Gündem
İHH’dan yetimlere büyük destek
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın kurban ve insani yardım çalışmalarına değinen Ankara Şube Başkanı Hacı Bayram Şahin, “Geçen yıl 60 ülkede 112 bin 207 hisseyle 4.5 milyon kişiye ulaştık” ifadelerini kullandı. Şahin, vakfın yalnızca kurban değil, yetim ve kalkınma projelerinde de aktif olduğunu belirterek, “Dünyada desteklediğimiz yetim sayısı 165 bin” bilgisini paylaştı. Afrika’daki çalışmalara da dikkat çeken Şahin, “Afrika’da 16 bin su kuyusu açtık, 210 bin kişinin görmesine vesile olduk” diye konuştu.
İHH’nın 1992 yılında Bosna soykırımı sırasında üç-dört tane yirmili yaşlarda genç tarafından soykırıma uğramış Müslümanlara yardımcı olmak için kurulduğunu belirten Şahin, 1995’te vakfa dönüşerek o yıl Türkiye’de ilk defa “Yeniden Ümmet Seferi” adıyla vekâletle kurban çalışması başlattığını anlattı.
Gazze’de iki buçuk yıldır İsrail’in soykırımına uğrayan mazlumlara yardım ulaştırmak için her yolu deneyen İHH’nın, Ürdün Kızılayı ile işbirliği yaparak yardımlarını tırlarla bölgeye ulaştırdığını belirten Şahin, bir yandan da BM’ye bağlı Dünya Gıda Programı (WFP) ile işbirliği yaparak Gazze’de gıda ve ihtiyaç maddesi dağıtımını gerçekleştirdiğini anlattı. Şahin, halihazırda Gazze’deki 19 mutfak ile günlük 207 bin mazluma sıcak yemek dağıttıklarını söyledi.
İHH’nın kurban çalışmaları sırasında Afrika’da su kuyusu açmaya da başladığını belirten Şahin, kıtada bugüne kadar 16 bin su kuyusu açtıklarını, ayrıca 210 bin kişiye katarakt ameliyatı yaptırarak görmelerine vesile olduklarını ifade etti. Şahin, ayrıca İHH olarak 44 ülkede 165 bin yetimi desteklediklerini vurguladığı açıklamasında, “Dünyada en çok yetim bakan, destekleyen ilk 10 kuruluş arasında tek Müslüman kuruluş biziz. Diğerleri misyoner kuruluşları. Şu an Gazze’de desteklediğimiz yetim sayısı 39 bin” şeklinde bilgi verdi.
61 Ülkede Kurban Seferberliği
Sayın Şahin, İHH olarak yaptığınız kurban çalışmalarını bize anlatır mısınız?
İHH İnsani Yardım Vakfı, bu Kurban Bayramı’nda da dünyanın dört bir yanındaki ihtiyaç sahiplerine umut olmaya devam ediyor. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte toplam 61 ülkede gerçekleştirilecek kurban çalışmalarıyla milyonlarca ihtiyaç sahibine ulaşılması hedefleniyor. Geçtiğimiz Kurban Bayramı’nda hayırseverlerin destekleriyle Türkiye dâhil 60 ülkede 112 bin 207 hisse kurban kesilerek 4.5 milyondan fazla ihtiyaç sahibine ulaşıldı. Bu yıl da aynı dayanışma ruhuyla mazlum coğrafyalara kardeşlik eli uzatılacak. Türkiye’de kurban çalışmalarını uluslararası ölçekte gerçekleştiren ilk kurumlardan biri olmanın sorumluluğunu taşırken, kurbanı yalnızca bir paylaşım değil; dünyanın farklı coğrafyalarındaki mazlumlarla kurulan güçlü bir kardeşlik bağı olarak görüyoruz. Çünkü kurban, bizler için bir bayram sevincini ifade ederken; savaşın, yoksulluğun ve krizlerin gölgesinde yaşayan milyonlarca insan için çok daha büyük bir umut anlamına geliyor. Yapılan her kurban bağışı, ihtiyaç sahiplerinin sofralarına misafir olmak ve onlara “yalnız değilsiniz” diyebilmek demek. Özellikle Gazze’de aylardır devam eden saldırılar ve ağır insani kriz nedeniyle kurban çalışmaları özel bir çabayla sürdürülüyor. Devam eden soykırım ve bölgede uygun saklama koşullarının bulunmaması sebebiyle Filistin merkezli kesim organizasyonları yapılamıyor. Bu nedenle kurbanlar Hindistan’daki kesim tesislerinde kesiliyor, etler hijyenik koşullarda konserve hâline getiriliyor ve ardından Gazze’deki kardeşlerimize ulaştırılıyor. Böylece hem etlerin bozulmasının önüne geçiliyor hem de savaşın gölgesinde yaşam mücadelesi veren ailelere düzenli gıda desteği sağlanıyor. İHH, sadece kurban eti ulaştırmakla kalmıyor; Kurban Bayramı’nın sevincini çocuklara da taşıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye ile birlikte 16 ülkede gerçekleştirilen bayramlık çalışmaları kapsamında 41 bin 601 yetim ve ihtiyaç sahibi çocuk yeni kıyafetleriyle bayram sabahına uyandı. Bu yıl da yetim çocukların yüzünü güldürmek için bayramlık destekleri devam edecek. Gazze’den Afrika’ya, Asya’dan Balkanlar’a kadar uzanan kurban çalışmalarıyla milyonlarca insan bayram sevincine ortak oluyor. Kurbanın bereketi, dünyanın dört bir yanında kardeşliğe dönüşüyor.
