Gündem
Bayram Ali Öztürk cinayeti karanlıkta kalmasın! Görüntüleri kim sildi?
Cinayeti aydınlatmada en belirleyici unsur olan kayıtların karartılması, kayıt yapan şahısların kaybolması, katil ile çekim yapan şahıslar arasında bağlantılar bulunduğu şüphesini güçlendirdi. Bayram Ali Öztürk Platformu Başkanı Cumali Hisar, katilin olay yerinde etkisiz hale getirilme biçiminin de ciddi bir tartışma konusu olduğuna dikkat çekerken; “Olay anı ve öncesi ve sonrasını kayıt altına alan görüntüler nerede ve kimlerin elindedir? Yetkili makamlar bu dosyaya müdahale etmelidir” çağrısında bulundu.
ACISI HALA YÜREKLERDE
2006 yılında İsmailağa Camii’nde sabah namazının ardından verdiği vaaz esnasında, hangi odaklar tarafından yönlendirildiği belli olmayan Mustafa Erdal’ın hain saldırısı sonucu Bayram Ali Öztürk’ün, şehit olduğu sırada camide bulunan bazı şahısların kamera ile profesyonel şekilde kayıt yaptıkları halde olay sonrası sırra kadem bastıkları ortaya çıktı. Cinayetin işlendiği kat, üst kat bölümleri, cami avlusu ve dış çevrede; Öztürk ile katil Erdal’ın hareketlerinin birden fazla kişi tarafından kayıt altına alındığı tanık ifadelerine yansıdı. Kayıtların organize bir plan dâhilinde karartılması, şahısların kaybolması, katil ile aralarında bağlantı bulunduğu şüphesini güçlendirdi.
KATİLİ ÖLDÜRÜP KAÇTILAR
Bayram Ali Öztürk Platformu Başkanı Cumali Hisar, konuya ilişkin Akit’e şunları anlattı: “Katil Mustafa Erdal olay yerinde etkisiz hâle getirilerek hayatını kaybetmişti. Ancak bu gelişme, dosyanın sona erdiği anlamına gelmemektedir. Dosyanın keskin çelişkiler ve karartıldığına dair kuvvetli iddialarla dolu olduğunu gözler önüne sermektedir. Dosya içeriği ve dönemin beyanları birlikte incelendiğinde; olayın yalnızca anlık bir fiil olmadığı, öncesi ve sonrasıyla birlikte kayıt altına alındığına dair güçlü işaretler mevcuttur. Bu noktada kamera kayıtları, dosyanın en önemli ve belirleyici unsuru olarak öne çıkmaktadır. Cinayetin işlendiği kat, üst kat bölümleri, cami avlusu ve dış çevrede; Şehit Bayram Ali Öztürk ile katil Mustafa Erdal’ın hareketlerinin birden fazla kişi tarafından kayıt altına alındığına dair bilgiler mevcuttur. Bu çekimlerin tesadüf eseri olmadığı, aksine bilinçli, organize ve profesyonel bir plan dahilinde gerçekleştirildiği yönündeki değerlendirmeler dosyada açıkça yer almaktadır. Bu durum, çekimleri yapan kişiler ile olayın seyri arasında doğrudan bağlantı bulunduğu şüphesini güçlendirmektedir. Yine Mustafa Erdal’ın olay yerinde etkisiz hâle getirilme biçimi de ciddi bir tartışma ve sorgulama konusudur. Bazı değerlendirmelerde, bu müdahalenin anlık bir refleks değil, kontrollü ve hedefe yönelik bir eylem olabileceği yönünde ağır iddialar dile getirilmektedir.
BU DOSYA KAPANMIŞ DEĞİLDİR
Olayın meydana geldiği hafta içerisinde bazı görüntülerin internet ortamına yüklenmiş olması ve ardından derhal ve iz bırakmaksızın kaldırılması ise, dosyanın en karanlık ve açıklanmaya muhtaç aşamalarından biri olarak öne çıkmaktadır. Bu durum, yalnızca görüntülerin içeriğini değil, bu içeriklerin kimler tarafından yayıldığını ve kimler tarafından ortadan kaldırıldığını da doğrudan sorgulatmaktadır. Bütün bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo açık ve nettir: Bu dosya kapanmış değildir. Aksine, eksik bırakılmış incelemeler, kasıt şüphesi doğuran ihmaller ve karartıldığı iddia edilen kritik delillerle birlikte hâlâ belirsizlik içinde bekletilmektedir. Bugün gelinen noktada sorulması gereken soru artık teknik bir soru değil, doğrudan hukuki bir zorunluluktur: Olay anını, öncesini ve sonrasını kayıt altına alan kamera görüntüleri nerede ve kimlerin elindedir? Bu kayıtlar neden hâlâ bağımsız, tarafsız ve adli bilirkişiler tarafından incelenmemiştir? Zira bu dosyada artık ‘şüphe’ değil, cevapsız bırakılmış ağır sorular vardır. Başta Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı olmak üzere tüm yetkili makamların bu dosyaya bizzat, doğrudan ve gecikmeksizin müdahale etmesi kesin bir zorunluluktur.”