AKİT MENÜ

Aktüel

Düşmanlar Çok Tedirgin, Mazlumlar Çok Umutlu, Çünkü Dünya Sert Dönüyor

Alper TAN 'Düşmanlar Çok Tedirgin, Mazlumlar Çok Umutlu, Çünkü Dünya Sert Dönüyor' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Haber Merkezi

İşte Alper Tan'ın kaleme aldığı o yazı;

Son yıllarda Türkiye, savunma sanayii ve savaş teknolojileri konusunda dünyayı şaşırtan seri hamleler yapıyor. Torbadan çıkan son sürpriz Yıldırımhan oldu. Yıldırımhan’ın 6000 km menzilli kıtalararası hipersonik silah olduğu duyuruldu. Ne zaman projeleri çizildi, ne zaman başlandı, ne zaman bitirildi, ne zaman denendi ve seri üretime geçildi? Bunların tamamı sürpriz…

İHA, SİHA konularında dünyada açık ara önde olan Türkiye, bu son sürprizi ile bütün dikkatleri üzerine çekti. Japonya’dan, Çin’den, Avrupa’dan Latin Amerika’ya kadar herkes bunun nasıl olduğunu merak ediyor. Türkiye’nin bu hamlelerini ve bunların çarpan etkisini nasıl anlamak gerekir? Bu yazıda bu hususa odaklanacağız.

 

Yıldırımhan’ın 6000 km menzilinin nereleri kapsadığı hesaplanırken Türkiye’nin ulusal sınırları dikkate alınarak muhtemel hedeflere dikkat çekiliyor. Artık böyle bir sınır kalmamıştır. Yeryüzündeki bütün coğrafya, Türk siyaseti, Türk füzeleri ve diğer sürpriz silahlarının kapsama ve ilgi alanı içindedir. Bu silahlar, Türkiye’den ateşlenebileceği gibi, Suriye, Katar, Azerbaycan, Pakistan, Somali, Sudan, Nijerya, Cezayir gibi çok sayıda dost, kardeş ve müttefik ülke topraklarından da hasım hedeflere karşı ateşlenebilir. Bu da yerkürenin tamamını kapsadığı anlamına geliyor. Yıldırımhan’a, kardeş ülke Pakistan’ın envanterinde bulunan nükleer başlıkların da entegre edildiğinde bunun ne anlama geleceğini çok iyi düşünmek gerekir. Pakistan ve Suudi Arabistan askeri ittifak kurdular. 30 bin Pakistan askeri Suudi Arabistan’da. Pakistan yaptığı açıklamada “Suudi Arabistan yasak bölgedir ve bizim kırmızı çizgimizdir. Suudi Arabistan’a saldıran hasımlara karşı sonuna kadar savaşırız” dedi. Bu meydan okumaları herkes not etsin. Suudi Arabistan-Pakistan ittifakı, Türkiye’nin dışında bir gelişme değil. Bu ittifakın içinde Mısır ve Türkiye de var. Zamanı gelince bunu hep beraber göreceğiz. Dolayısıyla Pakistan’ın meydan okuması, Kahire ve Ankara’nın da ortak mesajıdır. Bu meydan okumanın kimlere karşı olduğunu da izaha gerek yok. Pakistan ve Suudi Arabistan’la başlayan, Türkiye ve Mısır’la devam edecek olan bu askeri ittifak, önümüzdeki süreçte onlarca devletin katılımıyla Dünyanın askeri olarak en güçlü ve coğrafi olarak en geniş savunma paktını oluşturacak.