VEKALETLE KURBAN KESİMİ FIKHEN CAİZ
Vekâletle kurban kesimini fıkhi açıdan vatandaşlarımıza anlatır mısınız?
Vekaletle kurbanda fıkhen bir problem yok. Bu konuda hem Diyanet’in hem diğer alimlerin fetvaları var. Şöyle düşünün, mesela zekatınızı güvenilir birine veriyorsunuz ve “Bunu ihtiyaç sahiplerine dağıt” diyorsunuz. Kurban da aynı bu şekildedir. Güvenilir, emin ve ehil kişilerle vekalet yoluyla istediğiniz, dilediğiniz bir coğrafyada veya genel bir yerde kestirmenizde fıkhen bir problem yok. Fıkhen caizdir.
İLK VEKÂLETLE KURBAN ÇALIŞMASINI 1995’TE İHH BAŞLATTI
İHH’nın kuruluşu ve gelişimine ilişkin bilgi verir misiniz?
İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH), 1992 yılında Bosna soykırımı sırasında üç-dört tane yirmili yaşlarda genç tarafından kuruldu. Bosna’da soykırıma uğramış Müslümanlara yardımcı olmak için. Daha sonra 1995’te vakıf kuruluş dilekçesi veriliyor ve o yıl Türkiye’de bir kurum ilk defa “Yeniden Ümmet Seferi” adıyla bir vekaletle kurban çalışması başlatıyor. Bu Türkiye’de ilktir. Fakat bu kurban çalışmaları bizim bölge Müslümanlarıyla tanışmamıza, kaynaşmamıza, onların sorunlarını anlamamıza vesile oluyor.
AFRİKA’DA 16 BİN SU KUYUSU AÇTI
Vakfın su kuyusu konusunda da öncü olduğunu biliyoruz nasıl oldu bu?
Kurban çalışmalarına gittiğimiz Afrika’daki ağır susuzluk sorununu gördük. Bu vesileyle Türkiye’de ilk defa su kuyusu çalışmasını başlattı İHH. Şu ana kadar 16 bin su kuyusu açmışız. Bizden gören diğer kurumlar da açmaya başladılar. Çok mutluyuz bu nedenle. Ben Afrika’da üç yıl yaşadım. Orada kadınlar ve çocuklar birkaç saat mesafeyi yürüyüp pis bir suya ulaşırlar ve aynı şekilde birkaç saat yürüyerek su taşırlar evlerine. Orada suyun büyük ihtiyaç olduğunu görüp su kuyuları açmaya başladık.
AFRİKA’DA ŞU ANA KADAR 210 BİN KİŞİNİN GÖRMESİNE VESİLE OLDUK
Afrika’da başka hizmetlere de vesile oldu sanıyorum kurban çalışmalarınız.
Evet, Kurban birçok şeye vesile oldu. Daha sonra kurban çalışmalarına gitmeye devam ettikçe katarakt sorununu gördük Afrika’da. Şu ana kadar Afrika’da 210 bin kişinin görmesine vesile olmuşuz. Milletimiz vesile oldu. Çünkü tüm bu hizmetleri milletimizin çabalarıyla yapıyoruz.
Yetim sponsorluk ağı 44 Ülkeye Yayılıyor
Yetim sponsorluğu da benzer şekilde ortaya çıktı değil mi?
