AKİT MENÜ

Eğitim

Dini eğitim birinci sınıfta başlamalı

İLKE Vakfı, Prof. Dr. Recep Kaymakcan tarafından hazırlanan eğitim politikalarında manevi değerlerin daha görünür hale gelmesini vurgulayan raporu paylaştı. Laiklik yanlıları, ilk ve orta dereceli okullarda din dersi istemez iken, İlke Vakfı erken yaşta din dersi talebinde bulundu.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

SEBAHATTİN AYAN  İST.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile eğitimde akademik başarının yanı sıra manevi ve ahlaki değerler ön plana çıkarılıyor. Uzmanlar, erken yaştaki bu desteğin şuurlu nesiller yetiştirmek için kritik olduğunu belirtiyor. İLKE Vakfı bu kapsamda dikkat çeken bir analiz yayımladı. Prof. Dr. Recep Kaymakcan tarafından hazırlanan kapsamlı analiz raporu, bu sınırlılığın herhangi bir açık hukuki veya bilimsel gerekçeye dayanmadığını; aksine tarihsel, hukuki ve pedagojik açılardan ilk üç sınıfta da din eğitiminin verilmesinin mümkün ve gerekli olduğunu ortaya koydu.

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE “4. SINIF” TEAMÜLÜ

Rapor, Osmanlı Devleti’nde Tanzimat sonrası modernleşme döneminde ilkokul düzeyindeki sıbyan mekteplerinde, eğitimin tüm yıllarında din eğitimine yer verildiğini hatırlatıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında da 1924 programında din dersleri ilkokul 2, 3, 4 ve 5. sınıflarda okutulurken, 1926’da bu uygulama 3. sınıftan itibaren başlatıldı. Ancak 1930-1949 yılları arasındaki tek parti iktidarında laiklik kisvesi adı altındaki kısıtlama döneminden sonra, 1949 yılında din dersleri ilkokul müfredatına sadece 4 ve 5. sınıflar için geri döndü.

 

Analizde dikkat çeken en önemli tespitlerden biri de, mevcut uygulamanın yasal bir zorunluluk değil, bir idari tercih olması. 1982 Anayasası’nın 24. maddesi, din kültürü ve ahlak öğretiminin “ilk ve ortaöğretim kurumlarında” zorunlu olduğunu belirtirken, herhangi bir sınıf düzeyi ayrımı yapılmıyor. Engel tamamen MEB’in haftalık ders çizelgesindeki düzenlemeden kaynaklanıyor.

Raporda, erken yaşta din eğitimine karşı çıkan yaklaşımların çoğunlukla J. J. Rousseau’nun 18. yüzyılda ortaya koyduğu natüralist görüşlere veya Jean Piaget’nin bilişsel gelişim kuramının katı yorumlarına dayandırıldığı ifade ediliyor. Söz konusu analiz, çocukların dini konulara ilgisinin en yüksek olduğu ilkokulun ilk üç yılında kurumsal bir eğitimin olmamasının, çocukların bütüncül gelişimini sekteye uğrattığını savunuyor. Çocukların sorduğu dini soruların cevapsız bırakılması veya pedagojik eğitimi olmayan kişilere terk edilmesi, gelişimsel açıdan riskler taşıyor.

 

NASIL BİR MODEL?

Raporun sonuç bölümünde ise erişim sorununun çözümüne yönelik somut önerilere yer veriliyor. Buna göre, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersinin ilkokul 1. sınıftan itibaren haftada iki saat olarak müfredata dahil edilmesi gerektiği belirtilirken, öğretim programının konu merkezli bir yapıdan ziyade çocuk merkezli, oyun ve etkinlik temelli, değer odaklı ve çoğulcu bir anlayışla hazırlanmasının önemine vurgu yapılmaktadır. Bunun yanında, öğretmen yetiştirme sürecinde de iyileştirmeler önerilmekte; ilahiyat fakültelerinde erken çocukluk din eğitimi derslerinin güçlendirilmesi ve sınıf öğretmenlerine yönelik hizmet içi eğitimlerin yaygınlaştırılması gerektiği ifade edilmektedir. Son olarak, bu yaş grubuna uygun görsel ve yazılı materyallerin geliştirilerek öğretmenlerin kullanımına sunulmasının gerekliliği dile getirilmektedir.

Raporda, Türkiye Yüzyılı perspektifinde din eğitimi mirasının en önemli eksiklerinden birinin erken çocukluk dönemi olduğu ve bu eksikliğin giderilmesi için gerekli hukuki ve pedagojik zeminin mevcut bulunduğu vurgulanıyor.

Yorumlara Git

Resmen sömürüyorlarmış! Yasa dışı altın madenciliği yapan yaklaşık 200 şirket tespit edildi

Eski Filistinli tutuklular: Karar ‘cinayetleri meşrulaştırma girişimi’

İBB yönetiminin Küçükçekmece aymazlığı Meclis'te tescillendi! Göl resmen lağıma döndü, İBB sadece seyrediyor!

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında yeni gelişme! 4 sanık tahliye edildi

İmamoğlu'nun "suç örgütü" davasında şok savunma! Mahkeme Başkanı patladı: "Burası senin miting alanın değil!"