  Bütün Müslüman ülkeler bu koruma şemsiyesinin içinde olacak. Buna Körfez ülkeleri de dahil. Sadece İran’ın hareket tarzının ne olacağı merak ediliyor. Umarız ki onlar da bu son savaşla dünyanın gerçeklerini anlamış olsunlar. İnanıyoruz ki kısa zamanda İslam ülkelerine ilave olarak adaletin peşinde olan diğer din ve etnik gruplardan devletler de bu yapıya dahil olacaklar. ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin devasa uçak gemilerinin, yüzbinlerce askerlerinin, çok övündükleri ve güvendikleri silah sistemlerinin Ebrehe’nin filleri gibi işlevsiz hale geleceği, aşırı derecede abarttıkları o çelik yığınlarının onları koruyamayacağını çok iyi anlayacaklar. Mesele Yıldırımhan’dan başladı ama ondan ibaret değil. Heybeden çıkacak yeni sürprizleri bekleyin. Denizlerden çıkacaklara bakın, yerde yürüyenlere bakın, semada uçanlara ve duranlara bakın. Atmosferin dışına çıkın. Oradan süzülenlere, yıldırım gibi düşenlere, ateş olup yakanlara, görünmeden yok edenlere, siber alemi altüst edenlere odaklanın. Yeni bir dünya kuruluyor. Güneş farklı şekilde yeniden doğuyor. Ülkeler yenibaştan saflara ayrılarak hizalanıyor. Türkiye, yeniden kurulan ve sistem olarak kurgulanan bu sürecin baş aktörüdür. Mazlum milletler ve devletler, bunun böyle olmasını istiyor. Bu misyon Ankara’ya veriliyor. Anlayacağınız, Türkiye’den daha büyük bir Türkiye var. İlan edilmeden işleyen yeni uluslararası sistem artık bütün dünyaya ilan edilme noktasına yaklaştı. Füzeden başladık buradan çıktık. Füzeler ve diğer savaş teknolojilerinin çoğu öldürmek, tahrip etmek, caydırmak veya yok etmek için üretilir. Batı medeniyetinin silahları daima zalimin kılıcı olmuş ve mazlumun başını kesmek için kullanılmıştır. Bizim silahlarımız tarih boyunca mazlumun kılıcı olmuş zalimin boynuna inmiştir. “Hazır ol cenge, ister isen sulhü salah” sözü bize aittir.

  Bizim silahlarımız, çocukları öldürmez, bizim silahlarımız, hastaneleri, ibadethaneleri, okulları, kültürel yapıları, sivil hedefleri vurmaz. Bizim sivrisineklerimiz Nemrutları öldürmek içindir. Bizim karıncalarımız Firavunların sarayını yıkmak içindir. Atmacalarımız, masum kuşları vahşi yırtıcılardan korumak içindir. Arılarımız masumların kovanına el uzatanları sokmak içindir. Fırtınalarımız soykırımcıların çatılarını uçurmak içindir. Kobralarımız, güvercinleri yutmaya çalışan timsahları engellemek içindir. Ejderlerimiz, vahşilere engel olmak içindir. Kaplanlarımız, ceylanları korumak içindir.

Bu silahlar, dünyada kan dökmek için değil, insanlığa can vermek, barışı, huzuru ve adaleti korumak, tesis etmek ve güvence altına almak içindir. Siyasetimizin, diplomasimizin ve küresel huzurun ve istikrarın teminatıdır.

Mazlumlar için ferahlatan meltem ama zalimlerin hanümanını yıkan boradır.

İnsanlık için daha huzurlu günlere çok yaklaştık. O günlere sakin bir şafakla da girebiliriz, yoğun gök gürültüleri ve yağmur gibi yağan yıldırımlardan sonra da… Nasıl olacağını düşmanların tavrı ve Allah’ın takdiri belirleyecektir.

Yorumlara Git

Yine İstanbul, yine metrobüs, yine yangın!

İran'dan bölge ülkelerine tehdit: Bu riski almayın!

Bayraktar'dan muazzam atak! 81 ilde üretim merkezi kurulacak

Fenerbahçe’yi bir kez daha yaktı! Ali Koç gitti çilesi bitmedi

Görüşmede konuşulanlar ortaya çıktı! Kılıçdaroğlu’ndan Burcu Köksal’a telefon