Evet. Yine o çalışmalardan sonra başladığımız yetim sponsorluğu çalışmamız var. 44 ülkede 165 bin yetimi destekliyoruz. Dünyada en çok yetim bakan, destekleyen ilk 10 kuruluş arasında tek Müslüman kuruluş biziz. Diğerleri misyoner kuruluşları. Gazze’de 7 Ekim 2023 itibarıyla bizim 15 bin 504 yetimimiz vardı. Fakat bunların 436 tanesi şehit oldu. Bir tanesi esir oldu. 40 bin tane de yetim olduğunu tahmin ediyorduk şehitlerin emaneti olarak. Başkanımız Bülent Yıldırım, “Gerekirse hepsini biz destekleyeceğiz” dedi. Şu an Gazze’de desteklediğimiz yetim sayısı 39 bin. Ama tüm dünyada desteklediğimiz yetim sayısı 165 bin. Bunun 15 bini de Türkiye’de.
YETİM HAMİLİĞİ İLE İSTEYEN BİR YETİMİN HAMİSİ OLABİLİYOR
Yetimleri nasıl destekliyorsunuz? Okurlarımıza anlatır mısınız?
Tabi. Bir kişi “ben bir yetime hami olacağım” diyor. Aylık bin lira vakfımıza ulaştırdığında, ona bir yetim atıyoruz. Onun resmini ve bilgilerini görebiliyorsunuz internet sayfasından. Sizin o aylık bin lira desteğiniz yetime ulaştırılıyor. Bir nefes almış oluyor yetim. Bu miktar bazı ülkelerde iyi bir para sayılır. Peygamber Efendimiz, (SAV); “Bir yetimi koruyup gözeten cennette benimle böyledir” diyor iki parmağını birleştirerek. Yetim korumak, Peygamberimizle komşu olmaya vesile. Aynı zamanda Gazze’de bir yetiminizin olduğunu düşünün. Peygamber Efendimiz (SAV); “Kim bir mücahidi donatırsa veya onun ailesine güzel bir vekâlette bulunursa, o da savaşmış gibidir” diyor. O manada çok önemli yetim hamisi olmak. İHH Türkiye’de birçok hayrın öncüsü bir kurum. Bu yüzden seviniyoruz.
YETİM HAMİSİ OLDUĞUNUZDA ONUN HAYATINI DEĞİŞTİREBİLİYORSUNUZ
Yetim hamiliği konusunda sizi duygulandıran hatıralarınızı bize anlatabilir misiniz?
Ben üç yıl büyük bir yetimhanenin yapımı için Afrika’da kaldım. Dünyada Epstein skandalı ortaya çıktıktan sonra herkes çocukların kıymetini daha iyi anlamaya başladı. Açlığın, yokluğun, yoksulluğun olduğu yerlerde her türlü istismar olabilir. Siz bir yetim hamiliği yaptığınızda, bir yetimhane açtığınızda aslında bir yetimin hayatını değiştirebiliyorsunuz. Hayatını kurtarıyorsunuz. Bu basit bir şey değil. Allah’ü Teala Maide Suresi’nde buyuruyor ki; “Bir insanın hayatını kurtaran, bütün insanların hayatını kurtarmış gibidir” Demek ki bir insan bir alem kadar değerli. Bizim yetimhanelerimizde yetişip, Türkiye’ye getirdiğimiz tıp okuyan, kendi ülkesinde bakan olan veya burada İlahiyat Fakültesi bitirip yetiştiği yetimhanelerimizde hoca olan çocuklarımız bizi çok mutlu ediyor. Dünyanın çeşitli ülkelerinde 45 tane yetimhanemiz var. Zeki, okumak isteyen çocuklarımızı Türkiye’ye getirip okutuyoruz. Mesela Açe Depreminde annesiz babasız kimsesiz kalmış bir kızımız yetimhanede okudu. Türkiye’ye getirdik ilahiyat okudu. Şimdi o döndü ve aynı yetimhanede öğretmen olarak hizmet veriyor. Bu gibi örnekler bizi çok mutlu ediyor. Dünyada 165 bin yetime bakıyoruz ama bıraktığımız yetim sayısı 700 bin civarında. İlk defa 2005 yılında Azerbaycan’da 20 Çeçen yetimi alarak bu sistemi başlatmıştık. Şimdi onlar yirmili yaşların üstüne çıkmış durumda. Hayata atılmış durumdalar. Peygamber Efendimizin (SAV) hadisi şerifinde dediği gibi “Bir yetime sahip çıkmak Peygambere komşu olmak ve en üst dereceye çıkmak” demek aslında. Bir yetime sahip çıktığınızda sadece bin lira vermiyoruz. Mutlaka iki bayram da bayramlıkları verilir. Desteğe almadığınız kardeşi varsa ona da bayramlık verilir mahrum kalmasın diye. Mutlaka okulda kırtasiyesi verilir. Kurban bayramında mutlaka eti verilir. Gıda kolisi verilir. Yetimlerimiz bu sayede yanında birilerinin olduğunu biliyor. Bu açıdan çok önemli.
