan edilmesine rağmen, bazı mahkemelerin mültecilerden "işkence göreceğine dair belge" istemesi eleştiriliyor.
Alişir Tursunov Örneği: 10 Mayıs 2025’te ülkesine iade edilen ve ardından tutuklanıp sağlık sorunları yaşayan alim Alişir Tursunov’un durumu, yanlış idari kararların insani sonuçlarına somut bir örnek olarak gösterildi.
"Yargı Kararları Bypass Ediliyor"
İdare yönetimindeki en büyük sorunlardan birinin, mahkemelerin verdiği "iptal" kararlarının arkasından dolanılması olduğu vurgulandı. Mahkeme kararıyla serbest kalan veya sınır dışı kararı iptal edilen yabancılara ikamet izni verilmesi gerekirken, yeni tahdit kodları konularak sürecin sil baştan başlatılmasının hukuk güvenliğini sarstığı ifade edildi.
Çözüm Beklentisi
Burhan Kavuncu, idari kadrolardaki bu yasa tanımaz tutumun sona erdirilmesi noktasında İçişleri ve Adalet Bakanlarına seslendi. Hükümetin genel politikasından ziyade, bürokrasideki "ben yaparım olur" anlayışının ve yargı üzerindeki telkinlerin sona ermesi gerektiği belirtilerek, Türkiye’nin bir hukuk devleti vakarıyla hareket etmesi gerektiği çağrısında bulunuldu.