AKİT MENÜ

Dünya

2 milyon Filistinli dar alana hapsedildi!

Birleşmiş Milletler verilerine göre Gazze’de 2,1 milyon Filistinli, şeridin yarısından daha küçük bir alana sıkışmış durumda. Açlık, susuzluk, sağlık sistemindeki çöküş ve yardım girişlerinin kısıtlanması, işgalci İsrail’in Gazze’yi adım adım yaşanmaz hâle getiren kuşatma siyasetini bir kez daha ortaya koydu.

Haber Merkezi

Birleşmiş Milletler verilerine göre Gazze’de 2,1 milyon Filistinli, şeridin yarısından daha küçük bir alana sıkışmış durumda. Açlık, susuzluk, sağlık sistemindeki çöküş ve yardım girişlerinin kısıtlanması, işgalci İsrail’in Gazze’yi adım adım yaşanmaz hâle getiren kuşatma siyasetini bir kez daha ortaya koydu.

Birleşmiş Milletler, Gazze Şeridi’nde yaşanan insani krizin ulaştığı boyutu yeni verilerle açıkladı. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, Gazze’de yaklaşık 2,1 milyon Filistinlinin, şeridin toplam yüz ölçümünün yarısından daha küçük bir alana sıkışmış hâlde yaşamaya zorlandığını duyurdu. Bu tablo, Gazze’deki meselenin sadece bombardıman ve yıkım başlığıyla sınırlı olmadığını; doğrudan doğruya nüfusu belli alanlara hapsetme, hayat damarlarını kesme ve toplumu teslim alma siyaseti olarak yürütüldüğünü gösteriyor.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin son raporlarında da Gazze halkının büyük kısmının yerinden edildiği, kötü barınma şartları altında yaşadığı ve temiz su, sağlık, gıda, tarım arazileri ile temel hizmetlere erişimin ağır biçimde kısıtlandığı belirtildi. OCHA, insanların Gazze’nin diğer bölgelerine, Batı Şeria’ya veya yurt dışına çıkamadığını, yalnızca çok sınırlı sayıda hastanın tıbbi tahliye izni alabildiğini kaydetti. Bu durum, terörist İsrail tarafından Gazze’nin fiilî olarak açık hava hapishanesine dönüştürüldüğünü bir kez daha teyit ediyor.

 

Açlık sistematik bir baskı aracına dönüştü

Dujarric’in Dünya Gıda Programı verilerine dayandırdığı açıklamaya göre Gazze’de açlık hâlâ yaygın ve ağır bir sorun olarak devam ediyor. Terörist İsrail'in yardım girişlerini engellemesi sebebiyle nölgede birçok aile gıda yardımıyla ayakta kalmaya çalışırken, her beş aileden biri günde sadece bir öğün yiyebiliyor. Ayda 1,6 milyondan fazla kişiye gıda kolisi, sıcak yemek, ekmek veya nakit destek ulaştırıldığı, 120’den fazla aşevi üzerinden günlük yaklaşık 1,1 milyon öğün sağlandığı belirtilse de bu yardımlar kuşatma düzeninin ürettiği yıkımı karşılamaya yetmiyor.

Gazze’de temel gıda girişine yönelik kısıtlamalar, özellikle çocuklar, yaşlılar, hastalar ve hamile kadınlar üzerinde geri döndürülmesi zor sonuçlar doğuruyor. Yerel hizmetlerin yeniden başlatılmasının önündeki en büyük engel ise operasyonel kısıtlamalar, yardım kuruluşlarının hareket alanının daraltılması ve insani yardım ortaklarının faaliyetlerinin engellenmesi olarak öne çıkıyor. Bu tablo, İsrail’in Gazze’de sadece askerî saldırıyla değil, açlık ve mahrumiyet üzerinden de bir kırma siyaseti yürüttüğünü gösteriyor.

Su, sağlık ve altyapı çökmeye zorlanıyor

OCHA’nın 1 Mayıs 2026 tarihli raporuna göre Gazze’de jeneratör, motor yağı, yedek parça ve ağır iş makinelerinin girişine getirilen kısıtlamalar sağlık, temizlik, enkaz kaldırma ve insani yardım operasyonlarını doğrudan etkiliyor. Raporda, 73 kanalizasyon pompa istasyonundan yalnızca 16’sının çalıştığı, günlük yaklaşık 40 bin metreküp atık suyun denize, yerleşim alanlarına ve yeraltı sularına karıştığı bildirildi. Enkaz kaldırma kapasitesinin de günlük yaklaşık 25 bin tondan 5 bin tona düştüğü aktarıldı.

Sağlık alanındaki durum da aynı şekilde çöküş sınırında. OCHA verilerine göre 25 Nisan itibarıyla Gazze’de 683 sağlık hizmet noktasından yalnızca 296’sı çalışır durumda; bunların da büyük bölümü kısmen hizmet verebiliyor. Yoğun bakım üniteleri, ambulanslar, soğuk zincir sistemi, tıbbi tahliyeler ve temel sağlık hizmetleri yakıt, malzeme ve ekipman eksikliği sebebiyle ağır baskı altında bulunuyor.

 

Yardım çalışanları da hedefte

Gazze’de insani yardım faaliyetleri de terörist İsrail tarafından engelleniyor. OCHA, 29 Nisan itibarıyla Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de en az 593 yardım çalışanının öldürüldüğünü, bunlardan sekizinin 10 Ekim 2025’te ilan edilen ateşkesten sonra hayatını kaybettiğini bildirdi. Son haftalarda yardım çalışanlarının öldürülmesi ve su hizmetlerinin askıya alınmasına yol açan saldırılar, Gazze’de insani faaliyetin dahi hedef hâline geldiğini ortaya koyuyor.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Samin el-Hitan da İsrail makamlarına çağrı yaparak temiz içme suyu, gıda, pişirme gazı ve diğer hayati ihtiyaçların önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı. Ancak sahadaki tablo, uluslararası çağrıların işgalci İsrail tarafından dikkate alınmadığını; Gazze halkının yaşam alanının, gıdasının, suyunun, sağlığının ve güvenliğinin aynı anda hedef alındığını gösteriyor.

 

Gazze, insanlığın imtihanı olarak duruyor

Gazze’de yaşananlar, klasik anlamda bir “insani kriz” ifadesiyle geçiştirilemeyecek kadar ağırdır. 2,1 milyon insanın dar bir alana sıkıştırılması, açlığın yaygınlaşması, su sisteminin çökmesi, sağlık altyapısının işlemez hâle gelmesi ve yardım faaliyetlerinin engellenmesi, bütünlüklü bir kuşatma politikasına işaret ediyor. Uluslararası kurumlar tabloyu raporlamakta, rakamları açıklamakta ve çağrılar yapmakta; fakat Gazze halkı, her gün bu rakamların canlı karşılığı olarak hayatta kalmaya çalışıyor.

Yorumlara Git

Mukaddes Ölçülerimizle Oynamayın!

Mahkemedeki ifadesi ortaya çıktı! Muhittin Böcek’ten de ‘siyasi dava’ taktiği

En büyük destekçileri CHP’di: Bayrak düşmanı DHKP-C'li böyle paketlendi

Muhalefet İçindeki "Besleme Medya" Yılmaz Özdil CHP’yi yine topa tuttu

Bakan Yumaklı “Kayıplarımızı geri kazanacağız” Tarımda altın yıl müjdesi