Gazze’ye yardım her koşulda ulaştırılıyor
Soykırımcı İsrail’in tüm insanlık dışı saldırı ve ablukası altındaki Gazze’ye nasıl yardım ulaştırıyorsunuz?
7 Ekim 2023’ten sonra başlayan İsrail saldırıları iki buçuk yıldır sürüyor. Burada insanlarımızın yanıldığı bir konu var. “Oraya yardım gitmiyormuş, siz nasıl götürüyorsunuz?” diyorlar. Eğer hiç yardım gitmeseydi 90 gün sonra toplu ölümler olurdu. Yardım gidiyor, ama çok zor gidiyor. Hala içeride ticaret dönüyor. Yani Yahudi tüccarlar 1 liralık malı 5 liraya da olsa Gazze’li tüccarlara satıyorlar. Gazzeli tüccarlar da kârını koyup satıyorlar. Öyle alıyoruz. Bu şekilde yerinden temin ediyoruz gıdadan battaniyeye kadar tüm ihtiyaç ürünlerini. Bir de Ürdün Kızılayı ile işbirliği yapıp kuzeydeki Eres kapısından sokarak yardımları ulaştırmaya çalışıyoruz. Ürdün’ün nispeten onlarla arası iyi. Biz yardımları Ürdün Kızılayı’na veriyoruz. Ürdün Kızılayı onlara “10 tır geçireceğim” diyor, onlar “olmaz 5 tır” diyor. Sınırdan geçtikten sonra içeride tekrar biz alıyoruz. Bir üçüncü yol ise, World Food Program (WFP) var. Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Gıda Programı. O içeri ürün sokabiliyor ama pişirip dağıtamıyor. Bize veriyor projesinin yüzde 60’ını. Biz 19 mutfakta günlük 207 bin kişilik sıcak yemek veriyoruz Gazze’de. Savaşın en şiddetli zamanında, “hiç gıda girmiyor” denildiği anında biz 235 bin kişilik sıcak yemek dağıttık. Allah’ın izniyle bizim yardım ulaştıramadığımız gün olmadı.
ÜMMET COĞRAFYASININ TAMAMINDAKİ İNSANLARIN YÜZLERİNİ GÜLDÜRMEYE ÇALIŞIYORUZ
Kurbanları kaç ülkede kesiyorsunuz?
Kurbanı 61 ülkede kesiyoruz şu an. İHH olarak 34 yıldır kurban kesiyoruz ve kurban vekaleti 34 yıldır bizde tek fiyat. Yani şu ülkede bu fiyat, bu ülkede şu fiyat demiyoruz. Eğer öyle dersek ucuz bölgelere yüklenme oluyor. Ümmetin sıkıntıda olduğu, savaşın, çatışmanın olduğu, krizlerin olduğu yerlere insanlar gitmek istemiyor. Onun için biz her yıl tek fiyat belirliyoruz tüm bölgeler için. Yani bizim 61 ülkede de kurban vekalet fiyatımız 11 bin 500 lira. Bazı kuruluşlar ayrı ayrı belirliyor. Onlara saygı duyuyoruz. Biz tecrübelerimizden dolayı onu tercih etmiyoruz. Mesela geçen sene vekaletini aldığımız 112 bin kurbanın 54 binini Filistin ve Gazze için kestik. Yani neredeyse yarısı. En masraflı ve sıkıntılı olan yer. Bunlar konserve yapıldı. Hindistan’da kesildikten sonra. Gazzeli kardeşlerimiz açtığında ısıtıp ya da ısıtmadan yiyebiliyor. Yemeğe de katabiliyor. Yıl boyunca da kullanılabiliyor konserveler. Mesela bazen bir aileyi bir koli veriyoruz. Bir kolinin içerisinde 12 kilo pişmiş et var. Aslında bir koyundan daha fazla. Neredeyse geçen seneki çalışmalarımızın yarısı Gazze için değerlendirildi. Ama tabi Sudan’da iç savaş ve açlık var. Sudan’ı bırakamayız. Bosna’daki kardeşlerimizle kaynaşmayı bırakamayız. Filipinler Moro’da Müslümanlar var. Tayland Patani’de Müslümanlar var. Yani ümmet coğrafyasının zor kolay demeden her yerine ulaşmaya çalışıyoruz. Eğer kurban çalışmalarında ümmetin tek bir coğrafyasını hedefleseydik o zaman ucuz kesebilirdik. O zaman zor yerlere kim gidecek? Biz ümmet coğrafyasının tek bir yerini değil, ümmet coğrafyasının tamamındaki insanların yüzlerini güldürmeye çalışıyoruz. Halkımız da bu çalışmalara, hayırlara teveccüh ediyor Allah razı olsun. İHH olsun başka kurumlar olsun destekliyorlar.