Aktüel
'Herkes başkasının putuna İbrahim!'
'Bakıyorum da etrafa; maşallah herkesin elinde bir balta, herkes başkasının putuna karşı “İbrahim” kesiliyor! Ötekinin makam hırsına zehir zemberek laf ederken, kendi koltuk sevdasını “hizmet davası” diye pazarlayanlar mı dersiniz? Berikinin paraya tapmasını eleştirirken, kendi vadeli banka hesabını “rızık garantisi” diye kutsayanlar mı?' Kadir Bekil Mirat Haber'de yazdı...
'Bakıyorum da etrafa; maşallah herkesin elinde bir balta, herkes başkasının putuna karşı “İbrahim” kesiliyor! Ötekinin makam hırsına zehir zemberek laf ederken, kendi koltuk sevdasını “hizmet davası” diye pazarlayanlar mı dersiniz? Berikinin paraya tapmasını eleştirirken, kendi vadeli banka hesabını “rızık garantisi” diye kutsayanlar mı?' Kadir Bekil Mirat Haber'de yazdı...
Hazreti İbrahim (a.s.) o baltayı eline aldığında sadece taştan heykelleri devirmedi. O balta; Nemrutların kibrine, zihinlerin pasına ve ruhların zilletine indi! O, “Sizin şu karşısında durup tapındığınız bu heykeller de nedir?” diye haykırırken, aslında bir devrin kokuşmuş sistemine ve “benim dediğim dedik” diyen despotların suratına tevhid şamarını indiriyordu!
Modern Nemrutlar, Konforlu Putlar!
Bugün putlar sadece taştan ve betondan ibaret değil. Bugünün putları; mevkiidir, şöhrettir, dolardır, Avrupa’nın ağzına bakıp icazet beklemektir! Adam diliyle “Lâ” diyor ama gönlü, fani arzuların ve dünyalık hesapların esiri olmuş. “Muvahhidim” diye caka satıyor ama rüzgâr nereden eserse kıblesini oraya çeviriyor!
En’âm suresi 79. ayette Rabbimiz şöyle buyuruyor:
> “Ben, Hanif (bütün bâtıl inançlardan yüz çevirmiş) olarak yüzümü gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim. Ben müşriklerden değilim!”
Şimdi soruyorum: Kaçımız yüzünü “ama”sız, “fakat”sız sadece Hakk’a çevirecek kadar yürekli? Kaçımız “ateşe atılma” pahasına; küresel güçlerin, modern putların ve konfor prangalarının karşısında elif gibi dik durabiliyor?
Herkes başkasının inşa ettiği sahte gölgelerde serinleme derdinde… Oysa İbrahim olmak; o sahte gölgeleri elinin tersiyle itip, ateşin tam ortasında bile olsa sadece Allah’ın rızasına sığınmaktır!
Cihad, Zalimin Suratına “Hakk” Diye Haykırmaktır!
Öyle köşemizde oturup suya sabuna dokunmadan, tesbih çekerek “İbrahimî şuur” edebiyatı yapamayız! Efendimiz (s.a.v.) ne buyuruyor:
> “Cihadın en faziletlisi, zalim bir yöneticinin karşısında hakkı ve adaleti söylemektir.”
Hani nerede o hak? Güçlünün borusu öttüğünde hemen sus pus olanlar, cebi dolduğunda davasını bir kenara fırlatanlar, lüksün ve konforun kulu hâline gelenler… İşte asıl yıkılması gereken putlar bunlardır! Kalpteki prangaları kırmadan, eldeki baltanın hiçbir hükmü olmaz!
İbrahimî duruş; sadece tarihsel bir kıssa değil, her çağda yeniden inşa edilmesi gereken bir karakterdir. Bugünün Nemrutları artık sadece tahtlarda oturmuyor; ekranlarda, borsa grafiklerinde ve dijital veri tabanlarında hüküm sürüyor.
Küresel Kuşatma: Küresel sistem, insanlığı tek tipleştirmek ve kendi menfaat merkezlerine ram etmek isteyen modern bir “Babil” inşası içindedir. Bu siyasi ve askerî dayatmalara karşı zikzak çizmeden durmak, tevhidin bu çağdaki siyasi tezahürüdür.
Kapitalist Din: Kapitalizm, insanı “tükettiği kadar değerli” gören seküler ve bâtıl bir dindir. Rızkı veren Rezzâk’ı unutturup, insanı banka hesaplarına ve kredi notlarına mahkûm eden bu sistem, asrın en büyük puthanesidir.
Dijital Prangalar: Günümüzde iradeyi esir alan en sinsi putlardan biri de algoritmalardır. Beğenilme arzusu ve yapay yönlendirmelerle insan zihni dijital bir kafese hapsediliyor. İbrahimî duruş; ekranın sunduğu sahte gerçekliği reddedip, fıtrata ve vahyin aydınlığına dönmektir.
Dışarıdaki binlerce putun asıl kaynağı, insanın içindeki “nefis” putudur. Şeytan, modern dünyayı süsleyerek nefse hoş gelen “özgürlük” kılıfları hazırlar. Oysa gerçek özgürlük; nefsin arzularına gem vurup sadece Allah’a kul olmaktır.
Netice-i Kelâm
İbrahimî tavır; baltayı ele alıp önce zihinlerdeki, sonra hayatın merkezindeki o sahte putları kırmaktır.
Zikzak Çizmemek: Konjonktüre göre değil, hakikate göre saf tutmaktır.
Modern Dayatmaları Reddetmek: “Herkes yapıyor.” mazeretinin arkasına sığınmadan, “Rabbim ne buyuruyor?” diyerek âlemlerin Rabbi olan Allah’a tam teslim olmaktır.
Bu duruş; ateşleri gül bahçesine çeviren o sarsılmaz imanın, 21. yüzyılın karanlığına vurduğu en büyük tokattır. Kula kulluğu reddeden her nefes, İbrahimî bir mirastır.
Herkes başkasının putuna İbrahim oladursun; asıl mesele, kendi içindeki o sinsi Nemrut’u öldürüp, “Hasbunallâhu ve ni‘mel vekîl” diyerek ateşlere gül bahçesiymiş gibi girebilmektir!